Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, bölgede nüfuz mücadelesi veren Çin ve Rusya arasında hassas bir denge politikası yürütüyor. Uzmanlara göre Pyongyang yönetimi, iki komünist devle de fazla yakınlaşmaktan kaçınarak manevra alanını korumaya çalışıyor. Fransa 24 kanalında yayınlanan bir tartışma programında konuşan Kuzey Kore uzmanı Victor Cha, Kim yönetiminin Pekin ve Moskova arasında sıkışmamak için dikkatli bir diplomasi izlediğini vurguladı.
Gelişmenin arka planı
Kuzey Kore, Soğuk Savaş sonrası dönemde geleneksel müttefiki Çin'e ekonomik olarak bağımlı hale gelirken, son yıllarda Rusya ile de askeri işbirliğini artırdı. Pyongyang, nükleer ve balistik füze programları nedeniyle Batı yaptırımlarıyla karşı karşıya kaldığı için her iki ülkeye de siyasi destek için başvuruyor. Ancak uzmanlar, Kuzey Kore'nin tamamen Çin veya Rusya'nın kucağına düşmek istemediğini belirtiyor. Victor Cha'ya göre Kim Jong-un, iki büyük gücü birbirine karşı kullanarak kendi çıkarlarını maksimize etmeye çalışıyor.
Çin, Kuzey Kore'nin en büyük ticaret ortağı ve enerji kaynağı konumunda. Pekin, Pyongyang'a uygulanan BM yaptırımlarının hafifletilmesi için savunuculuk yaparken, aynı zamanda sınırında istikrarı sağlamak istiyor. Rusya ise Ukrayna savaşı sonrası Batı'yla ilişkileri bozulunca Asya'da yeni müttefikler arayışına girdi. Moskova, Kuzey Kore'ye askeri teknoloji ve gıda yardımı sağlarken, Karadeniz tahıl anlaşmasının çökmesi sonrası alternatif ticaret yolları arıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Kuzey Kore'nin bu denge politikası, Kore Yarımadası ve Doğu Asya'daki güç dengelerini doğrudan etkiliyor. ABD ve müttefiki Güney Kore, Pyongyang'ın nükleer silah geliştirme çabalarını durdurmak için diplomatik baskıyı artırırken, Çin ve Rusya BM Güvenlik Konseyi'nde yeni yaptırımları engelliyor. Bu durum, uluslararası toplumun Kuzey Kore konusundaki mutabakatını zayıflatıyor. Ayrıca, Rusya'nın Ukrayna'da kullandığı Kuzey Kore yapımı mühimmatlar, iki ülke arasındaki askeri işbirliğinin boyutunu gözler önüne seriyor. Washington, Pyongyang'dan Moskova'ya silah sevkiyatının artmasından endişe duyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Kuzey Kore ile sınırlı diplomatik ve ticari ilişkilere sahip olmakla birlikte, bu gelişme Ankara'nın çok kutuplu dünya düzenine uyum sağlama çabaları açısından önem taşıyor. Kuzey Kore'nin Çin ve Rusya arasında denge kurma stratejisi, Türkiye'nin kendi dış politikasında farklı güç merkezleriyle ilişkilerini çeşitlendirme arayışına benzerlik gösteriyor. Ayrıca, Rusya'nın Asya'ya yönelmesi, Türkiye'nin Karadeniz ve Kafkasya'daki jeopolitik konumunu dolaylı olarak etkileyebilir. NATO üyesi olarak Türkiye, Kuzey Kore'nin füze programının bölgesel istikrara etkilerini yakından izlemektedir.