Brezilya'da 2 Ekim 2022 Pazar günü yapılacak devlet başkanlığı seçimi öncesinde Devlet Başkanı Jair Bolsonaro ile ana muhalefet adayı, eski Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, seçim kampanyalarının son mitinglerini gerçekleştirdi. Son anketler, Lula'nın liderliğini sürdürdüğünü ancak Bolsonaro ile arasındaki farkın kapandığını ve hiçbir adayın Pazar günü ilk turda salt çoğunluğu elde etmesinin muhtemel olmadığını gösteriyor.
Seçim Kampanyasının Arka Planı
Brezilya'da 2018 seçimlerinin ardından göreve gelen aşırı sağcı Devlet Başkanı Jair Bolsonaro, bu yılki seçimde ikinci bir dönem için yarışıyor. Karşısında ise 2003-2010 yılları arasında devlet başkanlığı yapmış olan solcu İşçi Partisi (PT) lideri Luiz Inácio Lula da Silva bulunuyor. Lula, yolsuzluk suçlamalarıyla hapis cezası almış olsa da cezası 2021'de Yüksek Mahkeme tarafından iptal edilmiş ve siyasi hakları iade edilmişti. Seçim kampanyası boyunca ekonomi, yolsuzluk, Kovid-19 salgını yönetimi ve demokrasi gibi konular öne çıktı.
Kampanyanın son haftalarında yapılan anketler, Lula'nın oy oranının yüzde 45-50 aralığında olduğunu, Bolsonaro'nun ise yüzde 30-35 bandında bulunduğunu gösteriyor. Ancak son günlerde farkın azalması, ikinci tura işaret ediyor. Brezilya seçim sistemine göre, bir adayın ilk turda kazanması için geçerli oyların yüzde 50'sinden fazlasını alması gerekiyor. Anketler, Lula'nın bu eşiğe yaklaşsa da henüz aşamadığını ortaya koyuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Brezilya, Latin Amerika'nın en büyük ekonomisi ve en kalabalık ülkesi olarak bölgesel ve küresel dengeler açısından büyük önem taşıyor. Seçimin sonucu, sadece Brezilya iç siyasetini değil, aynı zamanda Amazon ormanlarının korunması, iklim değişikliğiyle mücadele, Mercosur ticaret bloğunun geleceği ve ABD-Çin arasındaki jeopolitik rekabet gibi konuları da etkileyecek.
Bolsonaro döneminde Brezilya, ABD ile yakın ilişkiler geliştirirken, Çin ile ticari bağlarını güçlendirdi. Lula ise görevde olduğu yıllarda BRICS ülkeleriyle işbirliğine ağırlık vermiş, Küba ve Venezuela gibi solcu hükümetlerle yakın ilişkiler kurmuştu. Seçim sonucu, Brezilya'nın dış politikasında önemli bir yön değişikliğine yol açabilir.
Seçim kampanyası sürecinde Bolsonaro, seçim sonuçlarına itiraz edebileceğine dair sinyaller verdi ve elektronik oy sistemine yönelik güvensizlik yaratan açıklamalarda bulundu. Bu durum, 6 Ocak 2021'de ABD Kongresi'ne yapılan saldırıyı anımsatan şiddet olaylarına yol açabileceği endişesini artırdı. Uluslararası gözlemciler ve Brezilya'daki demokrasi savunucuları, seçim sürecinin barışçıl ve şeffaf bir şekilde tamamlanması çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brezilya seçimleri, Türkiye'nin Latin Amerika ile ilişkileri açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda Brezilya ile ticari ve diplomatik ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor. Bolsonaro'nun yeniden seçilmesi, mevcut ekonomik işbirliğinin devamı anlamına gelebilirken, Lula'nın zaferi Türkiye'nin bölgedeki solcu hükümetlerle olan ilişkilerini yeniden şekillendirebilir. Ayrıca, Brezilya'nın iklim politikaları ve Amazon'daki ormansızlaşma ile mücadelesi, küresel iklim rejimi içinde Türkiye'nin pozisyonunu da etkileyebilir. Türkiye, Brezilya ile olan ticaret hacmini artırmayı hedefliyor; seçim sonucu bu hedefe yönelik stratejileri etkileyebilir.