Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Suriye'ye gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında başkent Şam'daki tarihi Emevi Camii'ni (Umayyad Mosque) ziyaret etti. Suriye'nin fiili lideri Ahmed eş-Şaraa eşliğinde gerçekleşen ziyarette Macron, caminin tarihi dokusunu inceledi ve anı defterini imzaladı. Ziyaret, Fransa'nın Suriye'deki yeniden yapılanma sürecine verdiği açık desteğin bir göstergesi olarak değerlendirilirken, iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşme yönünde ilerlediğine işaret etti.
Gelişmenin Arka Planı
Fransa, Suriye iç savaşı boyunca muhalif gruplara destek vermiş ve Beşşar Esed rejimiyle diplomatik ilişkilerini 2012 yılında dondurmuştu. Ancak son dönemde bölgesel dengelerin değişmesi ve uluslararası toplumun Suriye'deki yeniden inşa sürecine odaklanmasıyla birlikte Fransa, Şam yönetimiyle yeniden temas kurmaya başladı. Macron'un Şam ziyareti, bu normalleşme sürecinde atılan en somut adımlardan biri olarak kayıtlara geçti. Emevi Camii, İslam dünyasının en eski ve en önemli yapılarından biri olarak kabul ediliyor. Hz. Yahya'nın türbesini de barındıran cami, hem Müslümanlar hem de Hristiyanlar için kutsal bir mekan. Macron'un burayı ziyaret etmesi, dinler arası diyaloga verdikleri önemi vurgulamak olarak yorumlandı.
Ziyaret sırasında Macron'a Fransa Dışişleri Bakanı Stéphane Séjourné ve beraberindeki heyet eşlik etti. Fransız lider, Şam temaslarında ayrıca Suriye'nin yeniden imarı, terörle mücadele ve bölgesel güvenlik konularını da ele aldı. Özellikle Suriye'de faaliyet gösteren Fransız şirketlerinin yeniden yapılanma sürecine katılımı için zemin yoklandı. Ekonomik işbirliğinin yanı sıra kültürel diplomasi de gündemde yer aldı. Macron, ziyaretin bir parçası olarak Şam'ın tarihi çarşılarını da gezerek esnafla sohbet etti. Fransa, Suriye'deki iç savaşta en çok zarar gören kültürel mirasın korunması için de çalışmalar yürütüyor. Emevi Camii, iç savaş sırasında bazı hasarlara uğramış olsa da büyük ölçüde ayakta kalmayı başarmıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Macron'un Suriye ziyareti, Avrupa ülkelerinin Şam yönetimiyle ilişkilerini normalleştirme çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Mısır gibi bölge ülkeleri de son yıllarda Suriye'yle diplomatik temaslarını artırmıştı. Öte yandan ABD, Esed rejimiyle normalleşmeye sıcak bakmıyor ve yaptırımlarını sürdürüyor. Bu durum, Avrupa ülkeleriyle ABD arasında Suriye politikası konusunda bir görüş ayrılığı olduğunu ortaya koyuyor. Fransa, bu konuda daha bağımsız bir çizgi izleyerek Suriye'nin yeniden inşasında aktif rol almayı hedefliyor. Macron'un ziyareti aynı zamanda, Rusya ve İran'ın Suriye'deki etkisini dengeleme amacını da taşıyor. Moskova ve Tahran, Esed rejiminin en önemli destekçileri olarak öne çıkarken, Fransa gibi Batılı ülkelerin yeniden sahneye çıkması bölgesel güç dengelerini etkileyebilir.
Ziyaret, Suriye'nin Arap Birliği'ne yeniden kabul edilmesinin ardından gelen en somut diplomatik adım olarak değerlendiriliyor. 2023 yılında Arap Birliği'ne dönen Suriye, bölge ülkeleriyle ilişkilerini normalleştirme sürecini hızlandırmıştı. Fransa'nın bu sürece dahil olması, Suriye'nin uluslararası topluma entegrasyonu açısından kritik bir eşik. Ancak insan hakları örgütleri, Esed rejiminin savaş suçları işlediğini ve bu nedenle normalleşmenin erken olduğunu savunuyor. Macron yönetimi ise, yeniden yapılanma sürecinin rejimin davranışlarında değişiklik yaratabileceğini ve bölgesel istikrara katkı sağlayacağını düşünüyor. Ayrıca Suriye'de IŞİD ve diğer terör örgütlerine karşı mücadelede Fransa'nın desteğinin önemli olduğu belirtiliyor. Fransız askerleri, IŞİD'le mücadele koalisyonu kapsamında Suriye'de varlık gösteriyor. Macron'un ziyareti, bu askeri işbirliğinin de bir yansıması olarak okunabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Macron'un Şam ziyareti, Türkiye'nin Suriye politikası açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. Ankara, Suriye'nin toprak bütünlüğünü desteklemekle birlikte, PKK/PYD'nin Suriye'deki varlığına karşı hassasiyetini koruyor. Fransa'nın Suriye yönetimiyle yakınlaşması, Türkiye'nin bölgedeki etkinliğini dengeleyebilecek bir faktör olarak görülebilir. Özellikle Fransa'nın Suriye'deki Kürt gruplarla da temasları olduğu biliniyor. Bu durum, Türkiye'nin güney sınırında oluşabilecek yeni dengeler açısından kritik. Diğer yandan, Suriye'nin yeniden imarı sürecinde Türk şirketlerinin rol alması Ankara için önemli bir fırsat. Fransa'nın bu alanda öne çıkması Türk firmaları için rekabet anlamına gelebilir.