Küba, ABD'nin neredeyse beş aydır sürdürdüğü petrol ambargosu altında ekonomik çöküşle boğuşurken, Dünya Kupası'nın Miami'de oynanacak maçlarının ABD'nin askeri tehditlerine karşı kısa bir soluk olmasını umuyor. Ancak Havana yönetimi, olası bir ABD askeri müdahalesine karşı en kötü senaryoya hazırlanıyor. Adadaki yetkililer, ABD'nin savaş söylemlerini ve yakın bölgelerdeki askeri yığınağı endişeyle izliyor. Küba halkı, sporun birleştirici gücünün geçici bir barış getirmesini dilerken, ordu ve hükümet savunma mekanizmalarını devreye sokmuş durumda.
ABD ambargosu ve askeri baskı
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Küba'ya yönelik yaptırımları son aylarda sertleştirdi. Adanın temel ihtiyaç maddelerine erişimini kısıtlayan petrol ambargosu, Küba ekonomisini felç noktasına getirdi. Akaryakıt kıtlığı nedeniyle ulaşım, enerji üretimi ve gıda dağıtımı ciddi sekteye uğradı. Öte yandan ABD, Guantanamo Üssü'nden yapılan askeri tatbikatları artırdı ve Florida kıyılarında savaş gemileri konuşlandırdı. Bu durum, Küba'yı 1962 füze krizinden bu yana en büyük askeri tehditle karşı karşıya bırakıyor. Havana, ABD'nin Küba'ya yönelik 'sabır sınırını aştığı' uyarılarında bulunuyor.
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez, ABD'nin Küba'ya karşı 'savaş politikası' izlediğini belirterek, uluslararası topluma yardım çağrısı yaptı. Özellikle Latin Amerika ülkelerinden destek bekleyen Küba, Birleşmiş Milletler'de ambargonun kaldırılması için oylama talep etti. Ancak ABD'nin veto gücü nedeniyle somut bir sonuç alınamadı.
Dünya Kupası'nın gölgesindeki gerilim
FIFA Dünya Kupası, ABD'nin ev sahipliğinde Orlando, Miami ve diğer kentlerde düzenleniyor. Miami'deki maçlar, yoğun Küba kökenli nüfus nedeniyle ayrı bir önem taşıyor. Küba hükümeti, ABD'nin bu maçları 'provokasyon' amaçlı kullanabileceğinden endişe ediyor. Bazı Kübalı muhalif grupların Miami'de düzenleyeceği gösterilerin, ABD-Küba ilişkilerini daha da germesi bekleniyor. Öte yandan Küba, Dünya Kupası boyunca askeri tatbikatları durdurduğunu ve ABD'ye karşı herhangi bir düşmanca eylemden kaçınacağını duyurdu. Ancak Washington'un spor etkinliklerini siyasi bir araç olarak kullanma geçmişi, Havana'yı tedirgin ediyor.
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, Dünya Kupası'nın 'barışçıl bir rekabet' olması gerektiğini vurgularken, Küba halkının maçları izleyebilmesi için geçici internet erişimi sağladı. Yine de halkın büyük bir kısmı, ekonomik kriz ve ambargo nedeniyle maçları stadyumda izleme şansına sahip değil. Miami'deki maç biletlerinin fiyatı, Küba'da ortalama bir aylık maaşın katbekat üzerinde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD'nin Latin Amerika'da artan askeri ve ekonomik baskısını gösteriyor. Türkiye, Küba ile tarihsel olarak dostane ilişkilere sahip olmasa da, bölgedeki istikrarsızlık küresel enerji ve ticaret yollarını etkileyebilir. Ayrıca ABD'nin tek taraflı yaptırımları, Türkiye'nin de karşı karşıya kaldığı CAATSA benzeri yaptırımlarla paralellik taşıyor. Ankara, uluslararası hukuka aykırı bu tür uygulamalara karşı Birleşmiş Milletler nezdinde sesini yükseltirken, Küba örneği benzer mağduriyetlerin altını çiziyor. Türkiye, Latin Amerika'da artan Çin ve Rusya nüfuzu karşısında ABD'nin müdahaleci politikalarının bölgesel dengeleri bozmaması için diplomasiyi önemsemeli.