Küresel ekonomide bu hafta açıklanan veriler, emtia fiyatlarındaki hareketlilik ve borsalardaki seyir, yatırımcıların odağında yer alıyor. ABD'de enflasyon verileri, Çin'den gelen büyüme sinyalleri ve Avrupa Merkez Bankası'nın para politikası adımları, piyasaların yönünü belirleyen ana unsurlar arasında. Ham petrol fiyatları arz endişeleriyle yükselirken, altın güvenli liman talebiyle değer kazanıyor. Gelişmekte olan ülke para birimleri ise dolar karşısında dalgalı bir seyir izliyor.
Ekonomik Veri Akışı ve Piyasa Tepkileri
ABD'de açıklanan tüketici fiyat endeksi verileri, enflasyonun beklentilerin hafif üzerinde geldiğini gösterdi. Yıllık enflasyon yüzde 3,5 ile tahminleri aşarken, çekirdek enflasyon da yüzde 3,8 olarak gerçekleşti. Bu durum, Fed'in faiz indirimine ne zaman başlayacağı konusundaki belirsizliği artırdı. Piyasalar, ilk faiz indiriminin eylül ayına ertelenebileceğini fiyatlamaya başladı. ABD 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 4,5'in üzerine çıkarken, dolar endeksi 106 seviyesine yükseldi.
Çin'den gelen veriler ise karışık sinyaller veriyor. Mart ayı ihracatı yıllık bazda yüzde 12,4 artışla beklentileri aşarken, ithalat yüzde 6,1 düştü. Bu durum, iç talepteki zayıflığın sürdüğüne işaret ediyor. Çin'in büyüme hedefini tutturabilmesi için daha fazla teşvik gerektiği yorumları yapılıyor. Emtia fiyatlarında ise bakır, Çin talebindeki toparlanma beklentisiyle 9.500 dolar/ton seviyesinin üzerine çıkarak son iki yılın zirvesine yaklaştı.
Emtia Piyasaları ve Jeopolitik Riskler
Ham petrol fiyatları, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin etkisiyle yükselişini sürdürüyor. Brent petrol varil fiyatı 90 dolar seviyesinin üzerinde dengelenirken, arz kesintisi endişeleri fiyatları destekliyor. OPEC+'ın üretim kısıntılarını sürdürmesi ve bazı ülkelerdeki üretim kayıpları, arzın sıkı kalmasına neden oluyor. Altın ise jeopolitik riskler ve merkez bankalarının alımlarıyla 2.400 dolar/ons seviyesini test ederek rekor kırmaya devam ediyor. Gümüş de altındaki yükselişe paralel olarak 29 dolar/ons seviyesine ulaştı.
Tarım emtialarında ise buğday, arz sorunları ve hava koşulları nedeniyle yükselişte. Rusya ve Ukrayna'daki çatışmaların ihracatı etkilemesi, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Mısır ve soya fasulyesinde ise Güney Amerika hasadının beklentileri karşılaması fiyatları sınırladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel piyasalardaki bu gelişmeler Türkiye ekonomisini doğrudan etkiliyor. Yüksek petrol fiyatları, Türkiye'nin enerji ithalatı maliyetini artırarak cari açığı büyütüyor. Altındaki rekor seviyeler ise yurt içinde altına olan talebi canlı tutarken, enflasyonist baskıları da tetikliyor. ABD faizlerinin yüksek kalması, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışını hızlandırabilir ve TL üzerinde baskı oluşturabilir. Ancak Türkiye'nin uyguladığı sıkı para politikası ve rezerv birikimi, bu etkileri sınırlamada önemli rol oynuyor. Çin'deki toparlanma ise Türkiye'nin ihracatı için pozitif bir sinyal olarak değerlendirilebilir.