Malezya, pirinçte kendi kendine yeterlilik oranının düşmesi ve artan ithalat bağımlılığı karşısında, Çin’in pirinç-karides çiftliklerinde kullanılan ‘tek arazide iki hasat’ modelini örnek alarak tarımsal verimliliğini artırmayı planlıyor. Ülke, daralan çeltik arazilerinden daha fazla verim almayı hedeflerken, bu girişim aynı zamanda yaşlanan çiftçi nüfusu ve gıda güvenliği gibi yapısal sorunlara da çözüm arayışının bir parçası olarak öne çıkıyor. Malezya Tarım ve Gıda Güvenliği Bakanlığı yetkilileri, Çin’in Jiangsu ve Zhejiang eyaletlerindeki entegre pirinç-karides yetiştiriciliği uygulamalarını yerinde inceleyerek bu modelin ülke koşullarına uyarlanabilirliğini değerlendiriyor.
Pirinç Üretimindeki Düşüş ve Artan İthalat Bağımlılığı
Malezya, uzun yıllardır pirinç üretiminde yaklaşık yüzde 70’lik bir kendi kendine yeterlilik oranıyla faaliyet gösteriyordu. Ancak son yıllarda iklim değişikliğine bağlı kuraklık, sel felaketleri ve tarım arazilerinin hızla sanayi ve konut yapılaşmasına açılması, çeltik ekim alanlarının azalmasına neden oldu. Bu durum, ülkenin yıllık pirinç ithalatını artırarak özellikle Vietnam, Tayland ve Kamboçya gibi Güneydoğu Asya ülkelerine olan bağımlılığını güçlendirdi. Malezya Tarım Bakanlığı verilerine göre, 2023 yılında pirinç ithalatı bir önceki yıla göre yüzde 12 artarak yaklaşık 1,4 milyon metrik tona ulaştı. Bu artış, küresel gıda fiyatlarındaki dalgalanmalarla birleşince ülke içinde gıda güvenliği endişelerini de beraberinde getirdi.
Çin’in geliştirdiği ‘2 hasat, 1 arazi’ modeli, aynı çeltik tarlasında pirinçle birlikte su ürünleri yetiştiriciliğini entegre eden bir tarım sistemini ifade ediyor. Bu modelde, çeltik tarlalarına salınan karidesler hem doğal gübre görevi görüyor hem de zararlılarla mücadelede kimyasal ilaç kullanımını azaltıyor. Çin’in bu yöntemle pirinç veriminde yüzde 10 ila 20 oranında artış sağladığı, ayrıca çiftçilere ek gelir kaynağı oluşturduğu belirtiliyor. Malezya’nın özellikle Kedah ve Perlis eyaletlerindeki büyük ölçekli çeltik ovalarında bu modelin uygulanabilirliği araştırılıyor. Uzmanlar, ülkenin su kaynakları ve iklim koşullarının bu yönteme uygun olduğunu, ancak karides yetiştiriciliği için gerekli altyapı ve teknik bilgi transferinin zaman alacağını vurguluyor.
Bölgesel Gıda Güvenliği ve Küresel Tarımsal Dönüşüm
Malezya’nın bu girişimi, yalnızca ulusal bir mesele olmanın ötesinde, Güneydoğu Asya genelinde artan gıda güvenliği endişelerinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Bölge ülkeleri, artan nüfus, azalan tarım arazileri ve iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele ederken, verimliliği artıran sürdürülebilir tarım modellerine yöneliyor. Çin’in bu alandaki deneyimi, yalnızca Malezya için değil, Endonezya, Filipinler ve Vietnam gibi ülkeler için de örnek teşkil edebilir. Çin, son on yılda pirinç-karides entegre yetiştiriciliğini yaklaşık 1,5 milyon hektarlık alanda uygulayarak dünya genelinde bu alanda öncü konuma geldi. Modelin çevresel sürdürülebilirlik açısından da avantajları bulunuyor; kimyasal gübre ve pestisit kullanımını azalttığı için toprak ve su kaynaklarının korunmasına katkı sağlıyor.
Uzmanlar, bu tür entegre tarım sistemlerinin, küresel gıda krizlerine karşı dayanıklılığı artırabileceğini ifade ediyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, dünya genelinde pirinç üretimi, artan tüketim talebini karşılamakta zorlanıyor. Özellikle Asya kıtasında pirinç, temel besin maddesi olma özelliğini korurken, üretim alanlarındaki daralma ve verim düşüşü, bölgesel iş birliğini ve yenilikçi tarım tekniklerini zorunlu kılıyor. Malezya’nın Çin ile bu alanda yapacağı iş birliği, iki ülke arasındaki tarımsal ticaretin ve teknoloji transferinin de önünü açabilir. Malay hükümeti, bu modelin başarılı olması halinde önümüzdeki beş yıl içinde çeltik ekim alanlarının yüzde 20’sinde uygulanmasını hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Malezya’nın Çin’in tarımsal modelini benimseme girişimi, Türkiye’nin tarım politikaları açısından önemli bir referans noktası oluşturabilir. Türkiye de son yıllarda kuraklık, yanlış arazi kullanımı ve artan maliyetler nedeniyle tahıl üretiminde zorluklarla karşılaşıyor. Çin’in geliştirdiği entegre tarım modelleri, Türkiye’nin özellikle Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yürüttüğü su ürünleri yetiştiriciliğiyle bütünleşik tarım projelerine ilham verebilir. Ayrıca Türkiye’nin, Çin ile tarımsal teknoloji transferi konusunda iş birliği yapması, kendi gıda güvenliğini güçlendirme çabalarına katkı sağlayabilir. Bu tür deneyimlerin paylaşılması, gelişmekte olan ülkelerin küresel gıda krizlerine karşı dirençli tarım sistemleri kurmasına yardımcı olabilir.