Libya'nın rakip siyasi grupları, ülkenin uzun süredir devam eden siyasi krizini sona erdirmek amacıyla iki yıl içinde ulusal seçimlerin yapılmasını öngören bir anlaşmaya imza attı. İmza töreni, Birleşmiş Milletler'in (BM) Trablus'taki misyonunda gerçekleştirildi. Anlaşmanın ilk taslağı, 20 Ağustos'ta Tunus'un başkenti Tunus'ta BM destekli bir komite tarafından hazırlanmıştı. Bu gelişme, 2011 yılında Muammer Kaddafi'nin devrilmesinin ardından iç savaş ve kaosla boğuşan Libya'da siyasi çözüm yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Anlaşmanın İçeriği ve Taraflar
İmzalanan anlaşma, Libya'daki başlıca siyasi grupları bir araya getiriyor. Ülkede doğuda Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi (TM) ile batıda Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) arasında uzun süredir bir yetki mücadelesi yaşanıyor. Ayrıca, General Halife Hafter'e bağlı Libya Ulusal Ordusu (LUO) da doğuda etkili bir güç olarak öne çıkıyor. Anlaşma, bu grupların seçimlerin yapılması için ortak bir yol haritası üzerinde uzlaştığını gösteriyor.
Anlaşmanın detaylarına göre, iki yıl içinde hem cumhurbaşkanlığı hem de parlamento seçimlerinin yapılması planlanıyor. Ayrıca, seçimlerin güvenli bir ortamda gerçekleştirilmesi için geçici bir hükümet kurulması ve güvenlik güçlerinin birleştirilmesi öngörülüyor. BM Libya Özel Temsilcisi, anlaşmanın ülkenin geleceği için kritik olduğunu vurgulayarak, tüm tarafları anlaşmaya sadık kalmaya çağırdı.
Uzmanlar, bu anlaşmanın önceki girişimlere göre daha kapsamlı olduğunu, ancak uygulanmasının zorluklarla dolu olacağını belirtiyor. Özellikle, silahlı grupların varlığı ve yabancı güçlerin etkisi, seçimlerin güvenli ve adil bir şekilde yapılmasını engelleyebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Libya'daki siyasi istikrar, sadece ülke için değil, aynı zamanda Kuzey Afrika ve Sahel bölgesi için de hayati önem taşıyor. Libya'daki kaos, göçmen kaçakçılığı, silah ticareti ve terör örgütlerinin bölgede güç kazanmasına zemin hazırlıyor. Avrupa ülkeleri, özellikle İtalya ve Fransa, Libya'daki gelişmeleri yakından takip ediyor. Ayrıca, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Türkiye ve Rusya gibi ülkelerin Libya'daki farklı gruplara verdiği destek, çatışmanın uluslararası bir boyut kazanmasına neden oluyor.
BM'nin arabuluculuğunda yürütülen müzakereler, bölgesel güçlerin de etkisiyle karmaşık bir süreç olarak devam ediyor. Anlaşmanın başarılı olması durumunda, Libya'nın enerji kaynaklarının (petrol ve doğal gaz) dünya piyasalarına daha istikrarlı bir şekilde akması bekleniyor. Ancak, taraflar arasındaki güvensizlik ve siyasi kırılganlık, sürecin sekteye uğrama riskini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Libya, Türkiye'nin Akdeniz'deki enerji politikaları ve ulusal güvenliği açısından kritik bir ülkedir. Türkiye, Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne verdiği destekle, Trablus'un düşmesini engellemiş ve Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları konusunda Libya ile anlaşmalar imzalamıştır. Bu nedenle, Libya'da yapılacak seçimlerin sonucu, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu doğrudan etkileyecektir. Anlaşmanın, Türkiye'nin desteklediği tarafların seçimlerde güçlü bir konum elde etmesine olanak sağlayıp sağlamayacağı, Ankara'nın gelecekteki politikalarını şekillendirecektir. Ayrıca, Libya'nın istikrara kavuşması, Doğu Akdeniz'deki enerji rekabetinde Türkiye'nin elini güçlendirebilir.