İngiltere'de 1.200'den fazla kişi, aralarında ünlü televizyon sunucusu ve maceracı Ben Fogle'ın da bulunduğu bir imza kampanyasıyla hükümete çağrıda bulundu: Ulusal Sağlık Servisi (NHS) ve Savunma Bakanlığı (MoD) üniformaları ile diğer tekstil ürünleri İngiltere'de üretilsin. Kampanyacılar, kamu alımlarının yerli üretime yönlendirilmesinin ülkedeki üretim firmalarının ayakta kalmasına yardımcı olacağını ve binlerce istihdamı koruyacağını savunuyor. The Guardian'ın iş dünyası canlı blogunda yer alan habere göre, çağrı Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'a yapıldı.
Kampanyanın Arka Planı ve Talepler
İmza kampanyasını düzenleyenler, İngiliz hükümetinin kamu alımlarında "önce yerli üretim" ilkesini benimsemesi gerektiğini belirtiyor. Özellikle NHS ve Savunma Bakanlığı gibi büyük kamu kurumlarının ihtiyaç duyduğu üniformalar, yatak çarşafları, havlular ve diğer tekstil ürünlerinin ithal edilmesi yerine Birleşik Krallık'taki fabrikalarda üretilmesi, hem ekonomik hem de stratejik gerekçelerle savunuluyor. Kampanyaya göre, bu tür bir politika değişikliği, zor durumdaki İngiliz tekstil ve hazır giyim sektörüne can suyu olabilir. Son yıllarda artan maliyetler, küresel rekabet ve tedarik zinciri sorunları nedeniyle birçok İngiliz üretici faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı. Kampanyacılar, kamu alımlarının garantili bir pazar yaratacağını ve özel sektör yatırımlarını da teşvik edeceğini öne sürüyor.
Ben Fogle gibi tanınmış isimlerin yanı sıra sendikalar, yerel yönetim temsilcileri ve iş dünyası kuruluşları da kampanyaya destek veriyor. İmzacılar arasında yerel üreticiler, moda tasarımcıları ve tekstil işçileri de bulunuyor. Mektupta, "İngiliz malı satın almak, İngiliz üretimini korur" mesajı öne çıkıyor. Kampanyanın hedef kitlesi arasında milletvekilleri, bakanlar ve kamu alım kurumları var. Özellikle Savunma Bakanlığı'nın üniforma ihalelerinde yerlilik oranının artırılması isteniyor. Benzer şekilde NHS'in satın aldığı tekstil ürünlerinin de İngiltere'de üretilmesi durumunda, hem kalite kontrolünün kolaylaşacağı hem de acil durumlarda tedarik güvenliğinin sağlanacağı ifade ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu kampanya, aslında küreselleşme karşıtı ve yerli üretimi destekleyen daha geniş bir eğilimin parçası. Brexit sonrası İngiltere, ticaret politikalarını yeniden şekillendirirken, kamu alımlarında yerli firmalara öncelik verilmesi tartışmaları hız kazandı. Avrupa Birliği'nden ayrılmanın ardından İngiltere, kendi sanayi politikasını oluşturma fırsatı buldu. Ancak aynı zamanda artan enflasyon ve enerji maliyetleri, üreticileri zorluyor. Pandemi sonrası tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar, birçok ülkeyi stratejik sektörlerde yerli üretime yönlendirdi. ABD'de de benzer şekilde "Buy American" politikaları gündemde. Avrupa'da ise Fransa ve Almanya gibi ülkeler, kritik sektörlerde kamu alımlarını yerli firmalara yönlendirmeye çalışıyor. İngiltere'deki bu kampanya, küresel ticaretteki korumacılık eğilimlerinin bir yansıması olarak görülebilir. Öte yandan, Dünya Ticaret Örgütü kuralları çerçevesinde kamu alımlarında yerli üreticilere ayrıcalık tanınması zor olabilir. Ancak savunma ve sağlık gibi hassas alanlarda istisnalar bulunuyor. Kampanyacılar, bu istisnaları kullanarak yerli üretimi teşvik etmeyi amaçlıyor.
İngiliz moda ve tekstil sektörü, son yıllarda Asya'daki düşük maliyetli üretimle rekabet edemeyerek küçüldü. Birçok ünlü İngiliz markası üretimini yurt dışına taşıdı. Ancak son dönemde "nearshoring" ve "reshoring" eğilimleriyle bazı firmalar üretimi geri getirmeye başladı. Yüksek kaliteli ve özel ürünlerde İngiliz üretimi hâlâ tercih ediliyor. Özellikle askeri üniformalar, teknik tekstiller ve koruyucu giysiler gibi alanlarda yerli üretim kapasitesi mevcut. Bu kampanya, bu kapasitenin daha etkin kullanılmasını ve devlet desteğiyle güçlendirilmesini hedefliyor. Ayrıca, kamu alımlarının yerli üreticilere yönlendirilmesi, Ar-Ge ve inovasyonu da teşvik edebilir. Savunma sanayii için özel kumaşlar, akıllı tekstiller ve sürdürülebilir malzemeler konusunda İngiliz firmaları öncü olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin kamu alımlarında yerli üretime yönelmesi, Türk tekstil ve hazır giyim sektörü için bir fırsat kadar risk de taşıyor. Türkiye, İngiltere'nin en büyük tedarikçilerinden biri; her yıl milyarlarca dolarlık tekstil ve hazır giyim ürünü İngiltere'ye ihraç ediliyor. Eğer İngiltere kamu alımlarında yerliliği zorunlu kılarsa, Türk firmalarının bu pazardaki payı daralabilir. Ancak aynı zamanda, İngiliz firmalarının kapasitesi sınırlı olduğu için, özel sektör tedariki yine Türkiye'ye yönelebilir. Türkiye, kaliteli ve hızlı üretim kabiliyetiyle İngiliz pazarında güçlü konumunu koruyabilir. Öte yandan, bu tür korumacı eğilimler küresel ticarette yeni engeller yaratabilir; Türkiye'nin de kendi kamu alımlarında yerli üretimi teşvik etmesi gündeme gelebilir. Savunma sanayii tekstilleri alanında Türkiye'nin rekabet gücü artıyor; İngiltere ile iş birlikleri geliştirilebilir.