Bloomberg Money programına konuk olan The Points Guy kurucusu ve 'How to Win at Travel' kitabının yazarı Brian Kelly, kredi kartı puanlarının tüketiciler için 'kaybeden bir strateji' olduğunu söyledi. Kelly, Scarlet Fu ve Tom Keene ile yaptığı söyleşide, seyahat puanları ve nakit iade (cashback) arasında doğru seçimi yapmanın önemine dikkat çekti. Kelly, özellikle yıllık ücretli kartlarda puanların cazip görünse de, harcama alışkanlıklarına uygun olmayan kartların uzun vadede zarar getirdiğini vurguladı.
Puanların Cazibesi ve Gizli Maliyetleri
Brian Kelly, kredi kartı puanlarının 'kaybeden strateji' olarak nitelendirilmesinin nedenini, birçok tüketicinin puan toplamak için gereğinden fazla harcama yapması ve yıllık ücretleri geri kazanmak için ekstra çaba sarf etmesi olarak açıkladı. Ona göre, eğer bir kartın sunduğu puanlar, kullanıcının doğal harcama düzenine uymuyorsa, o kart sadece maliyet yaratıyor. Kelly, 'Puanlar sizi daha fazla harcamaya teşvik ediyorsa, aslında kaybediyorsunuz' diyerek, tüketicilerin kendi finansal alışkanlıklarını iyi analiz etmeleri gerektiğini belirtti.
Programda ayrıca, cashback kartlarının daha basit ve öngörülebilir bir getiri sağladığı, ancak seyahat puanlarının esnek kullanım ve transfer ortakları sayesinde daha yüksek değer sunabileceği tartışıldı. Kelly, 'Eğer düzenli olarak seyahat ediyorsanız ve puanları doğru şekilde kullanmayı biliyorsanız, seyahat kartları kazançlı olabilir. Ancak yılda bir kez tatil yapan biriyseniz, cashback kartı çok daha mantıklı' dedi.
Kelly, ayrıca kredi kartı şirketlerinin sunduğu promosyonların ve bonusların, tüketiciyi yanıltıcı olabileceğini, bu nedenle küçük yazıları dikkatlice okumak gerektiğini ekledi. Özellikle 'hoş geldin bonusu' için belirli bir harcama limitini karşılamak zorunda kalan kullanıcıların, gereksiz harcamalara yönelebildiğini belirtti.
Puan Enflasyonu ve Değer Kaybı
Brian Kelly, son yıllarda havayolu ve otel puanlarının değer kaybettiğini, buna 'puan enflasyonu' dendiğini hatırlattı. Havayollarının puanları daha yüksek mil sayısıyla değiştirilebilir hale getirmesi, otel zincirlerinin ise ödül geceleri için gereken puanları artırması, tüketicinin biriktirdiği puanların satın alma gücünü düşürüyor. Kelly, 'Bugün 25.000 mil ile alabileceğiniz bir uçak bileti, yarın 35.000 mil isteyebilir. Bu yüzden puanları biriktirirken değil, harcarken akıllı olmalısınız' ifadelerini kullandı.
Ayrıca, Covid-19 pandemisi sonrası seyahat talebinin artmasıyla birlikte, ödül koltuklarının bulunmasının zorlaştığını ve esnek tarih seçeneklerinin azaldığını belirtti. Kelly, 'Puanlarınızı kullanmak için doğru zamanı beklemek yerine, iyi bir fırsat gördüğünüzde hemen kullanın' tavsiyesinde bulundu.
Cashback mi, Puan mı?
Programda, cashback kartlarının avantajları da ele alındı. Kelly, cashback kartlarının daha düşük yıllık ücretlerle veya ücretsiz olarak sunulduğunu, herhangi bir harcama kategorisinde ekstra çaba gerektirmeden nakit iade sağladığını söyledi. Özellikle düzenli seyahat etmeyen, ancak günlük harcamalarından birikim yapmak isteyenler için cashback'in ideal olduğunu vurguladı. Ancak, cashback oranlarının genellikle %1-2 arasında kaldığını, seyahat puanlarının ise doğru kullanıldığında %5 veya daha fazla değer sağlayabildiğini belirtti. Bu nedenle, tüketicinin kendi harcama profiline göre karar vermesi gerektiğini söyledi.
Kelly, ayrıca kredi kartı borcunun yüksek faiz oranlarına dikkat çekerek, 'Eğer kart borcunuzu tamamen ödeyemiyorsanız, puan veya cashback peşinde koşmak anlamsız. Önce borcunuzu kapatın' dedi. Yüksek faizli borçların, kazanılan her türlü ödülü götürdüğünü ekledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kredi kartı ödül programları, küresel ölçekte büyük bir pazar haline gelmiş durumda. ABD'de tüketiciler her yıl milyarlarca dolar değerinde puan ve cashback biriktiriyor. Ancak bu durum, tüketici davranışlarını şekillendirerek harcama alışkanlıklarını etkiliyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, kredi kartı kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte benzer ödül programları görülmeye başlandı. Türkiye'de de bankalar çeşitli puan ve cashback programları sunuyor, ancak enflasyonist ortamda puanların değeri hızla eriyebiliyor. Bu nedenle Türk tüketiciler için cashback veya anında indirim sağlayan kartlar daha cazip olabilir. Ayrıca, yurt dışı seyahatlerde kullanılan puanların döviz kuru dalgalanmalarından etkilenmesi, riskleri artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brian Kelly'nin uyarıları, Türkiye'deki kredi kartı kullanıcıları için de geçerli. Yüksek enflasyon ortamında puanların değeri hızla düşerken, cashback veya anında indirim sağlayan kartlar daha somut bir getiri sunuyor. Türkiye'de bankaların sunduğu puan programları genellikle anlaşmalı işyerlerinde harcama gerektiriyor ve bu da tüketiciyi gereksiz harcamaya teşvik edebiliyor. Ayrıca, yurt dışı seyahatlerde kullanılan mil puanları, döviz kuru dalgalanmaları nedeniyle ek risk taşıyor. Türk tüketicilerin, kart seçiminde yıllık ücretleri ve harcama alışkanlıklarını dikkate alması, borçlanmadan kaçınması büyük önem taşıyor. Ekonomik belirsizlik dönemlerinde nakit akışını korumak, puan biriktirmekten daha öncelikli olmalı.