İran, Basra Körfezi'ndeki stratejik Hürmüz Boğazı'nda "sükunet sağlanana kadar" askeri saldırılarına devam edeceğini duyurdu. Tahran yönetiminin bu açıklaması, bölgede son günlerde tırmanan gerilimin ardından geldi ve küresel enerji piyasalarında endişeye yol açtı. İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Alirıza Tangsiri, yaptığı yazılı açıklamada, "Hürmüz Boğazı'nın güvenliği bizim için kırmızı çizgidir. Bölgede istikrar sağlanana kadar meşru müdafaa hakkımızı kullanmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Gerilimin arka planı ve tırmanma nedenleri
Son haftalarda Basra Körfezi'nde artan askeri faaliyetler, İran ile ABD ve müttefikleri arasındaki gerilimi yeniden alevlendirdi. Geçtiğimiz hafta, Birleşik Arap Emirlikleri açıklarında bir ticari gemiye düzenlenen saldırıdan İran destekli gruplar sorumlu tutulmuştu. Washington yönetimi, bölgeye ek askeri sevkiyat yaparak tepki gösterdi. İran ise bu hamleleri "provokasyon" olarak nitelendiriyor. Tuğamiral Tangsiri, "Yabancı güçlerin bölgedeki varlığı istikrarsızlığı artırıyor. Biz sadece kendi egemenlik haklarımızı koruyoruz" dedi.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği kritik bir su yolu. İran'ın boğazı kapatma tehditleri daha önce de gündeme gelmişti. Tahran, 2019'da bir İngiliz tankerine el koymasının ardından benzer bir dil kullanmıştı. Bu kez ise doğrudan askeri saldırılara atıfta bulunulması, durumun ciddiyetini gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran'ın bu açıklaması, Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkelerinde alarm yarattı. Riyad yönetimi, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin uluslararası toplumun sorumluluğu olduğunu vurgularken, Abu Dabi de bölgede tansiyonun düşürülmesi çağrısı yaptı. Öte yandan, Irak ve Katar gibi ülkeler arabuluculuk girişimlerini hızlandırdı.
Küresel enerji piyasaları, İran'dan gelen haberle sarsıldı. Brent petrol fiyatı yüzde 4'ün üzerinde yükselerek varil başına 82 doları aştı. Analistler, boğazda yaşanacak herhangi bir aksamanın petrol fiyatlarını 100 doların üzerine taşıyabileceği uyarısında bulunuyor. ABD Enerji Bakanlığı, stratejik petrol rezervlerini kullanmaya hazır olduklarını açıklarken, Avrupa Birliği de diplomatik çözüm için devrede olduğunu duyurdu.
Uluslararası Deniz Ticareti Odası (ICS), gemilerin bölgede seyir güvenliği için ek önlemler almasını istedi. Bazı nakliye şirketleri, rotalarını Umman Denizi üzerinden değiştirmeyi değerlendirdiklerini belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, Türkiye'yi hem enerji arzı hem de bölgesel güvenlik açısından yakından ilgilendiriyor. Türkiye, petrol ihtiyacının önemli bir kısmını Irak ve Rusya'dan karşılasa da, Küresel enerji fiyatlarındaki artış doğrudan cari açığı ve enflasyonu etkileme potansiyeline sahip. Ayrıca, İran ile sınır komşusu olan Türkiye, Tahran-Ankara hattındaki ticaretin sekteye uğramasından endişe ediyor. Dışişleri Bakanlığı'nın bölgede diplomasiyi önceleyen açıklamaları, Ankara'nın krizin yayılmasını istemediğini gösteriyor. Türkiye, bir yandan NATO müttefiki olarak ittifakın bölgedeki varlığını desteklerken, diğer yandan İran'la diyaloğu sürdürme çabasında. Bu dengeli yaklaşım, Türkiye'nin hem enerji güvenliğini hem de bölgesel istikrarı koruma stratejisinin bir parçası.