Dünya genelinde nükleer silahlanma harcamaları, 2023 yılında tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Uluslararası kampanya grubu ICAN'ın yayımladığı rapora göre, dokuz nükleer silah sahibi ülke geçen yıl toplam 91 milyar dolar harcadı. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 13'lük bir artışı temsil ediyor ve 2019'daki 72 milyar dolarlık seviyeye kıyasla önemli bir sıçrama anlamına geliyor. Harcamalardaki en büyük pay, 51,5 milyar dolarla ABD'ye ait. ABD'yi 31,7 milyar dolarla Çin, 5,4 milyar dolarla Rusya takip ediyor. İngiltere, Fransa, Hindistan, Pakistan, Kuzey Kore ve İsrail ise listede yer alan diğer ülkeler.
Nükleer cephanelikler modernize ediliyor
Rapora göre, harcamalardaki artışın temel nedeni, mevcut nükleer cephaneliklerin modernizasyonu ve yeni silah sistemlerinin geliştirilmesi. ABD, nükleer üçlüsünü (kara, deniz ve hava tabanlı füzeler) yenilemek için trilyonlarca dolarlık bir program yürütüyor. Çin ise nükleer başlık sayısını hızla artırırken, yeni kıtalararası balistik füzeler ve denizaltılar inşa ediyor. Rusya, Ukrayna savaşına rağmen nükleer modernizasyon programını sürdürüyor ve yeni hipersonik füzeler geliştiriyor. İngiltere ve Fransa da nükleer caydırıcılık kapasitelerini yenileme çalışmalarına devam ediyor. Uzmanlar, bu eğilimin nükleer silahsızlanma çabalarını baltaladığını ve küresel güvenlik risklerini artırdığını belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Harcama artışı, özellikle Kırım'ın ilhakından sonra Avrupa'da yükselen güvenlik endişeleri ve Asya-Pasifik'te artan rekabetle bağlantılı. NATO, nükleer paylaşım düzenlemelerini güçlendirirken, Çin'in Asya'daki nükleer genişlemesi bölgesel bir silahlanma yarışını tetikleyebilir. ICAN raporu, nükleer silahlara harcanan 91 milyar doların, küresel açlık, iklim değişikliği ve sağlık gibi acil sorunların çözümü için kullanılabileceğini vurguluyor. Öte yandan, nükleer silahların kontrolüne yönelik anlaşmaların (New START gibi) zayıflaması, yeni bir silahlanma yarışı endişesini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, NATO'nun nükleer paylaşım politikası kapsamında İncirlik'te ABD nükleer silahlarını barındırmasıyla dolaylı olarak bu tablonun içinde yer alıyor. Artan küresel nükleer harcamalar, Türkiye'nin güvenlik ortamını da etkiliyor: Doğuda İran'ın nükleer programı, kuzeyde Rusya'nın nükleer modernizasyonu ve Batı'da NATO'nun caydırıcılık vurgusu, Türkiye'yi jeostratejik bir kavşakta konumlandırıyor. Ankara'nın hem NATO içinde nükleer caydırıcılığa bağımlılığı azaltma çabaları hem de bölgesel nükleer silahlanmayı engelleme politikaları, bu gelişmeler ışığında daha da önem kazanıyor. Türkiye'nin savunma harcamaları içinde nükleer boyutun ağırlığı artmasa da, caydırıcılık dengesi açısından gelişmeleri yakından takip etmesi bekleniyor.