Macaristan Meclisi, eski Başbakan Viktor Orbán'ın yeniden başbakan seçilmesinin önüne geçecek bir anayasa değişikliğini kabul etti. Değişiklik, başbakanlık görev süresini sekiz yılla sınırlandırıyor ve böylece ülkeyi 2010'dan bu yana yöneten Orbán'ın bir daha bu göreve gelmesi mümkün olmayacak. Oylama, yeni Başbakan Péter Magyar'ın seçim vaatlerinden birini yerine getirmesi olarak görülüyor.
Gelişmenin Arka Planı
Macaristan'da Nisan 2022'de yapılan genel seçimlerde Viktor Orbán'ın partisi Fidesz, üst üste dördüncü kez iktidara gelmişti. Ancak Orbán'ın otoriter yönetimi, AB ile süregelen hukuk ve demokrasi karnesi tartışmaları, muhalefeti birleştirmişti. Yeni Başbakan Péter Magyar, seçim kampanyasında Orbán'ın siyasi etkisini kırmayı ve anayasal reformları vaat etmişti.
Meclisteki oylamada, iktidar koalisyonunun yanı sıra muhalefet partilerinin de desteğiyle değişiklik kabul edildi. Orbán'ın partisi Fidesz ise değişikliğe karşı çıktı, ancak yeterli oyu alamadı. Magyar, oylamanın ardından yaptığı açıklamada, "Bugün Macaristan demokrasisi için tarihi bir adım attık. Artık hiç kimse hayat boyu başbakan olamayacak" dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, sadece Macaristan iç siyaseti için değil, Avrupa Birliği açısından da önem taşıyor. Orbán, AB ile sık sık hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve medya özgürlüğü konularında karşı karşıya gelmişti. AB, Macaristan'a yönelik fonları bu nedenle askıya almıştı. Yeni Başbakan Magyar'ın AB ile ilişkileri düzeltmesi ve reformları hayata geçirmesi bekleniyor.
Orbán'ın Moskova'ya yakın duruşu ve Çin ile artan ilişkileri, özellikle Ukrayna savaşı bağlamında AB içinde rahatsızlık yaratmıştı. Yeni düzenleme, Macaristan'ın AB içinde daha uyumlu bir çizgiye kaymasını sağlayabilir. Ancak Orbán'ın partisi Fidesz'in halen Meclis'te önemli bir güce sahip olması, reformların önündeki engelleri tamamen kaldırmış değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Macaristan'daki bu siyasi değişim, Türkiye açısından dolaylı da olsa önemli sonuçlar doğurabilir. Orbán döneminde Türkiye-Macaristan ilişkileri iyi düzeydeydi, ancak yeni yönetimin AB ile uyumlu politikalar izlemesi halinde Türkiye'nin AB üyelik süreci ve Gümrük Birliği gibi konularda Macaristan'ın tutumu değişebilir. Ayrıca, Macaristan'ın demokratikleşme yönündeki adımları, AB'nin genişleme politikalarına da etki edebilir. Türkiye'nin AB sürecinde, Macaristan gibi ülkelerin reformlara verdiği destek kritik önem taşımaktadır.