GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Avrupa

Le Pen'in Elysee yolculuğu: Trump taktiği, tehlikeli kumar

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Le Pen'in Elysee yolculuğu: Trump taktiği, tehlikeli kumar
🟢
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: Batı Sol-Liberal
🟢 Batı Sol-Liberal
Çeviri Kaynağı
The Guardian — Bu haber, The Guardian'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Fransa'nın aşırı sağcı lideri Marine Le Pen, Elysee Sarayı'na giden yolda Amerikalı eski Başkan Donald Trump'ın oyun kitabını kullanmaya hazırlanıyor. Ancak bu stratejinin bedeli Avrupa ve ötesi için son derece tehlikeli olabilir. Le Pen'in 2017'deki yenilgisinden ders çıkardığı düşünülürken, 2027 seçimleri için yeni bir yol haritası çizdiği belirtiliyor. The Guardian'ın editöryel değerlendirmesine göre, Le Pen'in bu hamlesi Fransa'nın demokratik kurumlarını temelinden sarsabilir.

Trump yöntemleri Fransız usulü uyarlanıyor

Le Pen, 2013 yılında bir Sosyalist bakanın vergi kaçakçılığıyla suçlanması (ve sonunda mahkum edilmesi) olayında adaletin kör olduğu yönündeki öfkesini hatırlıyor. Aynı suçlamalarla karşı karşıya kalan kendisi, yargı kararlarını "siyasi" ve "hukuki terör" olarak nitelendiriyor. Trump'ın 2020 seçimlerini kaybettikten sonra yargıyı hedef alan söylemlerini Fransızcaya çeviren Le Pen, kendisine yönelik iddiaları bir kurumsal komplo olarak sunuyor. Ulusal Birlik partisi lideri, Avrupa Birliği karşıtı söylemini yumuşatarak daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyor. Ancak uzmanlar, Le Pen'in yargı bağımsızlığına yönelik saldırılarının, demokrasinin temel taşını oluşturan hukukun üstünlüğünü ciddi şekilde tehdit ettiğini vurguluyor.

Fransa'da son yıllarda artan siyasi kutuplaşma Le Pen'in işini kolaylaştırıyor. Geleneksel sağ ve sol partiler zayıflarken, merkezdeki Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un popülaritesi düşüşte. Le Pen, göçmen karşıtı ve milliyetçi söylemini, enflasyon ve hayat pahalılığı gibi ekonomik sorunlarla birleştirerek kriz ortamından faydalanmayı amaçlıyor. 2022 seçimlerinde Macron'a karşı ikinci turda yüzde 41 oy alan Le Pen, bu kez zafer kazanabileceğine inanıyor. Ancak The Guardian, bu girişimin Avrupa Birliği'nin geleceği ve liberal demokrasinin temel değerleri açısından ciddi riskler taşıdığını belirtiyor.

Avrupa'da yankılar ve küresel bağlam

Le Pen'in yükselişi yalnızca Fransa'yı değil, tüm Avrupa'yı etkileyebilir. AB'nin ikinci büyük ekonomisinde aşırı sağ bir hükümet, birlik içindeki birlik ve dayanışmayı zayıflatabilir. Özellikle Almanya'da da aşırı sağcı Alternatif für Deutschland (AfD) partisinin yükseldiği bir dönemde, iki büyük ülkenin aynı anda popülist dalganın etkisi altına girmesi Brüksel'de endişe yaratıyor. Le Pen, AB kurumlarını "teknokratik bir dikta" olarak tanımlarken, Fransız anayasasını AB anlaşmalarının üzerinde tutmayı vaat ediyor. Bu durum Fransa'nın NATO içindeki rolünü de sarsabilir; Le Pen daha önce NATO'dan çekilmeyi gündeme getirmiş, ancak son seçimlerde bu söylemi törpülemiştir. Ukrayna savaşı bağlamında Le Pen'in Rusya'ya yakın duruşu da AB'nin Moskova'ya karşı birliğini tehdit ediyor. Washington da transatlantik ittifakın en önemli ikinci ayağında kırılma yaşanmasından kaygılı.

Küresel ölçekte bakıldığında Le Pen, Trump ve İtalya'daki Giorgia Meloni gibi liderlerle birlikte yükselen popülist-korumacı akımın bir parçası. Trump'ın 2024'te yeniden Beyaz Saray'a dönme olasılığı, Le Pen'in işini kolaylaştırabilir. İki liderin ortak yanı, mevcut siyasi sistemi "yozlaşmış" ve "halktan kopuk" olarak gösterip kurumlara güvensizliği körüklemeleri. Ancak Le Pen'in Avrupa'nın kalbinde iktidara gelmesi, tüm dünyada otoriter eğilimleri teşvik edebilir.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Le Pen'in Fransa'da iktidara gelmesi, Türkiye-AB ilişkilerini doğrudan etkileyebilir. Le Pen, Türkiye'nin AB üyeliğine kategorik olarak karşı çıkması, sığınmacı politikası ve Doğu Akdeniz'deki gerilimlerde Ankara'ya karşı sert bir duruş sergilemesiyle biliniyor. Seçilmesi halinde Fransa'nın Türkiye'ye yönelik politikasını sertleştirmesi ve AB içinde Türkiye karşıtı bloğun güçlenmesi beklenebilir. Aynı şekilde, Le Pen'in Rusya'ya yakın duruşu, NATO'nun güney kanadında Türkiye'nin stratejik önemini artırabilir ancak bu ittifak içinde yeni gerilimlere de yol açabilir. Türkiye açısından kısa vadede en büyük risk, AB ile müzakerelerin tamamen rafa kalkması ve göç anlaşması benzeri işbirliklerinin askıya alınmasıdır.

Etiketler:
Marine Le PenFransa cumhurbaşkanlığı seçimiaşırı sağTrump stratejisiAvrupa politikasıTürkiye-AB ilişkileri

İlgili Haberler

Nijerya'da Sahte Devlet Dairesi Skandalı: Hayali Ajans Devlet Fonlarına Nasıl Erişti
Avrupa

Nijerya'da Sahte Devlet Dairesi Skandalı: Hayali Ajans Devlet Fonlarına Nasıl Erişti

5 dk önce

NATO zirvesinde Trump'ın tehditleri kanıksandı: 'Yalancı çoban' sendromu
Avrupa

NATO zirvesinde Trump'ın tehditleri kanıksandı: 'Yalancı çoban' sendromu

19 dk önce

Grönlandlılar Trump'a: Adanın geleceğine biz karar veririz
Avrupa

Grönlandlılar Trump'a: Adanın geleceğine biz karar veririz

20 dk önce

Fas-Fransa maçının hakemi tartışma yarattı
Avrupa

Fas-Fransa maçının hakemi tartışma yarattı

22 dk önce