Lübnan, İsrail ile yapılması planlanan bir sonraki müzakere turuna katılımını, İsrail güçlerinin Güney Lübnan'daki belirlenmiş iki bölgeden çekilmesi koşuluna bağladı. Diplomatik bir kaynağın AFP'ye verdiği bilgiye göre, Beyrut yönetimi, ateşkes anlaşmasının uygulanması kapsamında İsrail'in bu bölgelerden tamamen çekilmesini talep ediyor. Kaynak, müzakerelerin Roma'da yapılmasının beklendiğini ve Lübnan'ın bu ön koşul olmadan masaya oturmayacağını ifade etti.
Gelişmenin Arka Planı
Lübnan ile İsrail arasında Kasım 2023'te varılan ateşkes anlaşması, İsrail güçlerinin Güney Lübnan'dan kademeli olarak çekilmesini ve Lübnan ordusunun bölgede konuşlanmasını öngörüyor. Ancak anlaşmanın uygulanmasında yaşanan gecikmeler ve ihlaller, taraflar arasında yeni bir müzakere sürecini zorunlu kıldı. ABD, Fransa ve Birleşmiş Milletler'in arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerde, İsrail'in çekilme takvimi ve Lübnan'ın egemenlik talepleri ön plana çıkıyor. Diplomatik kaynak, Lübnan'ın bu iki bölgenin (Khirbet Selm ve Yaroun olarak geçiyor) stratejik önemine vurgu yaptığını belirtiyor.
Lübnan Başbakanı Necib Mikati, daha önce yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal ettiği topraklardan çekilmesinin uluslararası hukukun bir gereği olduğunu ve bu konuda taviz verilmeyeceğini söylemişti. Hizbullah'ın da ateşkese bağlı kalacağını duyurması, ancak İsrail'in provokasyonlarına karşı misilleme yapma hakkını saklı tutması, bölgedeki hassas dengeyi koruyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, Lübnan-İsrail arasındaki çatışmanın sadece iki ülkeyi değil, tüm Ortadoğu'yu etkileyen bir kriz haline geldiğini gösteriyor. İran'ın desteklediği Hizbullah'ın Lübnan'da önemli bir güç olması, müzakerelerin İran-İsrail geriliminden de bağımsız değerlendirilemeyeceği anlamına geliyor. ABD ve Fransa'nın arabuluculuk çabaları, bölgedeki istikrarı sağlama ve İran'ın nüfuzunu sınırlama hedefine yönelik. Ancak İsrail'in güvenlik kaygıları ve Lübnan'ın egemenlik ısrarı, müzakereleri uzun ve zorlu bir sürece dönüştürebilir. Ayrıca, Gazze'de devam eden çatışmaların da bölgesel dinamikleri etkilediği unutulmamalı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki çıkarları ve bölgesel istikrar açısından önem taşıyor. Türkiye, Lübnan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği desteği sürdürürken, aynı zamanda İsrail ile enerji işbirliği potansiyelini de göz önünde bulunduruyor. Lübnan-İsrail sınırındaki gerilimin azalması, Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanları ve hidrokarbon kaynakları paylaşımı müzakerelerine olumlu yansıyabilir. Türkiye'nin arabuluculuk rolü üstlenme potansiyeli de bulunuyor; ancak mevcut koşullarda Ankara'nın daha çok Lübnan'daki siyasi istikrarı desteklemesi bekleniyor.