Küresel emeklilik fonları, yapay zeka (YZ) hisselerindeki yoğunlaşma riski ve 'şişkin' değerlemeler nedeniyle ABD hisse senetlerindeki pozisyonlarını azaltmaya başladı. Dünyanın dört bir yanından kurumsal yatırımcılar, portföylerini çeşitlendirmek için Avrupa, Japonya ve gelişmekte olan piyasalara yöneliyor. Bu hamle, ABD borsalarının küresel piyasalardaki hakimiyetinin sorgulanmasına yol açtı.
YZ Balonu Endişesi ve Portföy Kaymaları
Son yıllarda YZ teknolojilerine olan ilgi, Nvidia, Microsoft, Alphabet ve Meta gibi şirketlerin hisselerini rekor seviyelere taşıdı. Ancak emeklilik fonları, bu hisselerin portföylerinde aşırı ağırlık oluşturduğunu ve olası bir düzeltmede ciddi kayıplar yaşanabileceğini düşünüyor. Özellikle ABD borsalarında işlem gören teknoloji devlerinin toplam piyasa değeri, küresel ekonominin önemli bir bölümünü temsil ediyor. Bu durum, fon yöneticilerini tek bir sektöre veya ülkeye bağımlı kalmaktan kaçınmaya itiyor.
Kanada Emeklilik Planı Yatırım Kurulu (CPPIB), Hollanda merkezli APG ve Japonya Devlet Emeklilik Yatırım Fonu (GPIF) gibi dev fonların, son aylarda ABD hisse ağırlıklarını kademeli olarak azalttığı bildiriliyor. Bu fonlar, getiri arayışını sürdürürken risk yönetimini önceliklendiriyor. Örneğin, Avrupa ve Japonya piyasalarındaki değerlemelerin daha makul olduğu ve çeşitlendirme fırsatı sunduğu belirtiliyor. Gelişmekte olan piyasalar da, özellikle Hindistan ve Brezilya gibi ülkeler, artan ilgiden payını alıyor.
Uzmanlar, YZ hisselerindeki değerlemelerin 'aşırı şişkin' olduğunu ve bu durumun bir balon oluşturduğunu vurguluyor. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikaları da belirsizliği artırıyor. Faiz indirimlerinin gecikmesi, yüksek değerlemeli büyüme hisseleri üzerinde baskı oluşturabilir. Ayrıca, YZ düzenlemelerine yönelik artan politik riskler ve jeopolitik gerilimler de yatırımcıları temkinli olmaya itiyor.
Küresel Piyasalar Üzerindeki Olası Etkiler
Emeklilik fonlarının ABD hisselerinden çıkışı, dolar üzerinde baskı yaratabilir ve ABD tahvil faizlerini yukarı çekebilir. Öte yandan, Avrupa ve Asya borsalarına yönelen sermaye, bu piyasaları destekleyebilir. Ancak bu geçişin kademeli olması ve ani bir satış dalgası yaratmaması bekleniyor. Yine de, YZ hisselerinde keskin bir düşüş yaşanırsa, küresel finansal istikrar riske girebilir. Emeklilik fonlarının bu hamlesi, diğer kurumsal yatırımcılar için de bir sinyal niteliği taşıyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi kuruluşlar, YZ kaynaklı piyasa yoğunlaşmasının finansal kırılganlığı artırdığı uyarısında bulunmuştu. Bu gelişmeler, küresel ekonominin YZ etrafında şekillenen yeni bir döneme girdiğini gösteriyor. Emeklilik fonlarının çeşitlendirme stratejisi, uzun vadeli getiri hedefleriyle uyumlu görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, küresel sermaye akımlarındaki bu değişimden dolaylı olarak etkilenebilir. ABD hisselerinden çıkan fonların bir kısmı gelişmekte olan piyasalara yönelebilir; bu da Türkiye gibi ülkelere kısa vadeli sermaye girişi sağlayabilir. Ancak Türkiye'nin yüksek enflasyon ve jeopolitik riskleri, bu akışın sürekliliğini belirsiz kılıyor. Ayrıca, YZ hisselerindeki bir düzeltme küresel risk iştahını azaltarak Türk varlıkları üzerinde baskı yaratabilir. Türkiye'nin teknoloji ihracatı ve YZ yatırımları ise uzun vadede bu dönüşümden pay alabilir.