Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, ABD’nin Bağımsızlık Günü vesilesiyle ABD Başkanı Joe Biden’a bir kutlama mesajı gönderdi. Mesajında Avn, derin ekonomik ve siyasi krizle boğuşan ülkesinin ABD’nin desteğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak, Washington’dan “her zaman Lübnan’ın yanında olmasını” talep etti. Avn ayrıca, Lübnan’ın “yeni bir umut sayfası açabileceğine” inandığını ifade etti.
Kriz İçindeki Ülkeden ABD’ye Mesaj
Lübnan, 2019’dan bu yana derinleşen bir ekonomik çöküş, siyasi istikrarsızlık ve 2020’de Beyrut Limanı’nda yaşanan patlamanın ardından gelen belirsizlikle mücadele ediyor. Ülkede para birimi değerinin yaklaşık yüzde 95’ini kaybederken, enflasyon üç haneli rakamlara ulaştı ve halkın büyük bir kısmı yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Siyasi elitler arasındaki anlaşmazlık hükümet kurulmasını engellerken, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yapılan kurtarma paketi müzakereleri de sonuçsuz kaldı. Bu bağlamda Avn’ın mesajı, Beyrut’un Washington’dan beklediği mali ve diplomatik desteğin bir yansıması olarak yorumlandı. Avn, ABD’nin Lübnan’ın egemenliğine ve istikrarına verdiği önemi takdir ettiğini belirterek, “ABD’nin her zaman Lübnan’ın yanında olmasını diliyorum” ifadesini kullandı.
Bölgesel Boyut ve Siyasi Denge
Lübnan’ın ABD ile ilişkileri, bölgesel güç mücadelesi ve İran’ın Hizbullah üzerindeki etkisiyle şekilleniyor. ABD, Hizbullah’ı terör örgütü olarak sınıflandırırken, Lübnan hükümetinde ve ordusunda etkili olan bu yapı Washington’un Beyrut’a yönelik politikasını sınırlıyor. Avn’ın mesajı, bir yandan ABD ile iyi ilişkiler kurma arzusunu gösterirken, diğer yandan Lübnan’ın karmaşık iç dengelerini yansıtıyor. ABD’nin Lübnan Ordusu’na sağladığı askeri yardım, ülkenin güney sınırında İsrail ile yaşanan gerilimlerde kilit bir rol oynuyor. Bu nedenle Avn’ın çağrısı, sadece ekonomik yardım değil, aynı zamanda güvenlik alanında da işbirliğinin sürmesi talebini içeriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan’daki istikrarsızlık, Doğu Akdeniz’deki güç dengelerini ve bölgesel güvenliği doğrudan etkiliyor. Türkiye, Lübnan’daki siyasi aktörlerle ilişkilerini dengelemeye çalışırken, ülkedeki krizin yayılması Türkiye’nin Suriye politikasını ve mülteci yükünü olumsuz etkileyebilir. Avn’ın ABD’den destek talep etmesi, bölgede ABD’nin rolünün azalmadığını ve Lübnan’ın krizden çıkışı için uluslararası işbirliğinin hayati olduğunu gösteriyor. Türkiye açısından, Lübnan’ın toparlanması bölgesel istikrar için önemli; ancak Ankara’nın Hizbullah bağlantılı gruplarla mesafeli duruşu, Beyrut’la ilişkilerini sınırlayan bir unsur olmaya devam ediyor.