İngiltere İçişleri Bakanı Shabana Mahmood'un sığınmacı sisteminde köklü değişiklikler öngören yeni planı, Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın desteğini alacak gibi görünüyor. Plan, sığınmacı başvuru süreçlerini hızlandırmayı, geri gönderme merkezlerini yeniden yapılandırmayı ve sınır dışı kararlarının uygulanmasını kolaylaştırmayı hedefliyor. Mahmood ayrıca, Rochdale'deki çocuk istismarı çetesinin lideri Shabir Ahmed'in sınır dışı edilmesi için yasal düzenlemeler yapmayı planlıyor. Bu adım, hükümetin göçmen suçlulara karşı daha sert bir tutum benimsediğinin sinyali olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
Mahmood'un reform paketi, İngiltere'nin sığınmacı sistemini modernize etmeyi ve yıllardır biriken davaları çözmeyi amaçlıyor. Plan kapsamında, başvuruların altı ay içinde sonuçlandırılması hedefleniyor. Ayrıca, reddedilen başvuruların hızlı bir şekilde sınır dışı edilmesi için yeni yasal düzenlemeler yapılacak. Burnham'ın desteği, özellikle Manchester'da sığınmacıların entegrasyonu konusunda önemli bir adım olarak görülüyor. Burnham daha önce, sığınmacıların dağınık şekilde yerleştirilmesi yerine, toplu konut projeleriyle entegrasyonun kolaylaştırılmasını savunmuştu.
Shabir Ahmed vakası ise ayrı bir öneme sahip. Ahmed, 2025 yılında Rochdale'de kız çocuklarına yönelik cinsel istismar çetesinin lideri olarak 22 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Pakistan kökenli olan Ahmed'in sınır dışı edilmesi, hükümetin bu tür suçlulara karşı sıfır tolerans politikasının bir parçası. Ancak, Pakistan ile yapılan anlaşmalar ve insan hakları endişeleri nedeniyle sürecin hukuki açıdan zorlu olabileceği belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere'nin sığınmacı politikaları, Avrupa genelinde yankı uyandırıyor. Ülke, Brexit sonrası bağımsız göç politikası oluşturma çabalarını sürdürürken, diğer Avrupa ülkeleri de benzer reformlar için İngiltere'yi örnek alabilir. Mahmood'un planı, özellikle Manş Denizi'ni geçerek gelen küçük tekne göçmenlerine karşı sert önlemler içeriyor. Bu durum, Fransa ve diğer AB ülkeleriyle işbirliğini zorunlu kılıyor. Ayrıca, Pakistan gibi ülkelerle yapılan geri kabul anlaşmaları, sınır dışı işlemlerinin etkinliği açısından kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin sığınmacı politikalarındaki bu değişiklik, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, Avrupa'nın göç yönetimi konusundaki genel eğilimini yansıtması açısından önemlidir. Türkiye, AB ile yaptığı mülteci anlaşması kapsamında düzensiz göçü engellemeye çalışırken, İngiltere'nin aldığı sert önlemler, benzer politikaların AB genelinde yaygınlaşmasına katkıda bulunabilir. Bu durum, Türkiye üzerinden Avrupa'ya geçiş yapan göçmenlerin durumunu da etkileyebilir. Ayrıca, Pakistan vatandaşı suçluların sınır dışı edilmesi konusu, Türkiye'nin de benzer anlaşmalar yapması gerektiğini hatırlatıyor.