Malezya, Norveç'in Kongsberg Defence & Aerospace tarafından üretilen Naval Strike Missile (NSM) sistemi için verdiği ihracat lisansını iptal etmesinin ardından, yerine geçecek gemisavar füze sistemi arayışını dört potansiyel tedarikçiye indirdi. Kuala Lumpur yönetimi, Norveç ile yapılan sözleşme kapsamında ödemelerin yüzde 90'ından fazlasının gerçekleştirildiğini açıkladı. Norveç'in bu hamlesi, ülkenin silah ihracatı kurallarını sıkılaştırması ve özellikle çatışma bölgelerine veya insan hakları endişesi olan ülkelere yapılan satışları durdurma yönündeki politik değişiminin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
Malezya, 2023 yılında Norveç'ten NSM füzeleri satın almak için bir anlaşma imzalamış ve ödemelerin büyük kısmını yapmıştı. Ancak Norveç Dışişleri Bakanlığı, daha önce verilen ihracat lisansını bu yılın başında, sıkılaştırılmış silah ihracatı yönergeleri kapsamında iptal etti. Oslo yönetimi, bu kararın Malezya'nın iç siyasi durumu veya güvenlik kaygılarıyla ilgili olmadığını, genel bir politika değişikliğinin sonucu olduğunu belirtti. Malezya Savunma Bakanlığı, iptal sonrası hızlı bir şekilde alternatif tedarikçilere yöneldi. Şu anda dört ülkenin firmalarıyla görüşmeler sürüyor: Türkiye, Çin, Güney Kore ve Fransa. Türkiye'nin savunma sanayi şirketleri, özellikle ATMACA gemisavar füzesi ile Malezya'nın ilgisini çekmeyi hedefliyor. Çin'in C-802 ve Güney Kore'nin SSM-700K Haeseong füzeleri de listeye dahil edilirken, Fransa'nın Exocet seçeneği masada.
Norveç'in kararı, Malezya'da hem siyasi hem de askeri çevrelerde tepkiyle karşılandı. Savunma analistleri, ödemelerin neredeyse tamamı yapılmış bir sözleşmenin iptal edilmesinin uluslararası ticaret hukuku açısından nadir bir durum olduğuna dikkat çekiyor. Malezya hükümeti, Norveç'ten ödenen paranın iadesini talep ederken, aynı zamanda hukuki süreci başlatma hazırlığında. Bu durum, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde de gerginliğe yol açtı. Norveç, Malezya'nın Güney Çin Denizi'ndeki toprak iddiaları ve Malezya'nın iç güvenlik uygulamalarına yönelik eleştirilerin kararın gerekçesi olmadığını vurgulasa da, bazı yorumcular bu faktörlerin dolaylı etkisini göz ardı etmemek gerektiğini söylüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Malezya, Güney Çin Denizi'nde Çin ile yaşanan hak iddiaları nedeniyle deniz gücünü modernize etmeye çalışıyor. NSM füzeleri, Malezya Kraliyet Donanması'nın savaş gemilerinde kullanılmak üzere seçilmişti. İptal, Malezya'nın savunma tedarikinde çeşitlendirme stratejisini hızlandırdı. Bölgede Asya-Pasifik güvenlik dengeleri değişirken, Malezya gibi ülkeler Çin, ABD ve Avrupa arasında bir denge kurmaya çalışıyor. Norveç'in bu kararı, Avrupa ülkelerinin silah ihracatında daha seçici davrandığı bir döneme denk geliyor. Benzer şekilde, Almanya ve İsveç de son yıllarda çatışma bölgelerine silah satışı konusunda kısıtlamalar getirmişti. Malezya'nın bu durumu, alternatif tedarikçilere yönelmesine neden olurken, Türkiye gibi ülkelere yeni fırsatlar sunuyor. Türkiye'nin savunma sanayi ihracatı son yıllarda önemli bir artış gösterdi. Malezya ile yapılan muhtemel bir ATMACA anlaşması, Türkiye'nin Asya-Pasifik'teki etkisini artırabilir. Ancak Çin'in bölgedeki güçlü varlığı ve ekonomik bağları, Pekin'i de avantajlı kılıyor. Fransa ise eski bir sömürge gücü olarak bölgede hala nüfuza sahip. Sonuç olarak, Malezya'nın seçimi yalnızca bir silah alımı olmanın ötesinde, jeopolitik yönelim hakkında sinyaller verecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Malezya'nın füze arayışında Türkiye'nin de yer alması, savunma sanayi ihracatı için önemli bir fırsattır. ATMACA gemisavar füzesinin benzer bir platformda test edilmiş olması ve Türkiye'nin son yıllarda başarılı savunma projeleriyle dikkat çekmesi, Malezya için cazip bir seçenek oluşturuyor. Eğer Türkiye bu ihaleyi kazanırsa, Asya-Pasifik'teki ilk büyük gemisavar füze ihracatını gerçekleştirebilir. Bu, Türkiye'nin bölgesel savunma işbirliklerini derinleştirmesi ve Çin ile ABD arasındaki rekabette kendine bir yer edinmesi açısından stratejik değer taşır. Ayrıca, Malezya ile yapılacak bir anlaşma, Türkiye'nin Güneydoğu Asya'daki diğer ülkelere savunma ihracatının önünü açabilir. Ancak Norveç'in iptal kararı, uluslararası tedarik zincirlerindeki siyasi riskleri bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye'nin bu deneyimden ders çıkararak ihracat anlaşmalarında daha sağlam garantiler talep etmesi gerekebilir.