Londra'nın en gözde semtlerinden Knightsbridge'de bulunan Montpelier Square, uzun yıllar boyunca küresel zenginlerin gözdesiydi. Ancak son veriler, bu lüks meydandaki konut fiyatlarının on yıl öncesinin seviyesinin altına gerilediğini gösteriyor. Brexit, pandemi sonrası vergi düzenlemeleri ve değişen yatırımcı tercihleri, İngiltere başkentinin en pahalı gayrimenkul segmentinde ciddi bir durgunluğa yol açtı. Emlak uzmanlarına göre, bir zamanlar milyarlarca sterlinlik servetlerin yarıştığı bu bölgede artık talep, daha esnek düzenlemelere sahip diğer küresel merkezlere kaymış durumda.
Montpelier Square'de Fiyat Erozyonu
Montpelier Square, geniş bahçeli teras evleri ve tarihi cepheleriyle Londra'nın en prestijli adreslerinden biri. 2010'lu yılların başında bölgedeki bir evin ortalama fiyatı 20 milyon sterlin civarındaydı. Bugün ise aynı evler 10-12 milyon sterline kadar gerilemiş durumda. Knight Frank'in raporuna göre, Knightsbridge genelinde lüks konut fiyatları son beş yılda yüzde 20'den fazla değer kaybetti. Bunun en önemli nedenlerinden biri, Birleşik Krallık'ın 2016 Brexit referandumunun ardından Avrupa Birliği'nden ayrılma süreciyle birlikte gelen belirsizlik. Yabancı yatırımcılar, özellikle Orta Doğu ve Asya'daki alıcılar, Londra'nın yerine Dubai, Singapur ve Paris gibi şehirlere yöneldi.
Sadece Brexit değil, aynı zamanda İngiltere hükümetinin gayrimenkule yönelik vergi politikaları da bu düşüşte etkili oldu. 2021'de yürürlüğe giren yabancı alıcılara yönelik yüzde 2'lik ek tapu vergisi, lüks segmentte talebi daha da kırdı. Ayrıca, pandemi sonrası artan uzaktan çalışma alışkanlıkları, zengin alıcıları şehir merkezinden kırsal alanlara veya daha geniş bahçeli evlere yönlendirdi. Montpelier Square'deki bir evi satışa çıkaran emlakçı Peter Wetherell, 'Eskiden haftada beş ciddi teklif alırdık, şimdi ayda bir anca geliyor' diyor.
Küresel Boyutta Lüks Gayrimenkul Trendleri
Montpelier Square'deki durgunluk, küresel lüks gayrimenkul piyasasında yaşanan büyük dönüşümün bir yansıması. Dünya genelinde en zengin yüzde 1'lik kesimin yatırım tercihleri artık daha mobil. Dubai, sıfır vergi politikası ve altın vize programıyla Orta Doğulu ve Avrupalı milyarderleri çekerken, Singapur Asya'nın yeni finans merkezi olarak yükseliyor. New York'ta da benzer bir eğilim var; Manhattan'da lüks konut fiyatları 2019'dan bu yana yüzde 10 düştü. Uzmanlara göre, küresel belirsizlikler ve jeopolitik riskler, zengin yatırımcıların güvenli liman arayışını artırırken, aynı zamanda vergi cennetlerine olan ilgiyi körüklüyor.
Özellikle Rus oligarklara yönelik yaptırımlar, Birleşik Krallık'ın lüks emlak piyasasını doğrudan etkiledi. 2022 sonrası Londra'da Rus alıcılar neredeyse tamamen kayboldu. Çinli yatırımcılar da sıkı sermaye kontrolleri ve ekonomik yavaşlama nedeniyle geri çekildi. Bunun yerine, Hindistan ve Brezilya'dan yeni zenginler Londra'ya ilgi gösterse de, onların bütçesi daha mütevazı. Sonuç olarak, Montpelier Square gibi ultra lüks bölgelerde arz talep dengesi bozuldu ve fiyatlar aşağı yönlü baskı altında kaldı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye açısından dolaylı da olsa önemli sinyaller taşıyor. Londra'nın lüks konut piyasasındaki durgunluk, küresel sermayenin Akdeniz havzasına, özellikle İstanbul, Bodrum ve Antalya gibi Türkiye destinasyonlarına yönelmesi için bir fırsat yaratabilir. Türkiye'nin sunduğu vatandaşlık karşılığı yatırım programı ve nispeten daha düşük gayrimenkul fiyatları, Orta Doğulu ve Asyalı alıcılar için cazip olabilir. Ancak, Türkiye'deki yüksek enflasyon ve siyasi belirsizlikler bu potansiyeli sınırlayabilir. Öte yandan, küresel lüks gayrimenkul trendlerini takip eden Türk yatırımcılar için Londra'daki bu düşüş, alım fırsatı olarak da değerlendirilebilir. Merkez Bankası'nın faiz politikası ve döviz kurlarındaki istikrar, bu hamlenin başarısını belirleyecek temel faktörler olacaktır.