PARİS — Fransa'nın aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinin lideri Marine Le Pen, iklim değişikliğinin "kimse tarafından tartışılmadığını" söyledi. Le Pen, POLITICO'ya verdiği mülakatta, birkaç ay önce Fransa'yı etkisi altına alan iklim kaynaklı felaketlerin ardından, daha önce Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) senaryolarının güvenilirliğini sorgulayan açıklamalarına açıklık getirdi.
Le Pen'in iklim söylemi ve IPCC vurgusu
Marine Le Pen, son yıllarda iklim değişikliği konusundaki tutumunu yumuşatmaya çalışsa da, geçmişte IPCC raporlarını "iklim skolastikliği" olarak nitelendirmiş ve bilimsel modellerin ekonomik ve sosyal etkilerini küçümsemişti. Bu kez, "iklim değişikliğinin kimse tarafından tartışılmadığını" belirterek, asıl meselenin çözüm yolları olduğunu savundu. Ancak sözlerinin devamında, IPCC'nin öngörülerine yönelik şüpheci tavrını sürdürdü ve "aşırılıkçı senaryolar" olarak tanımladığı bazı projeksiyonları sorguladı.
Le Pen'in bu çıkışı, Fransa'da iklim politikalarının siyasi tartışmaların merkezine yerleştiği bir dönemde geldi. Ülkede 2023 yazında yaşanan sıcak hava dalgaları, orman yangınları ve kuraklık, kamuoyunda iklim krizine dair farkındalığı artırmıştı. Hükümet, yeşil dönüşüm için çeşitli adımlar atarken, aşırı sağ bu politikaları "halkı yoksullaştıran" düzenlemeler olarak eleştiriyor.
Fransa'da iklim politikaları ve siyasi kutuplaşma
Le Pen'in açıklamaları, Fransa'da iklim değişikliğinin artık inkar edilemez bir gerçek olarak kabul edildiğini, fakat çözüm yöntemleri konusunda derin bir siyasi ayrılık olduğunu gösteriyor. RN, nükleer enerjiyi desteklerken, yenilenebilir enerjiye yönelik sübvansiyonlara ve karbon vergisine karşı çıkıyor. Le Pen, iklim politikalarının "teknolojik tarafsızlık" ilkesine dayanması gerektiğini savunuyor ve özellikle kırsal kesimde yaşayanların ekonomik kaygılarını öne çıkarıyor.
Öte yandan, iktidardaki Rönesans partisi ve müttefikleri, Le Pen'in söylemlerini "bilimsel gerçekleri sulandırmak" olarak eleştiriyor. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, geçtiğimiz aylarda yaptığı konuşmalarda, iklim mücadelesinin "ekonomik büyüme ile çelişmediğini" vurgulamıştı. Fransa, AB'nin Yeşil Mutabakat hedefleri doğrultusunda 2030'a kadar sera gazı emisyonlarını %55 azaltmayı taahhüt etmiş durumda.
Le Pen'in son açıklamaları, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde siyasi pozisyonunu netleştirmesi açısından önem taşıyor. Aşırı sağ lider, 2022 seçimlerinde yenilgiye rağmen, anketlerde hâlâ güçlü bir aday olarak görülüyor. İklim konusundaki bu dengeli görünme çabası, RN'nin geniş kitlelere ulaşma stratejisinin bir parçası olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'daki bu tartışma, Avrupa'da iklim politikalarının siyasi bir kutuplaşma aracı haline geldiğini gösteriyor. Türkiye, AB ile yeşil mutabakat ve karbon sınır düzenlemesi konusunda iş birliği yürütüyor. Fransa gibi büyük ekonomilerde iklim şüpheciliğinin yükselmesi, AB'nin iklim hedeflerini yavaşlatabilir ve Türkiye'nin ihracatına yönelik karbon vergisi düzenlemelerini etkileyebilir. Ayrıca, aşırı sağın yükselişi, Türkiye-AB ilişkilerinde yeni gerilim alanları yaratabilir.