İsrail savaş uçakları, Pazartesi günü güney Lübnan'daki Tayr Dibba ve Deir Qanun al-Nahr kasabalarına hava saldırıları düzenledi. Lübnanlı bir tıbbi kaynak, isminin açıklanmaması koşuluyla yaptığı açıklamada, Tayr Dibba'da sekiz, Deir Qanun al-Nahr'da ise dört kişinin hayatını kaybettiğini doğruladı. Saldırıda ölenlerin tamamının sivil olduğu belirtiliyor.
Saldırının arka planı
İsrail ordusu, saldırının Hizbullah hedeflerine yönelik olduğunu iddia ederken, yerel kaynaklar ölenler arasında kadın ve çocukların da bulunduğunu bildiriyor. Tayr Dibba'daki saldırıda bir binanın tamamen yıkıldığı, enkaz altından çıkarılan cesetlerin bölgedeki hastanelere kaldırıldığı öğrenildi. Deir Qanun al-Nahr'da ise bir zeytinlik alana düzenlenen saldırıda tarım işçilerinin hedef alındığı iddia ediliyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda yaralanan en az 25 kişinin olduğunu ve bunlardan 7'sinin durumunun ağır olduğunu açıkladı. Bakanlık, saldırıların ardından bölgedeki hastanelere acil kan bağışı çağrısında bulundu.
Bölgesel boyut
Bu saldırılar, İsrail ile Lübnan arasındaki sınır hattında son haftalarda artan gerilimin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL), tarafları itidal çağrısında bulunurken, bölgedeki insani durumun giderek kötüleştiği uyarısı yapıyor. Fransa ve ABD'nin arabuluculuk çabaları ise şu ana kadar somut bir ilerleme sağlayamadı.
Lübnan Başbakanı Necib Mikati, saldırıları kınayarak uluslararası topluma müdahale çağrısında bulundu. Hizbullah ise konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmazken, İsrail'in kuzey sınırında yüksek alarm durumuna geçildiği bildiriliyor. Analistler, bu tür bir saldırının bölgesel bir savaşı tetikleme potansiyeli taşıdığına dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail-Lübnan sınırındaki bu tırmanma, Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikalarını doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, bölgedeki istikrarsızlığın enerji güvenliği ve mülteci akınları üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini öngörüyor. Ayrıca, Türkiye ile yakın ilişkileri bulunan Katar ve Suudi Arabistan'ın da bölgedeki arabuluculuk rollerine zarar verebilecek bu gelişme, Ankara'nın diplomatik girişimlerini hızlandırmasını gerektiriyor. Türkiye'nin, özellikle Filistin davası bağlamında İsrail'e yönelik eleştirileri düşünüldüğünde, bu saldırıların Ankara'da sert tepkilere yol açması bekleniyor.