Avustralya'da Albanese hükümeti, çokuluslu madencilik şirketlerine sağlanan yakıt vergisi kredisini geri çekme yönündeki baskılara rağmen yeni kömür madenlerine onay verdi. The Guardian'ın analizine göre, bu kararın bütçeye maliyeti milyarlarca doları bulacak. Kömür devleri, mevcut teşvik mekanizmaları sayesinde önümüzdeki yıllarda milyarlarca dolar daha sübvansiyon alacak. Hükümet, iklim taahhütleri ile ekonomik çıkarlar arasında sıkışmış durumda.
Albanese hükümeti iklim sözleri ile gerçekler arasında
Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, seçim kampanyasında iklim değişikliğiyle mücadele konusunda iddialı hedefler belirlemişti. Ancak göreve geldikten sonra, kömür ve gaz endüstrisinin güçlü lobi faaliyetleriyle karşı karşıya kaldı. Hükümet, bir yandan emisyonları azaltma sözü verirken diğer yandan yeni fosil yakıt projelerine onay vermeye devam ediyor.
Son olarak, Queensland'deki iki büyük kömür madeni projesine yeşil ışık yakıldı. Bu projeler, yıllık milyonlarca ton kömür üretecek ve önemli miktarda sera gazı emisyonuna yol açacak. Hükümet yetkilileri, bu madenlerin istihdam yaratacağını ve ekonomik büyümeye katkı sağlayacağını savunuyor. Ancak çevre örgütleri, bu kararın iklim kriziyle mücadele çabalarını baltaladığını belirtiyor.
Yakıt vergisi kredisi: bütçede büyük delik
Analistler, hükümetin madencilere sağladığı yakıt vergisi kredisinin yıllık maliyetinin 3 milyar Avustralya dolarını aştığını hesaplıyor. Bu teşvik, özellikle büyük kömür ve gaz şirketlerinin operasyonel maliyetlerini düşürüyor. Hükümet, bu sübvansiyonu kaldırmanın enflasyonu artırabileceği ve madencilik sektöründe iş kayıplarına yol açabileceği gerekçesiyle adım atmaktan kaçınıyor.
Muhalefet partileri ve çevre grupları ise, hükümeti iklim vaatlerini yerine getirmemekle suçluyor. Avustralya Yeşiller Partisi, “Bu sübvansiyonlar, fosil yakıt şirketlerine verilen bir hediyedir. İklim krizini derinleştiriyor ve vergi mükelleflerinin parasını çalıyor” açıklamasını yaptı. The Australia Institute adlı düşünce kuruluşunun raporu, sübvansiyonların kaldırılması halinde bütçede önemli bir kaynak yaratılacağını ve bu kaynağın yenilenebilir enerji yatırımlarına aktarılabileceğini gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Avustralya'nın iklim liderliği sorgulanıyor
Avustralya, kişi başına düşen emisyonlarda dünyanın en yüksek ülkelerinden biri. Ülke, kömür ihracatında dünya lideri konumunda. Albanese hükümetinin yeni kömür madenlerine onay vermesi, uluslararası toplumda Avustralya'nın iklim değişikliğiyle mücadeledeki kararlılığına ilişkin şüpheleri artırıyor. Özellikle, COP28'de fosil yakıtlardan uzaklaşma konusunda verilen taahhütlerin ardından bu karar, büyük tartışma yarattı.
Pasifik ada ülkeleri, deniz seviyesinin yükselmesi nedeniyle Avustralya'nın fosil yakıt politikalarını sert bir şekilde eleştiriyor. Çin ve Hindistan gibi büyük kömür tüketicileri ise Avustralya'nın kararlarını yakından takip ediyor. Uzmanlar, Avustralya'nın kömür üretimindeki bu ısrarının, küresel iklim hedeflerine ulaşılmasını zorlaştırdığı görüşünde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avustralya'daki bu gelişme, Türkiye için dolaylı ancak önemli bir anlam taşıyor. Türkiye, enerji ihtiyacının büyük kısmını ithal kömür ve doğalgazla karşılıyor. Avustralya'nın kömür üretimini artırması, küresel kömür fiyatlarını etkileyebilir. Ayrıca, Avustralya'nın iklim politikalarındaki bu tutarsızlık, gelişmekte olan ülkelerin fosil yakıt sübvansiyonlarını gerekçelendirmesine yol açabilir. Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırması, bu tür küresel dalgalanmalara karşı daha dirençli olmasını sağlayabilir. İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında Türkiye’nin de fosil yakıt sübvansiyonlarını gözden geçirmesi beklenebilir.