İklim değişikliğinin yol açtığı kuraklık ve seller, Somali'de milyonlarca insanı evlerini terk etmek zorunda bıraktı. Ülkenin kırsal bölgelerinden kaçan 6,5 milyondan fazla kişi, başkent Mogadişu'daki kamplarda hayatta kalmaya çalışıyor. Ancak bu kamplar, onları bekleyen yeni bir trajedinin başlangıcı oldu: açlık ve yoksulluk. Zeyneb İbrahim, üç yıl boyunca kasabasının yavaş yavaş yok oluşunu izledi. Kuraklık, su kaynaklarını kuruttu, hayvanlar telef oldu, toprak çoraklaştı. Sonunda, ailesiyle birlikte yürüyerek Mogadişu'ya ulaştı. Ama burada da huzur bulamadı.
Yardım kesintileri ve çatışmalar krizi derinleştiriyor
Birleşmiş Milletler verilerine göre, Somali nüfusunun yaklaşık yarısı (6,5 milyon kişi) şiddetli açlıkla karşı karşıya. Bu rakam, geçtiğimiz yıla göre yüzde 20 arttı. Krizin temel nedenleri arasında, üst üste dört yıl süren başarısız yağış mevsimleri, ani seller ve El Nino etkisi yer alıyor. Ancak uzmanlar, insani yardımdaki kesintilerin de durumu daha da kötüleştirdiğini vurguluyor. Dünya Gıda Programı (WFP), fon yetersizliği nedeniyle 2023'te bir milyondan fazla kişiye gıda yardımını askıya almak zorunda kaldı. Bu durum, halihazırda yerinden edilmiş aileler için tam bir felaket anlamına geliyor.
Mogadişu çevresindeki kamplarda yaşayanlar, günde bir öğün yemek bulmanın bile lüks olduğunu söylüyor. Çadır kentlerde hijyen koşulları yetersiz, temiz suya erişim sınırlı. Çatışma bölgelerinden kaçanlar, El Şebab militanlarının kontrolündeki alanlardan gelenlerle birlikte kampların nüfusu sürekli artıyor. Yardım kuruluşları, mevcut kaynakların bu kadar büyük bir krizi karşılamaya yetmediğini belirtiyor.
Küresel iklim krizinin yerel yansımaları
Somali, küresel iklim değişikliğinden en az sorumlu olan ancak en ağır bedelini ödeyen ülkelerden biri. Afrika Boynuzu, son on yılda sıcaklık artışı ve düzensiz yağış rejimi nedeniyle kuraklık ve seller arasında gidip geliyor. Bu durum, tarım ve hayvancılıkla geçinen toplulukları doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin bu tür aşırı hava olaylarını daha sık ve şiddetli hale getirdiği konusunda uyarıyor. Somali'deki kriz, aynı zamanda küresel gıda sisteminin kırılganlığını da gözler önüne seriyor. Dünya genelinde artan gıda fiyatları ve tedarik zincirindeki aksamalar, yardıma muhtaç ülkeleri daha da savunmasız hale getiriyor.
Uluslararası toplum, Somali'deki insani krize acil müdahale çağrısı yapıyor. Ancak mevcut yardım akışı, ihtiyaçların çok gerisinde. Birleşmiş Milletler, 2024 için 2,6 milyar dolarlık yardım çağrısında bulundu, ancak finansmanın yalnızca yüzde 30'u karşılandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Somali, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki en önemli müttefiklerinden biridir. Türkiye, 2011'den bu yana Somali'ye kapsamlı insani ve kalkınma yardımı sağlamakta, Mogadişu'daki büyükelçiliği ve askeri üssü ile bölgede aktif bir rol oynamaktadır. Bu kriz, Türkiye'nin yardım politikalarını ve bölgesel nüfuzunu test eden bir sınav niteliğindedir. Kuraklık ve kıtlık, Somali'deki istikrarı tehdit ederken, Türkiye'nin insani yardım kuruluşları (TİKA, AFAD, Kızılay) sahada faaliyet göstermektedir. Türkiye'nin bu krize yanıtı, Afrika'daki yumuşak gücünü ve müttefiklik ilişkisini güçlendirebilir. Ayrıca, iklim değişikliğine bağlı göç dalgalarının bölgesel güvenliğe etkisi, Türkiye'nin dolaylı olarak ilgisini çekmektedir.