Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, ABD yönetiminin ülkesine yönelik üç aşamalı bir strateji izlediğini açıkladı. Diaz-Canel, “ABD üç senaryo üzerinde bahis oynuyor. Bunlardan biri, ekonomik boğma yoluyla toplumsal huzursuzluk çıkarmak ve ardından insani yardım bahanesiyle müdahale etmek” dedi. Küba lideri, ABD yaptırımlarının amacının rejim değişikliği olduğunu vurgulayarak, ülkesinin bu oyunlara karşı dirençli olduğunu belirtti.
Ekonomik abluka ve insani kriz
Diaz-Canel'in açıklamaları, ABD'nin 1962'den bu yana uyguladığı ekonomik ablukanın son dönemde daha da sertleştiği bir döneme denk geldi. Trump döneminde artırılan yaptırımlar, Biden yönetimi altında büyük ölçüde devam ettirildi. Küba, pandemi döneminde turizm gelirlerinin düşmesi, artan gıda ve ilaç fiyatları ve yaptırımların etkisiyle derin bir ekonomik kriz yaşıyor. Ülkede temel ihtiyaç maddelerinde kıtlık ve sık sık elektrik kesintileri yaşanıyor. ABD ise bu durumu insan hakları ihlalleri ve demokrasi eksikliğine bağlıyor, ancak Küba yönetimi tüm sorunların kaynağının ABD ambargosu olduğunu savunuyor.
Diaz-Canel, ABD'nin ikinci senaryosunun, ekonomik sıkıntıları kullanarak halkı sokağa dökmek olduğunu söyledi. 2021 yılında yaşanan büyük protestoların ardından hükümet, muhalifleri bastırmış ve internet erişimini kısıtlamıştı. Küba yönetimi, ABD'nin sosyal medya üzerinden muhalefeti örgütlediğini ve “renkli devrim” senaryolarını uygulamaya çalıştığını iddia ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Küba'nın uyarıları, sadece iki ülke arasındaki gerilimi değil, aynı zamanda Latin Amerika'daki siyasi dengeleri de ilgilendiriyor. Venezuela, Nikaragua ve Bolivya gibi sol eğilimli hükümetler, Küba'nın yanında yer alırken, ABD'nin bölgedeki nüfuzu azalıyor. Çin ve Rusya, Küba'ya ekonomik ve askeri destek sağlayarak ABD'ye karşı bir denge unsuru oluşturuyor. Diaz-Canel'in açıklamaları, Soğuk Savaş dönemini andıran bir kutuplaşmayı işaret ediyor. Küba, uluslararası platformlarda ABD ambargosunun kaldırılması için kampanya yürütüyor, ancak ABD Kongresi'ndeki güçlü Küba karşıtı lobi nedeniyle somut bir ilerleme kaydedilemiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küba'nın ABD'ye yönelik bu suçlamaları, Türkiye'nin de benzer yaptırım ve baskılarla karşı karşıya kaldığı bir döneme denk geliyor. Türkiye, ABD'nin CAATSA yaptırımları ve Doğu Akdeniz'deki gerilimler nedeniyle benzer bir “ekonomik boğma” sürecinden geçiyor. Ayrıca, Türkiye'nin Küba ile diplomatik ve ticari ilişkileri sınırlı olmakla birlikte, her iki ülke de ABD'nin rejim değişikliği politikalarına karşı direnç gösteriyor. Bu gelişme, Türkiye'nin çok kutuplu dünyada alternatif ittifaklar arayışını ve ABD'nin küresel baskı araçlarını yeniden değerlendirmesine neden olabilir.