Liechtenstein Parlamentosu, kürtajı yasallaştıran yasa tasarısını kabul etti. Ancak ülkenin prensi II. Hans-Adam, yasayı veto etme yetkisine sahip olduğunu açıkladı. Vatandaş inisiyatifinin organizatörleri, halkın büyük çoğunluğunun yasayı desteklediğini belirtiyor. Karar, Avrupa'nın en muhafazakâr ülkelerinden birinde kadın hakları açısından kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Liechtenstein'da Kürtaj Yasası ve Monarşinin Rolü
Liechtenstein, Batı Avrupa'da kürtajın hâlâ yasadışı olduğu az sayıda ülkeden biriydi. Mevcut yasalar, sadece annenin hayati tehlikesi durumunda kürtaja izin veriyordu. Parlamentonun aldığı karar, ilk 12 haftada kürtajı serbest bırakıyor. Ancak Prens II. Hans-Adam, 2003'te yapılan anayasa değişikliğiyle genişletilmiş veto yetkisini kullanabileceğini ima etti. Prens, geçmişte de benzer konularda muhafazakâr tutum sergilemişti. Vatandaş inisiyatifi, yasanın halk tarafından desteklendiğini ve monarşinin veto kararının demokratik iradeyi hiçe sayacağını savunuyor. Liechtenstein'da prensin veto yetkisi, halk tarafından 2003 referandumuyla onaylanmıştı; ancak bu olay, monarşik gücün sınırlarını yeniden tartışmaya açtı.
Ülkedeki siyasi partiler, tasarıya farklı tepkiler verdi. İlerici Vatandaş Partisi (FBP) ve Yurtsever Birlik (VU) koalisyon hükümeti, konuyu hassas bir denge gözeterek ele aldı. Muhalefetteki Bağımsızlar listesi ise yasayı destekledi. Kadın hakları örgütleri, kararı "tarihi bir adım" olarak nitelendirirken, Katolik Kilisesi ve muhafazakâr gruplar endişelerini dile getirdi. Prens, veto kararını açıklamadan önce hükümetle istişarede bulunacağını belirtti. Uzmanlar, prensin vetosunun siyasi kriz yaratabileceğini ve erken seçim çağrılarını gündeme getirebileceğini söylüyor.
Avrupa'da Kadın Hakları ve Liechtenstein'ın Özel Konumu
Liechtenstein, Avrupa'da kürtaj konusunda en katı yasalara sahip ülkelerden biriydi. Andorra, Malta ve San Marino gibi ülkelerde de kürtaj yasak. Ancak son yıllarda İrlanda, İzlanda ve Lihtenştayn gibi ülkelerde kadın hakları hareketleri güç kazandı. Avrupa Konseyi ve BM, Liechtenstein'a kürtaj yasasını liberalleştirmesi yönünde çağrılar yapmıştı. Prens'in veto yetkisi, Avrupa Birliği normlarıyla çelişiyor; zira AB üyesi olmayan Liechtenstein, Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) üyesi ve demokratik ilkeleri benimsemiş bir ülke. Uluslararası kamuoyu, kararı yakından izliyor. Eğer prens veto ederse, Liechtenstein'da demokrasi ve monarşi arasındaki gerilim derinleşebilir. Bu durum, diğer Avrupa monarşileri için de emsal teşkil edebilir.
Vatandaş inisiyatifinin topladığı imzalar, nüfusun önemli bir bölümünün değişikliği istediğini gösteriyor. Liechtenstein'da 2019'da yapılan bir anket, halkın yüzde 70'inin kürtajın yasallaşmasını desteklediğini ortaya koymuştu. Kadın örgütleri, prensin vetosuna karşı kampanya başlatacaklarını duyurdu. Ayrıca, konunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşınabileceği belirtiliyor. Prens II. Hans-Adam, 2003'ten bu yana sadece bir kez veto yetkisini kullandı; o da 2012'de bir vergi anlaşmasına ilişkindi. Bu olay, monarşinin halk iradesine ne kadar saygılı olacağını test edecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Liechtenstein'daki kürtaj tartışması, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, kadın hakları ve demokrasi açısından küresel bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'de kürtaj 1983'ten beri yasal ve ilk 10 haftada serbest. Ancak son yıllarda kürtaj karşıtı söylemler ve sağlık sistemindeki kısıtlamalar, fiili erişimi zorlaştırdı. Avrupa'da monarşik bir yönetimin veto yetkisiyle kadın haklarını engelleme girişimi, Türkiye'deki laik ve muhafazakâr kesimler arasındaki tartışmalara benzer bir eksende ilerliyor. Ayrıca Liechtenstein'ın Avrupa Ekonomik Alanı üyeliği, AB normlarına uyum baskısını artırıyor; bu da Türkiye'nin AB sürecindeki kadın hakları kriterleriyle paralellik taşıyor. Uluslararası kamuoyunun tepkisi, Türkiye'nin de taraf olduğu İstanbul Sözleşmesi gibi mekanizmaların önemini hatırlatıyor. Sonuç olarak, bu gelişme, kadın haklarının evrensel bir mücadele olduğunu ve her ülkenin kendi dinamikleri içinde bu hakkı savunması gerektiğini gösteriyor.