ABD'de göçmen gözetim merkezinde sekiz ay süren açlık grevinin ardından zorla beslenen Kürt asıllı film yönetmeni Gabar Choli, yaşadığı travmayı ilk kez kamuoyuyla paylaştı. Teksas'taki gözaltı sürecinde kendisine uygulanan zorlayıcı tedavinin kendisini psikolojik olarak çökerttiğini belirten Choli, bu uygulamayı 'işkence' olarak nitelendirdi. Choli'nin açıklamaları, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) biriminin göçmenlere yönelik muamelelerine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Gabar Choli'nin yaşadıkları: Sekiz aylık açlık grevi ve zorla besleme süreci
Kürt yönetmen Gabar Choli, 2023 yılının sonlarında ABD'ye sığınma talebinde bulunmak üzere geldiği sırada gözaltına alındı. Teksas eyaletindeki bir ICE gözetim merkezine yerleştirilen Choli, sığınma sürecinin uzaması ve kötü koşulları protesto etmek amacıyla açlık grevine başladı. Ancak yetkililer, sağlık riski gerekçesiyle kendisini zorla beslemeye karar verdi.
Choli, sekiz ay boyunca burundan mideye ince bir tüp yerleştirilerek beslenme solüsyonu verildiğini, bu işlemin her seferinde şiddetli ağrı ve mide bulantısına yol açtığını anlattı. 'Bu yöntem, fiziksel acının ötesinde, beni zihinsel olarak da paramparça etti. Her seferinde kendimi iğdiş edilmiş gibi hissettim, insanlığımı kaybettim' diyen Choli, uygulamanın psikolojik baskı unsuru olarak kullanıldığını öne sürdü.
Avukatları, müvekkilinin açlık grevinin masum bir protesto yöntemi olduğunu, ancak ICE'in orantısız güç kullanarak bu eylemi cezalandırdığını savundu. Choli, ayrıca gözaltı süresince yeterli tıbbi ve psikolojik destek alamadığını, avukatıyla görüşme hakkının da kısıtlandığını iddia etti.
Bölgesel ve küresel boyut: ABD'nin göçmen politikası ve uluslararası tepkiler
Bu olay, ABD'nin göçmen politikalarına yönelik uluslararası eleştirilerin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Özellikle göçmen çocukların ailelerinden ayrılması ve gözetim merkezlerindeki insan hakkı ihlalleri, geçmişte de gündeme gelmişti. Choli'nin davası, insan hakları örgütleri tarafından yakından takip ediliyor; Uluslararası Af Örgütü, zorla beslemenin tıbbi etik kurallarına aykırı olduğunu ve işkence yasağını ihlal ettiğini belirtti.
Kürt diasporası ve insan hakları aktivistleri, Choli'nin serbest bırakılması ve ABD'nin göçmen gözetim sisteminin reforme edilmesi için kampanya başlattı. Avrupa'da bazı siyasetçiler de ABD'nin bu uygulamalarını kınayarak, küresel göç yönetiminin insan haklarına saygılı olması gerektiğini vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu vaka, Türk kamuoyunda göçmen hakları ve uluslararası hukuk açısından önemli bir örnek olarak yankı buldu. Türkiye, uzun süredir Suriyeli mültecilere ev sahipliği yaparken, göçmenlerin korunması konusunda uluslararası standartlara vurgu yapıyor. Bu olay, göçmenlerin gözaltı koşullarının insani olması gerektiğini ve zorla besleme gibi uygulamaların uluslararası hukuka aykırı olduğunu gösteriyor. Türk dış politikası açısından, göçmen haklarının ihlali konusunda ABD'ye yönelik eleştiriler, Türkiye'nin göç konusundaki hassasiyetini uluslararası platformlarda dile getirmesi için bir fırsat sunabilir.