ABD'nin Gazze ateşkes anlaşması için özel temsilcisi Jared Kushner, İsrail'in Doha'da Hamas liderlerine yönelik suikast girişiminin başarısız olduğunu ve bu saldırının İsrail'i uluslararası alanda yalnızlaştırdığını belirtti. Kushner'e göre, bu izolasyon Washington'un Gazze'de ateşkes sağlama çabalarını güçlendirdi ve nihayetinde anlaşmanın yolunu açtı. Kushner'in açıklamaları, İsrail'in 9 Eylül'de Katar'ın başkenti Doha'da Hamas müzakere heyetine düzenlediği ve başarısızlıkla sonuçlanan saldırının perde arkasını ortaya koyuyor.
Doha saldırısının anatomisi ve başarısızlığı
Söz konusu saldırı, Hamas liderlerinin ABD destekli ateşkes önerisini görüşmek üzere Doha'da bir araya geldiği sırada gerçekleşti. İsrail, suikast girişimiyle Hamas'ın üst düzey isimlerini etkisiz hale getirmeyi hedefliyordu. Ancak operasyon hedefine ulaşamadı; Hamas liderleri saldırıdan sağ kurtuldu. Kushner, "Askeri bir operasyon olarak başarısız oldu ve bu, İsrail'in küresel olarak izole edilmesine yol açtı" ifadelerini kullandı. Saldırı, Katar gibi arabulucu bir ülkenin topraklarında gerçekleşmesi nedeniyle uluslararası hukuk ve diplomasi açısından da tartışma yarattı. Katar, saldırıyı egemenliğine tecavüz olarak nitelendirdi ve BM Güvenlik Konseyi'nde oturum düzenlendi.
Kushner, İsrail'in bu eyleminin ardından uluslararası arenada artan baskıyla karşılaştığını ve bunun ABD'nin arabuluculuk çabalarına ivme kazandırdığını vurguladı. Ona göre, İsrail'in izolasyonu, tarafları masaya oturtmak için bir kaldıraç işlevi gördü. Nitekim birkaç hafta içinde Gazze'de ateşkes ve esir takası anlaşması duyuruldu. Kushner, "Bu izolasyon, nihayetinde anlaşmayı getiren faktörlerden biri oldu" dedi.
Doha saldırısı, İsrail'in Katar ile ilişkilerini de gerdi. Katar, Hamas'ın siyasi bürosuna ev sahipliği yapıyor ve uzun süredir Gazze'deki arabuluculuk sürecinin kilit aktörlerinden biri. Saldırı sonrası Katar, İsrail'e yönelik tutumunu sertleştirdi ve müzakerelerin askıya alınabileceği sinyalini verdi. Ancak ABD'nin devreye girmesiyle süreç yeniden rayına oturtuldu.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Kushner'in açıklamaları, ABD'nin Ortadoğu diplomasisindeki hassas dengeleri gözler önüne seriyor. İsrail'in askeri operasyonları, Washington'un bölgesel müttefikleriyle ilişkilerini zorluyor. Doha saldırısı, özellikle Körfez ülkeleri nezdinde İsrail'e yönelik güveni sarstı. ABD, hem İsrail'in güvenlik endişelerini hem de Arap müttefiklerinin egemenlik hassasiyetlerini dengelemek zorunda kaldı.
Uzmanlara göre, bu olay İsrail'in bölgede artan izolasyonunun bir göstergesi. Suudi Arabistan'ın normalleşme görüşmelerini askıya alması, Ürdün ve Mısır'ın sert açıklamaları, İsrail'in diplomatik manevra alanını daralttı. ABD yönetimi, İsrail'i korumak ile bölgesel istikrarı sağlamak arasında sıkışmış durumda. Kushner'in sözleri, ABD'nin İsrail'e yönelik baskıyı artırarak bir denge kurmaya çalıştığını gösteriyor.
Gazze anlaşması, kırılgan bir ateşkes olsa da, bölgede daha geniş bir çatışmanın önlenmesi açısından kritik. Ancak kalıcı barış için Filistin meselesinin kök nedenlerine eğilinmesi gerektiği belirtiliyor. Kushner'in açıklamaları, ABD'nin pozisyonunu netleştirmesi ve İsrail üzerindeki etkisini kullanması açısından önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Doha saldırısı ve sonrasındaki ateşkes süreci, Türkiye'nin Ortadoğu diplomasisindeki rolünü yeniden gündeme getiriyor. Türkiye, Hamas ile ilişkileri ve Katar'la yakın işbirliği sayesinde ateşkes müzakerelerinde potansiyel bir aktör olarak öne çıkabilir. Ancak İsrail'in izolasyonu ve ABD'nin arabuluculuğu, Türkiye'nin manevra alanını sınırlayabilir. Ankara, Filistin davasına verdiği destekle bölgesel kamuoyunda itibar kazanırken, Batı ile ilişkilerinde denge gözetmek zorunda. Gazze'de kalıcı ateşkes, Türkiye'nin enerji ve ticaret koridorları açısından da kritik. İsrail'in bölgesel izolasyonu, Türkiye'ye yönelik yeni diplomatik açılımların kapısını aralayabilir.