Küba'nın ABD Büyükelçisi, eski Başkan Donald Trump döneminde Kübalı liderlere uygulanan yaptırımların, aslında adaya yönelik olası bir askeri müdahale için bahane oluşturduğunu iddia etti. Büyükelçi, bu durumu 'bombasız bir savaş' olarak nitelendirerek, Washington'un Havana'ya yönelik baskısının arttığına dikkat çekti. Açıklama, iki ülke arasındaki gerilimin yeniden tırmandığı bir dönemde geldi.
Arka plan: Trump döneminde Küba politikası
Trump yönetimi, 2017'de göreve başlamasından kısa süre sonra selefi Barack Obama'nın Küba'ya yönelik açılım politikasını tersine çevirmişti. Trump, Obama'nın 2014'te başlattığı tarihi normalleşme sürecini durdurarak, seyahat kısıtlamalarını sıkılaştırmış, para havalelerini sınırlamış ve adaya yönelik ekonomik yaptırımları yeniden yürürlüğe koymuştu. Ayrıca Trump yönetimi, 1959 devriminden bu yana Küba'yı yöneten Castro kardeşler başta olmak üzere onlarca Kübalı yetkiliye yaptırım uygulamıştı.
Küba'nın Washington Büyükelçisi José Ramón Cabañas Rodríguez, yaptığı bir konuşmada bu yaptırımların sadece ekonomik bir baskı aracı olmadığını, aynı zamanda askeri müdahale için zemin hazırladığını savundu. Cabañas, 'Trump yönetimi, Küba hükümetini istikrarsızlaştırmak ve halkı ayaklandırmak için bir dizi yaptırım uyguladı. Bu yaptırımlar, aslında daha büyük bir planın parçası: askeri müdahale için bahane yaratmak' dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Küba'nın bu iddiası, ABD'nin Latin Amerika politikasında yeni bir tartışma başlattı. Uzmanlar, Washington'un bölgedeki askeri varlığını artırdığına ve Küba'ya yönelik söylemini sertleştirdiğine dikkat çekiyor. Öte yandan, Küba'nın müttefikleri olan Venezuela, Rusya ve Çin, ABD'nin adaya yönelik baskısını kınarken, Meksika ve Brezilya gibi ülkeler daha temkinli bir tutum sergiliyor.
Küba Dışişleri Bakanlığı, Trump döneminde uygulanan yaptırımların Küba ekonomisine yıllık milyarlarca dolar zarar verdiğini belirtiyor. Küba hükümeti, bu yaptırımların halkın yaşam koşullarını kötüleştirdiğini ve bunun da sosyal huzursuzluğa yol açabileceğini vurguluyor. Büyükelçi Cabañas, 'Bu bir savaş olmasa da, bombalar olmadan yürütülen bir savaş. Ekonomik ambargo, diplomatik izolasyon ve medya kampanyalarıyla Küba halkı hedef alınıyor' dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küba'ya yönelik artan ABD baskısı, Türkiye'nin Latin Amerika politikasını doğrudan etkilemese de, bölgesel dengeler açısından dolaylı sonuçlar doğurabilir. Türkiye, son yıllarda Küba ve diğer Karayip ülkeleriyle ticari ve diplomatik ilişkilerini geliştirmeye çalışmaktadır. ABD'nin Küba'ya yönelik yaptırımlarını sıkılaştırması, Türkiye'nin bu ülkelerle ticaretini ve yatırımlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, bu gelişme uluslararası hukuk ve egemenlik ilkeleri açısından Türkiye'nin benzer durumlardaki duruşuyla ilgili bir örnek teşkil edebilir.