Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, pazartesi günü yaptığı açıklamada, İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın görevden ayrılmasının, Moskova'nın “Londra'nın düşmanca tutumu” olarak nitelendirdiği politikayı değiştirmesinin beklenmediğini söyledi. Starmer, Ukrayna'ya güçlü desteğiyle bilinen bir lider olarak Rusya ile ilişkilerde sert bir çizgi izlemişti. Peskov, “Mevcut siyasi yapı içinde İngiltere'nin Rusya'ya yönelik temelde düşmanca yaklaşımının değişeceğini düşünmek için bir neden görmüyoruz” ifadelerini kullandı. Açıklama, Starmer'ın istifasının ardından İngiltere'de başlayan yeni liderlik sürecine ilişkin değerlendirmelerin bir parçası olarak geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Keir Starmer, Temmuz 2024'te yapılan genel seçimlerde İşçi Partisi'nin ezici zaferinin ardından başbakan olmuştu. Ukrayna'ya askeri ve mali destek sağlayan Batı ittifakının önde gelen isimlerinden biriydi. Rusya'nın Ukrayna'yı işgaline karşı en sert yanıt veren liderler arasında yer alan Starmer, Kiev'e uzun menzilli füzelerin tedarik edilmesi ve Rusya'ya yönelik yaptırımların genişletilmesi yönünde adımlar atmıştı. Kremlin, Starmer'ın istifasının ardından “Politikaların kişisel değişimlerden etkilenmeyeceği” yönündeki tutumunu net bir şekilde ortaya koydu. Diplomatik kaynaklar, Moskova'nın İngiliz dış politikasının süreklilik arz ettiğini ve yeni liderle birlikte iki ülke arasındaki derin gerilimin kolayca düzelmeyeceğini değerlendirdiği yorumunda bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rusya-İngiltere ilişkileri, son yıllarda casusluk skandalları, kimyasal silah kullanımı iddiaları ve Ukrayna savaşı nedeniyle en düşük seviyeye inmiş durumda. Starmer'ın halefinin kim olacağı ve Ukrayna konusunda nasıl bir politika izleyeceği merak konusu. İngiltere, geleneksel olarak Ukrayna'nın en sadık destekçilerinden biri olarak öne çıkarken, Moskova bu desteğin süreceğini öngörüyor. Uzmanlar, İngiltere'nin dış politikasının kişisel değişikliklerden ziyade kurumsal bürokrasi ve kamuoyu baskısıyla şekillendiğini belirtiyor. Bu nedenle Kremlin'in açıklamaları, iki ülke arasında yakın vadede bir yakınlaşma beklenmediği anlamına geliyor. Öte yandan, Starmer'ın liderliğinin sona ermesi, Avrupa'daki siyasi dengeleri de etkileyebilir; zira Fransa ve Almanya ile birlikte Ukrayna'ya verilen desteğin azalmaması için çaba harcayan bir aktörün sahneyi terk etmesi, bir boşluk oluşturabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna-Rusya savaşında taraflarla dengeli ilişkiler yürüten bir arabulucu olarak öne çıkıyor. İngiltere'nin Rusya'ya yönelik sert tutumunu sürdürmesi ve Starmer'ın gidişinin bu politikayı değiştirmemesi, Türkiye'nin bölgesel denge politikasını doğrudan etkilemese de, Batı-Rusya geriliminin devamı anlamına geliyor. Bu da Karadeniz'deki güvenlik risklerini ve ticaret yollarındaki belirsizliği sürdürebilir. Türkiye, hem NATO üyesi olarak ittifakın Ukrayna politikasına uyum sağlamakta hem de Moskova ile diyaloğunu korumaktadır. Bu nedenle Ankara, Londra-Moskova hattındaki gerilimin tırmanmamasından yana bir duruş sergilemektedir.