Cumhuriyetçi Parti'nin önde gelen isimlerinden Senatör Lindsey Graham'ın hayatını kaybetmesinin ardından eski Başkan Donald Trump'ın yayımladığı taziye mesajı, siyasi kariyerleri boyunca inişli çıkışlı bir seyir izleyen ikili arasındaki ilişkinin geldiği son noktayı gözler önüne serdi. Trump, Graham için yaptığı açıklamada onu "büyük bir Amerikan vatanseveri" olarak nitelendirirken, bu sözler iki ismin geçmişteki sert çekişmelerinin ardından nasıl bir uzlaşı zemini bulduğunu da ortaya koydu. Graham, özellikle Trump'ın başkanlık döneminde yargı atamaları ve vergi reformu gibi konularda Beyaz Saray'ın en sadık müttefiklerinden biri haline gelmişti.
Graham ve Trump arasındaki siyasi ilişkinin dönüm noktaları
Lindsey Graham, 2016 başkanlık seçimleri öncesinde Trump'ın en sert eleştirmenlerinden biriydi. O dönemde Trump için "ırkçı, yabancı düşmanı, dinci ve savaş çığırtkanı" ifadelerini kullanan Graham, Cumhuriyetçi ön seçimlerde rakibi olan Ted Cruz'u desteklemişti. Ancak Trump'ın seçimi kazanmasının ardından Graham, zamanla pozisyonunu değiştirdi ve 2017'de Trump'ın vergi reformu ve Yüksek Mahkeme adayı Neil Gorsuch'un onay sürecinde kilit rol oynadı. Özellikle dış politika konusunda, Afganistan ve İran'a yönelik sert tutumuyla Trump yönetimine yakınlaştı. 2020 yılında Graham, Trump'ın seçim sonuçlarına itiraz sürecinde en ön saflarda yer aldı ve eski başkana olan bağlılığını her fırsatta vurguladı.
Ancak 2021'deki Kongre baskını sonrasında Graham'ın tutumu kısa süreliğine değişti. Trump'ı "ahlaki olarak sorumlu" olmakla suçlayan Graham, bir süre mesafeli durdu. Fakat 2022 ara seçimleri öncesinde yeniden Trump'ın yanında yer aldı ve eski başkanın aday gösterdiği isimlere destek verdi. Bu dönüş, Graham'ın GOP içindeki Trumpçı kanatla uyumunu pekiştirdi. Son olarak, 2023'te Trump'ın federal mahkemede karşı karşıya kaldığı davalarda Graham, eski başkanı savunan açıklamalar yaptı ve parti içi dayanışmanın önemini vurguladı.
İlişkinin bölgesel ve küresel boyutu
Graham ve Trump arasındaki bu ilişki, sadece Amerikan siyaseti için değil, küresel dengeler açısından da önem taşıyor. Graham, Senato Silahlı Hizmetler Komitesi üyesi olarak ABD'nin savunma politikalarında etkili bir isimdi. Trump döneminde özellikle Suudi Arabistan ve İsrail ile ilişkilerin güçlendirilmesinde rol oynadı. İkili, İran'a yönelik maksimum baskı politikasında ortak hareket etti. Ayrıca, Graham'ın Ukrayna'ya askeri yardım konusundaki ısrarlı tutumu, Trump'ın Kiev yönetimine yönelik eleştirilerine rağmen, Cumhuriyetçi Parti içinde bu konuda bir denge unsuru oluşturdu. Graham'ın ölümü, özellikle savunma harcamaları ve Orta Doğu politikalarında ABD'nin gelecekteki yönelimi açısından bir boşluk yaratabilir. Trump'ın taziye mesajı ise, 2024 seçimleri öncesinde parti içindeki farklı kanatları bir arada tutma çabası olarak da yorumlanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye açısından bakıldığında, Lindsey Graham'ın Senato Silahlı Hizmetler Komitesi'ndeki etkisi ve Trump ile kurduğu yakın ilişki, ABD'nin Doğu Akdeniz, Suriye ve Doğu Avrupa politikalarında belirleyici olmuştur. Graham, özellikle S-400 krizi sırasında Türkiye'ye yönelik yaptırım çağrıları yapmıştı. Ancak Trump yönetimi, Graham'ın bu tutumuna rağmen Türkiye'ye karşı daha ılımlı bir politika izlemişti. Graham'ın ölümü, Kongre'de Türkiye karşıtı seslerin zayıflamasına yol açabilir; ancak bu durum, Türkiye-ABD ilişkilerinde köklü bir değişim anlamına gelmemektedir. Ankara, yeni dönemde Kongre'deki güç dengelerini yeniden okumak durumunda kalacaktır.