Endonezya, son 11 yılın en şiddetli orman yangınları ve bunun sonucu oluşan toksik sisle boğuşuyor. Ülkenin Sumatra ve Kalimantan adalarında çıkan yangınlar, geniş tarım arazilerini ve ormanlık alanları küle çevirirken, ortaya çıkan duman bulutu bölge genelinde hava kalitesini ciddi şekilde düşürdü. Yetkililer, yangınların büyük ölçüde ormanların tarım arazisine dönüştürülmesi amacıyla yakılan ateşlerden kaynaklandığını belirtiyor. Endonezya hükümeti, yangınlarla mücadele için binlerce personel ve hava aracı sevk etti, ancak kurak sezonun etkisiyle alevler kontrol altına alınamıyor.
Yangınların arka planı ve nedenleri
Endonezya'da her yıl kurak mevsimde orman yangınları görülse de, bu yılki yangınlar 2015'ten bu yana en kötüsü olarak nitelendiriliyor. 2015 yılındaki büyük yangınlar, haftalarca süren sis nedeniyle yüz binlerce kişiyi etkilemiş ve ekonomik kayıplar 16 milyar doları bulmuştu. Bu yıl da benzer bir tablo yaşanıyor; yangınların büyük kısmı, palmiye yağı ve kağıt hamuru plantasyonları için arazi açmak amacıyla bilinçli olarak yakılan ormanlardan çıkıyor. Endonezya hükümeti, yangınlara neden olan şirketlere yönelik soruşturmalar başlattı ve bazı şirketlerin lisanslarını iptal etti. Ancak yasal yaptırımların caydırıcılığı konusunda soru işaretleri sürüyor.
Yangınlar, Endonezya'nın yanı sıra Malezya ve Singapur'u da etkiledi. Bu ülkelerde okullar tatil edildi, uçuşlar aksadı ve halk sağlığı uyarıları yapıldı. Sınır aşan sis, diplomatik gerilime de yol açtı; Malezya ve Singapur, Endonezya'dan yangınlarla daha etkin mücadele etmesini talep etti. Endonezya ise kendi çabalarının yeterli olduğunu savunuyor ve uluslararası yardım çağrısında bulunmaktan kaçınıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Endonezya orman yangınları, yalnızca bölgesel bir çevre sorunu değil, aynı zamanda küresel iklim değişikliğiyle de doğrudan bağlantılı. Yangınlar, büyük miktarda karbon salımına neden olarak atmosferdeki sera gazı birikimini artırıyor. Özellikle turbalık alanlarda çıkan yangınlar, binlerce yıllık karbon depolarını açığa çıkararak iklim krizini derinleştiriyor. Bilim insanları, bu tür yangınların sıklığının artmasının, küresel ısınmanın bir sonucu olduğunu ve aynı zamanda onu daha da hızlandırdığını vurguluyor. Endonezya, dünyanın en büyük sera gazı yayıcılarından biri haline gelebilir; zira yangınlar, ülkenin normalde yıllık emisyonlarını katbekat aşan miktarda karbon salıyor.
Uluslararası toplum, Endonezya'ya yangınlarla mücadele konusunda destek sunmaya hazır olduğunu belirtiyor. Ancak Endonezya hükümeti, egemenlik vurgusu yaparak dış müdahaleye sıcak bakmıyor. Öte yandan, yangınların neden olduğu sis, bölgedeki ekonomik faaliyetleri de olumsuz etkiliyor; tarım, turizm ve ulaşım sektörleri zarar görüyor. Uzmanlar, uzun vadeli çözüm için arazi kullanım politikalarının yeniden düzenlenmesi ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının teşvik edilmesi gerektiğini söylüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Endonezya'daki orman yangınları ve toksik sis, doğrudan Türkiye'yi etkilememekle birlikte, küresel iklim değişikliğiyle mücadele ve çevre politikaları açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye, son yıllarda orman yangınlarıyla sıkça karşılaşan bir ülke olarak, Endonezya'nın deneyiminden yangın yönetimi ve önleme konusunda çıkarımlar yapabilir. Ayrıca, Türkiye'nin uluslararası iklim müzakerelerinde orman yangınlarının küresel emisyonlara etkisini vurgulaması, iklim diplomasisinde elini güçlendirebilir. Bölgesel istikrar açısından, Güneydoğu Asya'da yaşanan çevre felaketleri, küresel tedarik zincirleri ve tarımsal emtia fiyatları üzerinden dolaylı ekonomik yansımalar doğurabilir.