İngiltere'de Liverpool Hapishanesi'nde görevli 63 yaşındaki Helen Spree, mahkumlara uyuşturucu sokmak ve cinsel içerikli mesajlar göndermek suçundan 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Spree, hapishane denetim kurulunun başkanıydı ve kendisini “mahkumların Deliveroo'su” olarak tanımlıyordu. Cinayet hükümlüsü 35 yaşındaki Dylan Westall ile duygusal ilişki yaşadığı ve ona seks mesajları attığı ortaya çıktı.
Gelişmenin arka planı
Helen Spree, 2015-2019 yılları arasında Liverpool Hapishanesi'nin bağımsız denetim kurulunda görev yaptı. Bu süreçte, mahkum Dylan Westall ile tanıştı ve aralarında uygunsuz bir ilişki başladı. Spree, hapishaneye yasadışı yollarla uyuşturucu soktu, mahkumlara cep telefonu temin etti ve hatta Westall için özel bir oda hazırladı. Soruşturma sırasında, Spree'nin mahkumlarla yazdığı cinsel içerikli mesajlar ve uyuşturucu paketlerini hapishaneye soktuğu anlaşıldı. Spree, suçlamaları kabul etti ve “mahkumların Deliveroo'su” ifadesini kullanarak, uyuşturucu ve telefonları hapishaneye sokma işini bir tür teslimat hizmeti olarak tanımladı.
Mahkeme, Spree'nin bu davranışlarının hapishane güvenliğini ciddi şekilde ihlal ettiğini ve kamu güvenine zarar verdiğini belirtti. Yargıç, “Bir hapishane denetimcisi olarak, toplumun size güvenmesi gerekirken, siz bu güveni kötüye kullandınız” dedi. Spree'nin avukatı, müvekkilinin pişman olduğunu ve yaşadığı yalnızlık nedeniyle bu hatayı yaptığını savundu.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu dava, İngiltere'de hapishane sistemindeki yolsuzluk ve güvenlik zafiyetlerinin bir örneği olarak görülüyor. Benzer olaylar, diğer ülkelerde de hapishane çalışanlarının uyuşturucu ve cep telefonu kaçakçılığına karıştığını gösteriyor. Hapishane personelinin denetim ve güvenlik protokollerine uymaması, cezaevi içinde uyuşturucu ticaretini ve organize suçu besliyor. Özellikle, bağımsız denetim kurullarının bağımsızlığı ve etkinliği sorgulanıyor. Bu tür olaylar, hapishane reformu çağrılarını artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, Türkiye'deki hapishane sistemindeki güvenlik açıklarına dair bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'de de benzer yolsuzluk ve güvenlik ihlalleri haberlere yansıyor. Özellikle, mahkumlara uyuşturucu ve cep telefonu temin edilmesi, cezaevi yönetimlerinin zayıflığını gösteriyor. Bu olay, hapishane denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve personelin daha sıkı denetlenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Ayrıca, bağımsız denetim kurullarının önemi bir kez daha vurgulanıyor.