Birleşik Krallık harcama denetim kurumu National Audit Office (NAO), Kraliyet Ailesi'nin konut kullanımına ilişkin en kapsamlı raporunu yayımladı. Raporda, Kral 3. Charles'ın gözden düşmüş küçük kardeşi Prens Andrew'un 10 farklı mülk için kira sözleşmesi bulunduğu, bunlardan 3'ünü başkalarına alt kiraya verdiği belirtildi. Andrew, Windsor'daki Royal Lodge malikanesinde, sembolik bir bedel olan 'biberlik kirası' olarak bilinen yıllık 1 sterlinlik kira karşılığında oturuyor. Raporda ayrıca Kral Charles'ın, Andrew'un iki kızı Beatrice ve Eugenie için, St James Sarayı'ndaki dairelerinin kirasını cebinden ödediği de ortaya çıktı.
Andrew'un mülk imparatorluğu ve 'biberlik kirası'
Prens Andrew, 2003 yılında Kraliyet Mülkiyet Dairesi'nden (Crown Estate) 75 yıllığına kiraladığı Royal Lodge'da yaşıyor. Bu mülk için ödediği yıllık 1 sterlinlik kira, İngiliz gayrimenkul jargonunda 'peppercorn rent' yani 'biberlik kirası' olarak adlandırılıyor. NAO raporu, Andrew'un ayrıca 9 ek mülk için daha kira sözleşmesi imzaladığını, bu mülklerden 3'ünü üçüncü kişilere kiralayarak gelir elde ettiğini gösterdi. Rapor, bu uygulamanın Kraliyet'in konut varlıklarının yönetiminde şeffaflık eksikliğini ortaya koyduğunu vurguluyor.
Kral 3. Charles'ın kardeşine sağladığı bu ayrıcalıklı muamele, özellikle Andrew'un Jeffrey Epstein skandalı nedeniyle kamu görevlerinden çekilmek zorunda kalmasının ardından tepki çekiyor. 2022'de Epstein ile olan dostluğu ve genç bir kadına cinsel istismarda bulunduğu iddiaları üzerine kraliyet görevlerinden alınan Andrew, hala kamu fonlarından yararlanmaya devam ediyor.
Monarşinin konut harcamaları mercek altında
NAO raporu, Kraliyet Ailesi'nin konut kullanımına ilişkin daha önce hiç bu kadar detaylı bir inceleme yapılmadığını belirtiyor. Raporda, Kraliyet'in sahip olduğu ve kiraladığı toplam 42 mülk incelendi. Bu mülklerin bakım ve onarım masraflarının yıllık 50 milyon sterlini bulduğu tahmin ediliyor. Özellikle Buckingham Sarayı'nın 10 yıllık renovasyon programı kapsamında 369 milyon sterlin harcanması planlanıyor.
Rapor, Kraliyet Ailesi'nin konut harcamalarının şeffaflığı konusunda parlamentoda uzun süredir devam eden tartışmaları alevlendirdi. Muhalefet milletvekilleri, özellikle Prens Andrew'a sağlanan ayrıcalıkların, monarşinin kamuoyu nezdindeki itibarını zedelediğini savunuyor. NAO raporu, Kraliyet'in konut varlıklarının yönetiminde daha sıkı denetim ve hesap verebilirlik mekanizmaları oluşturulması çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, monarşilerde ve otoriter rejimlerde kamu kaynaklarının yönetimine ilişkin önemli bir ders niteliği taşıyor. Birleşik Krallık gibi köklü bir demokraside bile kraliyet ailesinin harcamalarının denetlenmesi ve şeffaflık talebi, Türkiye'deki benzer kurumlar için de örnek teşkil edebilir. Ayrıca, sembolik kira uygulamalarının ve aile üyelerine sağlanan ayrıcalıkların sorgulanması, küresel çapta yolsuzlukla mücadele ve hesap verebilirlik standartlarının önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Türkiye'nin Avrupa Birliği sürecinde şeffaflık ve iyi yönetişim ilkelerini benimsemesi açısından bu tür raporlar referans olarak kullanılabilir.