Lübnan'da sosyal medyada "Dr Food" (Yemek Doktoru) adıyla tanınan ünlü yemek fenomeni Georges Hanna Dib, ülkesinden yurtdışına pasta ambalajlarında esrar kaçırdığı gerekçesiyle müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Lübnan hukuk sistemi, uyuşturucu kaçakçılığı suçlarına en ağır yaptırımları uygularken, 39 yaşındaki Dib'in cezası temyiz yolu açık olmakla birlikte, ülkede uyuşturucu ticaretiyle mücadele kapsamında dikkat çeken bir dava olarak kayıtlara geçti. Dib'in, Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta faaliyet gösteren bir pastane zincirinin sahibi olduğu ve bu pastaneleri uyuşturucu sevkiyatı için paravan olarak kullandığı iddia ediliyor.
Gelişmenin arka planı
Georges Hanna Dib, uzun yıllardır Lübnan'da ünlü bir şef ve yemek eleştirmeni olarak tanınıyordu. "Dr Food" isimli Instagram hesabı 1,5 milyondan fazla takipçiye sahipken, Dib, Lübnan mutfağına dair videoları ve tarifleriyle tanınıyordu. Ancak Dib'in, 2018 yılında yurtdışına göndermeye hazırlandığı bir kargo kolisi gümrük ekiplerince durduruldu. Yapılan aramada, pasta paketlerinin içine gizlenmiş 285 kilogram esrar ele geçirildi. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Dib, 2019 yılında tutuklandı ve yargı süreci başladı.
Dib'in avukatları, müvekkillerinin suçlamaları reddettiğini ve söz konusu uyuşturucunun başka bir kişiye ait olduğunu savundu. Ancak mahkeme, Dib'in pastane işletmeciliğini kullanarak uyuşturucu kaçakçılığı yaptığına hükmetti. Lübnan'da uyuşturucu kaçakçılığı suçları, 1998 tarihli 673 sayılı kanun kapsamında ağır cezalara tabi tutuluyor ve bu tür suçlarda müebbet hapis cezası neredeyse standart hale gelmiş durumda.
Bölgesel veya küresel boyut
Lübnan, Ortadoğu'da uyuşturucu kaçakçılığı açısından stratejik bir konumda bulunuyor. Ülke, özellikle esrar ve captagon gibi uyuşturucu maddelerin üretimi ve transit geçişi için kullanılıyor. Lübnan'ın güneyinde yer alan Bekaa Vadisi, uzun yıllardır esrar üretimiyle anılıyor. Bu bölge, ülkenin en büyük uyuşturucu üretim merkezi olarak biliniyor. Dib davası, Lübnan'da uyuşturucu kaçakçılığının sadece geleneksel yöntemlerle değil, modern lojistik ve sosyal medya fenomenleri aracılığıyla da yapılabildiğini gösteriyor.
Küresel ölçekte, sosyal medya fenomenlerinin uyuşturucu kaçakçılığında kullanılması yeni bir trend değil. Ancak Dib'in bir yemek fenomeni olması ve pastane zincirini paravan olarak kullanması, bu tür suçların ne kadar yaratıcı yöntemlerle işlenebildiğini ortaya koyuyor. Lübnan hükümeti, uluslararası baskılar ve ülke içindeki güvenlik endişeleri nedeniyle uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadeleyi son yıllarda artırmış durumda. Dib davası, bu mücadelenin bir parçası olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede hem transit hem de hedef ülke konumunda. Lübnan'daki bu gelişme, özellikle Ortadoğu'dan Avrupa'ya uzanan uyuşturucu rotalarında Türkiye'nin oynadığı kritik rolü hatırlatıyor. Dib gibi fenomenlerin kullanılması, Türkiye'nin de uyuşturucu kaçakçılığı yöntemlerindeki değişime karşı hazırlıklı olması gerektiğine işaret ediyor. Ayrıca, Lübnan'da uygulanan ağır cezaların Türkiye'deki benzer davalara emsal teşkil etmesi beklenebilir. Türkiye'nin sınır ötesi güvenlik işbirliği kapsamında Lübnan'la uyuşturucuyla mücadele konusunda ortak çalışmalar yürütmesi, iki ülke arasındaki güvenlik ilişkilerini güçlendirebilir.