Carbon Brief'in analizine göre, Luiz Inácio Lula da Silva'nın 2022'de yeniden devlet başkanı seçilmesinden bu yana Brezilya Amazonları'nda en az 20.000 kilometrekare orman alanı ayakta kaldı. Bu büyüklük, ABD'nin New Jersey eyaletinin yüzölçümüne yakın. Analiz, Lula yönetiminin ormansızlaşmayı yavaşlatma çabalarının somut sonuç verdiğini ortaya koyuyor.
Ormansızlaşma politikalarında dönüşüm
Lula, 2023 başında göreve gelmesinin ardından çevre koruma politikalarını yeniden canlandırdı. Önceki Jair Bolsonaro hükümeti döneminde zayıflatılan çevre kurumları güçlendirildi, denetimler artırıldı ve yasadışı madencilik ile arazi gaspına yönelik operasyonlar hızlandırıldı. Bu adımlar, Amazon'da ormansızlaşma oranlarının üst üste düşmesini sağladı.
Carbon Brief'in analizi, uydu verilerine dayanarak Lula'nın ilk dönemindeki (2003-2010) kazanımlarla karşılaştırma yapıyor. 2004'te zirve yapan ormansızlaşma, 2012'ye kadar büyük ölçüde azaltılmıştı. Ancak sonraki yıllarda tekrar yükselişe geçmişti. Lula'nın üçüncü dönemi, bu eğilimi tersine çevirme çabası olarak görülüyor.
Küresel iklim hedefleri açısından önemi
Amazon, dünyanın en büyük tropikal ormanı olarak küresel karbon döngüsünde kritik rol oynuyor. Ormanın korunması, Paris Anlaşması hedeflerine ulaşılması ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi açısından hayati. Brezilya'nın 2030'a kadar ormansızlaşmayı sıfırlama taahhüdü, bu tür politikalarla destekleniyor. Ancak uzmanlar, kazanımların kalıcı olması için yasal ve kurumsal güvencelerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Analiz, Lula döneminde korunan alanın yalnızca doğrudan hükümet politikalarıyla değil, aynı zamanda yerel toplulukların ve sivil toplum kuruluşlarının çabalarıyla da mümkün olduğunu belirtiyor. Ancak bu olumlu tabloya rağmen, Amazon'da ormansızlaşma hâlâ endişe verici boyutlarda ve iklim değişikliğinin etkileriyle birleşen baskılar sürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brezilya Amazonları'ndaki orman koruma başarısı, küresel iklim rejimi açısından umut verici olsa da Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir gelişme değil. Ancak Türkiye, Akdeniz havzasında iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek ülkeler arasında. Amazon'daki karbon yutaklarının korunması, küresel sıcaklık artışını sınırlayarak dolaylı da olsa Türkiye'nin iklim risklerini azaltabilir. Ayrıca Türkiye'nin son yıllarda artan orman yangınları ve kuraklık sorunları, benzer koruma politikalarının önemini gösteriyor. Türkiye, uluslararası iklim müzakerelerinde orman koruma taahhütlerini güçlendirerek bu küresel çabaya katkı sağlayabilir.