Nijerya'nın en kalabalık şehri Lagos'ta her yağmur mevsimi, binlerce insan için yeniden başlayan bir kâbus anlamına geliyor. Geçen yılki sellerde evleri sular altında kalanlar, şimdi yeni bir yağış dönemine girerken aynı korkuyu yeniden yaşıyor. Savunmasız mahallelerde yaşayanlar, 'Her yağmur yağdığında korku geri geliyor' diyerek durumu özetliyor.
Sel Felaketinin Ardındaki Gerçekler
Lagos, Atlantik Okyanusu kıyısındaki konumu ve bozuk altyapısı nedeniyle sel felaketlerine sıkça maruz kalıyor. Her yıl muson yağmurlarıyla birlikte evler, işyerleri ve tarım arazileri sular altında kalıyor. Yetkililer, bu yıl da şiddetli yağışların beklendiğini duyurdu. Ancak altyapı yatırımlarının yetersizliği, sel riskini artırıyor. Kentin drenaj sistemleri büyük ölçüde işlevsiz durumda.
Geçen yıl Lagos ve çevresinde 300'den fazla kişi sel nedeniyle hayatını kaybetti. On binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Hükümet acil yardım paketleri açıklasa da, kalıcı çözümler için somut adımlar atılmadı. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle yağışların daha da şiddetleneceğini belirtiyor.
Küresel İklim Krizi ve Yerel Yansımaları
Afrika'nın en büyük ekonomilerinden Nijerya, iklim değişikliğine en az katkıda bulunan ülkelerden biri olmasına rağmen, en ağır bedelleri ödeyenler arasında yer alıyor. Lagos'taki sel felaketleri, küresel ısınmanın adaletsizliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Fosil yakıt ihracatına bağımlı Nijerya, aynı zamanda petrol sızıntıları ve çevre kirliliğiyle de mücadele ediyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2050 yılına kadar deniz seviyesinin yükselmesiyle Lagos'un üçte biri sular altında kalabilir. Bu durum, 10 milyondan fazla insanın yerinden olması anlamına geliyor. Kentteki gecekondu bölgeleri, selden en çok etkilenen alanlar olarak öne çıkıyor. Yoksul mahallelerde yaşayanlar, evlerini ve geçim kaynaklarını her yıl yeniden inşa etmek zorunda kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nijerya'daki sel felaketleri, Türkiye'nin Afrika açılımı politikası bağlamında önemli. Türk şirketleri, özellikle inşaat ve altyapı sektörlerinde Nijerya'da yatırımlara sahip. Sel riski, bu yatırımların sürdürülebilirliği açısından dikkatle izlenmeli. Ayrıca, iklim değişikliğine uyum projeleri kapsamında Türkiye'nin su yönetimi ve afet önleme konusundaki deneyimini Afrika ülkeleriyle paylaşması, karşılıklı fayda sağlayabilir. Küresel ısınmanın etkilerinin dünya genelinde arttığı bir dönemde, Türkiye'nin de benzer risklere karşı hazırlıklı olması gerektiğini hatırlatıyor.