Macaristan hükümeti, ülkenin vergi dairesi, terörle mücadele güçleri ve diğer kurumlar hakkında, önceki yönetim döneminde rutin bir Ukrayna bankası nakit ve altın sevkiyatına el konulmasıyla ilgili iç soruşturma başlattı. Budapeşte'den yapılan açıklamaya göre, soruşturma Mart 2022'de gerçekleşen ve o dönemde iktidarda olan Başbakan Viktor Orban yönetiminin talimatıyla yapıldığı iddia edilen müdahaleyi kapsıyor. Ukrayna merkez bankasının bir alt birimine ait olduğu belirtilen yaklaşık 1 milyon euro değerindeki nakit ve altın, Macaristan sınırında durdurulmuş ve el konulmuştu.
Soruşturmanın arka planı ve hukuki boyut
Soruşturma, Macaristan Vergi ve Gümrük İdaresi (NAV) ile Terörle Mücadele Merkezi'nin (TEK) yanı sıra dönemin içişleri bakanlığı yetkililerini de kapsıyor. Olay, Ukrayna'dan Macaristan üzerinden geçen bir banka aracının rutin kontrol sırasında durdurulmasıyla başladı. Güvenlik güçleri, aracın Ukrayna Merkez Bankası'na ait olduğunu ve resmi bir belge taşıdığını tespit etmelerine rağmen, sevkiyata el koydu. El konulan varlıklar arasında 500.000 euro nakit ve 10 kilogram altın külçe bulunduğu bildiriliyor.
Muhalefet partileri, el koyma işleminin hukuka aykırı olduğunu ve Orban hükümetinin Ukrayna'ya yönelik politikalarıyla bağlantılı olduğunu iddia ediyor. Orban yönetimi ise operasyonun yasadışı faaliyetleri önlemek amacıyla yapıldığını savunuyor. Ancak, Ukrayna makamları sevkiyatın tamamen yasal olduğunu ve gerekli tüm izinlerin alındığını belirtiyor. Olay, iki ülke arasında zaten gergin olan ilişkileri daha da germiş durumda.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu olay, Macaristan'ın Rusya-Ukrayna savaşındaki tutumuyla yakından ilişkili. Başbakan Orban, Ukrayna'ya askeri yardım gönderilmesine karşı çıkan ve Rusya'ya yönelik yaptırımları eleştiren bir politika izliyor. Macaristan, AB ve NATO içinde Ukrayna'ya destek konusunda en çekingen ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. El koyma olayı, Batılı müttefikler arasında Macaristan'ın güvenilirliği konusunda soru işaretleri yaratmıştı.
Avrupa Birliği, olayı yakından takip ediyor ve Macaristan'dan hukuki sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesini talep ediyor. AB Komisyonu, üye ülkeler arasında güvenin zedelenmemesi için benzer olayların tekrarlanmaması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, Ukrayna'nın AB adaylık sürecinde olması, bu tür olayların ikili ilişkilere olan etkisini artırıyor. Soruşturmanın sonucu, sadece Macaristan iç siyasetini değil, aynı zamanda AB'nin doğu sınırındaki güvenlik politikalarını da etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Macaristan ile Ukrayna arasındaki bu tür bir anlaşmazlık, Türkiye'nin Karadeniz bölgesindeki jeopolitik dengelere olan ilgisini artırabilir. Türkiye, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü desteklerken, Macaristan'la da NATO müttefiki olarak işbirliği yapmaktadır. El koyma olayı, bölgesel güvenlik mekanizmalarının etkinliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Türkiye, benzer durumlarda kendi sınır güvenliği ve ticaret yollarının korunması açısından dersler çıkarabilir. Ayrıca, AB içindeki bu tür gerilimler, Türkiye-AB ilişkilerinde dolaylı etkiler yaratabilir.