Gazze'nin güneyindeki bir hastanede, monitörlerin bip sesleri ve doktorların fısıltıları arasında, iki minik yenidoğan sessizce yan yana yatıyor. Ancak onları bekleyen tek bir kuvöz var. Yer ve malzeme sıkıntısı çeken hastanede, prematüre bebekler hayatta kalma mücadelesi veriyor. Gazze'nin en küçükleri, hayata son derece güvencesiz bir giriş yapıyor.
Sağlık Sisteminin Çöküşü
Gazze'deki hastaneler, aylardır süren çatışmalar ve abluka nedeniyle tıbbi malzeme, yakıt ve personel açısından kritik seviyede. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, bölgedeki hastanelerin yalnızca bir kısmı kısmen faaliyet gösterebiliyor. Kuvöz gibi hayati cihazların yedek parçaları ve elektrik kesintileri nedeniyle çalıştırılması giderek zorlaşıyor. Yenidoğan yoğun bakım üniteleri, artan hasta yükü altında eziliyor. Doktorlar, iki bebeği aynı kuvöze koymak zorunda kaldıklarını, bunun enfeksiyon riskini artırdığını belirtiyor.
Sağlık Bakanlığı verilerine göre, savaşın başlangıcından bu yana binlerce bebek yeterli bakım alamadan hayatını kaybetti. Prematüre doğum oranları, stres, yetersiz beslenme ve sağlık hizmetlerine erişim zorlukları nedeniyle arttı. Anneler, temiz su ve gıda bulmakta zorlanırken, bebeklerini hastaneye getirmek için günlerce yürümek zorunda kalıyor.
Uluslararası Yardımlar Yetersiz
Uluslararası kuruluşlar, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için çaba sarf ediyor ancak İsrail'in uyguladığı kısıtlamalar nedeniyle yardımlar yetersiz kalıyor. Mısır sınırındaki Refah Kapısı'ndan geçen yardım konvoyları, ihtiyacın çok altında. Hastaneler, jeneratörler için yakıt bulamıyor, ilaç stokları tükenmek üzere. UNICEF, yenidoğan ölümlerindeki artışa dikkat çekerek acil ateşkes çağrısı yapıyor.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Gazze'deki sağlık sisteminin tamamen çökme riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguluyor. Sadece birkaç hastane kısmen çalışıyor ve bu hastaneler de kapasitelerinin çok üzerinde hizmet veriyor. Sağlık çalışanları, sürekli yer değiştirmek zorunda kalıyor ve birçoğu hayatını kaybetti. Bölgedeki tek yenidoğan yoğun bakım ünitesi olan Nasır Hastanesi'nde de durum içler acısı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki insani kriz, Türkiye'nin Orta Doğu politikasında öncelikli bir konu. Türkiye, bölgeye insani yardım göndererek ve diplomatik girişimlerde bulunarak Filistin halkının yanında olduğunu gösteriyor. Ancak İsrail ile ilişkilerin normalleşme süreci ve bölgesel dengeler, Türkiye'nin elini zorlaştırıyor. Gazze'deki sağlık sisteminin çöküşü, Türkiye'nin insani diplomasi çabalarını artırmasını gerektiriyor. Ayrıca, mülteci akını ve bölgesel istikrarsızlık riski, Türkiye'nin güvenlik endişelerini derinleştiriyor. Uluslararası toplumun yetersiz kaldığı bu krizde Türkiye, ateşkes ve yardım koridorlarının açılması için daha fazla baskı yapmalı.