Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, ABD yönetimine çağrıda bulunarak İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını "tehlikeli bir tırmanış" olarak nitelendirdi ve Washington'dan bu saldırıları durdurmasını talep etti. Aoun'un çağrısı, İsrail'in son günlerde Lübnan'ın güneyine ve Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarının ardından geldi. Saldırılarda en az 10 kişi hayatını kaybederken, çok sayıda sivil yaralandı. Lübnan hükümeti, uluslararası toplumu acil ateşkes için harekete geçmeye davet ediyor.
Salı günkü saldırılar ve artan gerilim
İsrail savaş uçakları Salı günü Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye ve Sur kentleri çevresindeki hedefleri vurdu. Lübnan resmi haber ajansı NNA'ya göre, saldırılarda en az 10 kişi öldü, 30'dan fazla kişi yaralandı. Ölenler arasında kadın ve çocukların da bulunduğu bildirildi. İsrail ordusu ise saldırıların Hizbullah'a ait silah depolarını ve altyapı tesislerini hedef aldığını öne sürdü.
Lübnan Cumhurbaşkanı Aoun, yaptığı yazılı açıklamada, "İsrail'in saldırıları, bölgesel istikrarı tehdit eden tehlikeli bir tırmanıştır. ABD'nin, müttefiki İsrail üzerindeki etkisini kullanarak bu saldırıları derhal durdurmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Aoun ayrıca, Lübnan'ın savaşı istemediğini ancak egemenliğini korumakta kararlı olduğunu vurguladı.
Hizbullah'ın yanıtı ve bölgesel dengeler
Hizbullah, İsrail saldırılarına misilleme olarak kuzey İsrail'deki askeri mevzilere roket attığını duyurdu. İsrail ordusu, roketlerin büyük bölümünün hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü, ancak bir kişinin yaralandığını açıkladı. Hizbullah lideri Naim Kasım, yaptığı konuşmada, "İsrail'in saldırılarına sessiz kalmayacağız. Direniş, işgale karşı meşru müdafaa hakkını kullanacaktır" dedi.
Gerilim, 2023 Ekim'inden bu yana İsrail ile Hizbullah arasında zaman zaman şiddetlenen çatışmaların bir parçası. Ancak son saldırılar, Kasım 2024'te varılan kırılgan ateşkes anlaşmasından bu yana en yoğun bombardıman olarak kaydedildi. Lübnan Başbakanı Nevaf Selam da saldırıları kınayarak, "Uluslararası toplum, İsrail'in saldırganlığına karşı somut adımlar atmalı" çağrısı yaptı.
ABD'nin tutumu ve uluslararası tepkiler
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, saldırılarla ilgili endişelerini dile getirerek, "Taraflara itidal çağrısında bulunuyoruz. Sivillerin korunması önceliğimizdir" açıklamasını yaptı. Ancak ABD yönetimi, İsrail'in kendini savunma hakkını da vurguladı. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü, "İsrail'in güvenliğine olan bağlılığımız sürüyor, ancak tüm tarafların uluslararası hukuka uyması gerekiyor" dedi.
Fransa ve Almanya, saldırıları kınayarak acil ateşkes çağrısı yaptı. Fransa Dışişleri Bakanı, "Lübnan'da istikrarın bozulması, tüm bölgeyi ateşe atar" uyarısında bulundu. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ise tarafları provokasyondan kaçınmaya davet etti.
İnsani durum ve ekonomik etkiler
Lübnan, yıllardır süren ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlıkla boğuşuyor. Saldırılar, ülkenin güneyinde yaşayan binlerce sivilin evlerini terk etmesine neden oldu. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), son bir haftada 5 binden fazla kişinin yerinden edildiğini bildirdi. Lübnan Kızılhaçı, yaralıları tahliye etmekte zorlanıyor ve sağlık sisteminin çökmek üzere olduğu belirtiliyor.
Ekonomistler, artan güvenlik risklerinin Lübnan lirasını daha da değersizleştirebileceği ve yabancı yatırımların durma noktasına geleceği uyarısında bulunuyor. Ülkedeki elektrik kesintileri ve yakıt sıkıntısı, insani krizi derinleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan'daki tırmanış, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Ortadoğu politikaları açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. Türkiye, Lübnan'ın istikrarını ve toprak bütünlüğünü destekliyor; olası bir geniş çaplı savaş, bölgesel göç dalgasını tetikleyebilir ve Türkiye'ye yönelik mülteci baskısını artırabilir. Ayrıca, İsrail'in saldırıları, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zora sokabilir. Ankara, ateşkesin sağlanması için diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Enerji koridorları ve ticaret yolları açısından da istikrar kritik önemde.