Kuzey Denizi petrol ve gaz endüstrisi, İngiltere'de ana muhalefetteki İşçi Partisi'ne çağrıda bulunarak, fosil yakıt şirketlerine uygulanan olağanüstü kazanç vergisinin (windfall tax) 2030 yerine 2027'de kaldırılmasını talep etti. Sektör temsilcileri, ülkenin enerji faturalarında kış aylarında yaşanması beklenen artışa dikkat çekerek, verginin erken sonlandırılmasının hem yatırımları hem de tüketicileri rahatlatacağını savunuyor.
Verginin Arka Planı ve Sektörün Talepleri
İngiltere'de 2022 yılında muhafazakar hükümet tarafından yürürlüğe konulan Enerji Kârları Vergisi (Energy Profits Levy), Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından enerji fiyatlarının rekor seviyelere çıkmasıyla petrol ve gaz şirketlerinin elde ettiği aşırı kârlara yönelik geçici bir önlem olarak getirilmişti. Başlangıçta %25 olan vergi oranı, daha sonra %35'e yükseltildi ve 2028 yılına kadar yürürlükte kalması planlanıyordu. Ancak İşçi Partisi, iktidara gelmesi halinde bu vergiyi 2030'a kadar uzatma sözü vermişti. Şimdi ise Kuzey Denizi endüstrisi, bu sürenin 2027'ye çekilmesi çağrısında bulunuyor.
Lobi grubu Offshore Energies UK (OEUK) tarafından yapılan açıklamada, "Hükümetin enerji krizine yanıt olarak getirdiği bu vergi, sektördeki yatırım iştahını ciddi şekilde azalttı. Şirketler, vergi belirsizliği nedeniyle yeni sondaj ve üretim projelerini askıya alıyor. Bu durum, Birleşik Krallık'ın enerji güvenliğini tehdit ediyor" denildi. OEUK, erken kaldırılmanın 2027'ye kadar 200 milyar sterlinlik yatırımı teşvik edebileceğini ve on binlerce istihdamı koruyabileceğini öne sürüyor.
İşçi Partisi cephesinden henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak parti içinde, verginin erken kaldırılmasının bütçe açığını artıracağı ve kamu hizmetlerine ayrılan kaynakları azaltacağı yönünde endişeler bulunuyor. Gölge Enerji Bakanı Ed Miliband, daha önce yaptığı açıklamada, "Petrol ve gaz şirketlerinin olağanüstü kârlarından adil bir pay almak, enerji faturalarını düşürmek ve yenilenebilir enerjiye yatırım yapmak için elzemdir" demişti.
Enerji Faturaları ve Kış Beklentisi
Birleşik Krallık'ta enerji düzenleyicisi Ofgem, Ekim ayından itibaren geçerli olacak fiyat üst sınırını açıkladı ve hanelerin yıllık enerji faturasının ortalama 1.923 sterline çıkacağını duyurdu. Bu, geçen yıla göre %10'luk bir artış anlamına geliyor. Kış aylarında ısınma ihtiyacının artmasıyla birlikte milyonlarca hanenin enerji borcunu ödeyememe riskiyle karşı karşıya kalacağı belirtiliyor.
Ulusal Enerji Eylem Grubu (NEAG) sözcüsü, "Hükümetin bir an önce harekete geçmesi gerekiyor. Vergi indirimi doğrudan faturalara yansımayacak olsa da, yerli üretimin artması uzun vadede fiyatları dengeleyecektir. Ayrıca, enerji verimliliği programlarına yatırım yapılmalı" ifadelerini kullandı.
Öte yandan, çevre örgütleri, olağanüstü kazanç vergisinin erken kaldırılmasına karşı çıkıyor. Greenpeace Birleşik Krallık Enerji Kampanyacısı, "Bu vergi, fosil yakıt bağımlılığını azaltmak ve temiz enerjiye geçişi finanse etmek için hayati önem taşıyor. Şirketlerin kârlarını artırmak için vergi indirimi talep etmesi kabul edilemez" dedi.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Birleşik Krallık'taki bu tartışma, küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmaların bir yansıması. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Avrupa, Rus gazına olan bağımlılığını azaltmaya çalışırken, Norveç ve ABD gibi alternatif tedarikçilere yöneldi. Kuzey Denizi, Birleşik Krallık'ın enerji güvenliği için kritik bir kaynak olmaya devam ediyor. Ancak yüksek vergiler ve çevresel baskılar, sektördeki yatırımları olumsuz etkiliyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), 2024 yılında küresel petrol talebinin artmaya devam edeceğini, ancak arzın OPEC+ ülkelerinin üretim kısıntıları nedeniyle sınırlı kalacağını öngörüyor. Bu durum, fiyatların yüksek seyretmesine neden olabilir. Birleşik Krallık gibi enerji ithalatçısı ülkeler için yerli üretimin önemi daha da artıyor.
Avrupa Birliği de benzer bir ikilemle karşı karşıya. Geçtiğimiz yıl AB, enerji şirketlerine yönelik dayanışma vergisi (solidarity levy) uygulamıştı. Ancak bu verginin de 2024 sonunda sona ermesi bekleniyor. Üye ülkeler, enerji dönüşümünü finanse etmek için fosil yakıt vergilerini kullanma konusunda bölünmüş durumda.
Kuzey Denizi endüstrisinin çağrısı, İşçi Partisi'nin enerji politikası üzerinde önemli bir sınav olacak. Parti, bir yandan yeşil dönüşümü hızlandırmayı, diğer yandan enerji güvenliğini sağlamayı vaat ediyor. Ancak vergi politikasındaki belirsizlik, hem yatırımcılar hem de seçmenler nezdinde soru işaretleri yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Birleşik Krallık'taki bu gelişme, dolaylı da olsa Türkiye'yi ilgilendiriyor. Kuzey Denizi'ndeki üretim ve vergi politikaları, küresel petrol ve doğalgaz fiyatlarını etkileyerek Türkiye'nin enerji ithalat faturasını şekillendirebilir. Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak, Avrupa'daki enerji fiyat dalgalanmalarından doğrudan etkileniyor. Ayrıca, Birleşik Krallık'ın fosil yakıt vergilerindeki olası bir indirim, benzer politikaları uygulayan diğer ülkeler için emsal teşkil edebilir. Türkiye'nin kendi enerji politikasında, yerli ve yenilenebilir kaynaklara yatırımı artırarak dışa bağımlılığı azaltması kritik önem taşıyor. Bu tartışma, enerji güvenliği ve vergi adaleti arasındaki dengeyi gözler önüne seriyor.