Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko, Ukrayna sınırındaki gerilimlerin yeniden tırmandığı bir dönemde sırasıyla Rusya ve Çin’e ziyaretler gerçekleştirdi. Lukaşenko, Valdai’deki konutunda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldikten sonra Pekin’de Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping tarafından kabul edildi. Görüşmelerde ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel güvenlik meseleleri ele alındı. Lukaşenko, Xi’ye hitaben “Çin’de olmak benim için evime gelmek gibi” ifadelerini kullandı.
Gelişmenin arka planı
Lukaşenko’nun bu diplomatik hamlesi, Ukrayna ile Belarus arasında son haftalarda artan karşılıklı suçlamaların ardından geldi. Kiev yönetimi, Belarus topraklarının Rus kuvvetleri tarafından Ukrayna’ya karşı bir saldırı üssü olarak kullanıldığını ileri sürerken, Minsk bu iddiaları reddediyor. Lukaşenko, Rusya ziyaretinde Putin ile sınır güvenliği ve askeri işbirliğini görüştü. Ardından Pekin’e geçen Belarus lideri, Çin’in “Kuşak ve Yol” projesine destek verdiğini yineleyerek, Minsk’in Pekin için stratejik bir ortak olduğu mesajını verdi.
Ziyaretler, Belarus’un Batı yaptırımları altında ekonomik olarak daralırken Doğu’ya yönelme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Lukaşenko’nun 2020’deki tartışmalı seçimlerin ardından AB ve ABD tarafından uygulanan yaptırımlarla karşı karşıya kalması, ülkesini Moskova ve Pekin’e daha da yaklaştırdı. Çin, Belarus’un en büyük ticaret ortaklarından biri haline gelirken, Rusya ile askeri ittifakı derinleşiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Lukaşenko’nun bu ziyaretleri, Ukrayna savaşının seyri ve Doğu Avrupa’daki güç dengeleri açısından kritik bir dönemde gerçekleşiyor. Rusya, Belarus’u Ukrayna’ya karşı bir operasyonda kullanmak istediği iddialarıyla karşı karşıya. Moskova, Minsk’le ortak askeri tatbikatlar düzenleyerek bu endişeleri daha da artırdı. Lukaşenko ise savaşa doğrudan katılmak istemediğini ifade etse de, Rusya ile entegrasyonu sürdürüyor.
Çin’in pozisyonu ise daha karmaşık. Pekin, savaşta resmi olarak tarafsız kalmakla birlikte Rusya’ya ekonomik ve diplomatik destek vermekle eleştiriliyor. Lukaşenko’nun Xi ile görüşmesi, Çin’in Belarus üzerinden Rusya’ya dolaylı destek sağlama potansiyelini akla getiriyor. Aynı zamanda, Xi’nin “Küresel Güvenlik Girişimi” çerçevesinde bölgesel istikrarı vurgulaması, Pekin’in çatışmayı yönetme çabası olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lukaşenko’nun Rusya ve Çin’e ziyareti, Türkiye’nin Karadeniz ve Doğu Avrupa’daki güvenlik çıkarlarını yakından ilgilendiriyor. Ankara, Ukrayna savaşında arabuluculuk rolü oynarken, Belarus’un Moskova’ya artan bağımlılığı, NATO’nun doğu kanadında yeni bir gerilim hattı oluşturma riski taşıyor. Türkiye, Karadeniz’deki çıkarları nedeniyle Rus-Belarus ittifakını yakından izliyor. Ayrıca, Çin’in bölgede artan ekonomik nüfuzu, Türkiye’nin Orta Asya ve Kafkasya’daki ticaret yolları üzerindeki etkisine bir rakip olarak değerlendirilebilir. Ankara’nın hem NATO içinde hem de bölgesel dengelerdeki konumunu koruyabilmek için Minsk’in bu adımlarını dikkate alması gerekiyor.