Kolombiya, 16 Haziran'da yapılacak başkanlık seçimlerine giderken, adayların birbirine taban tabana zıt ekonomik vizyonları olsa da, her iki adayı da zorlu bir mali gerçeklik bekliyor. Ekonomistler, politika yapıcılar ve yatırımcılar, ülkenin artan mali sorunları ve bölünmüş bir Kongre nedeniyle, kim seçilirse seçilsin kapsamlı bir ekonomik program uygulama alanının çok sınırlı olacağını belirtiyor. Seçim, Latin Amerika'nın dördüncü büyük ekonomisinin geleceği açısından kritik bir dönemeç olarak görülüyor.
Seçimin arka planı ve adayların vaatleri
Kolombiya'da pazar günü yapılacak ikinci tur seçimlerinde, popülist sol kanat aday Gustavo Petro ile iş dünyası yanlısı muhafazakar aday Rodolfo Hernández yarışıyor. Petro, sosyal harcamaları artırma ve vergi reformu vaat ederken, Hernández, yolsuzlukla mücadele ve bürokrasiyi azaltma sözü veriyor. Ancak her iki adayın da vaatlerini hayata geçirebilmesi için öncelikle ülkenin kötüleşen mali durumuyla yüzleşmesi gerekiyor.
Kolombiya'nın kamu borcu, pandemi sonrası hızlı artışla GSYİH'nın yüzde 65'ine ulaştı. Ayrıca, 2022'de yüzde 8'i aşması beklenen enflasyon, Merkez Bankası'nın faiz artırımlarına rağmen kontrol altına alınamadı. Ekonomistler, yeni hükümetin bütçe açığını kapatmak için ya vergileri artırması ya da harcamaları kısması gerektiğini, bunun da seçim vaatleriyle çeliştiğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Kolombiya'daki bu belirsizlik, sadece ülkeyi değil, tüm Latin Amerika'yı etkiliyor. Bölge, artan emtia fiyatları ve Çin'in yavaşlayan talebi nedeniyle ekonomik zorluklar yaşıyor. Kolombiya'nın petrol ve kahve ihracatı, küresel piyasalardaki dalgalanmalara karşı hassas. Ayrıca, ülkenin ABD ile olan güçlü ticari ve güvenlik ilişkileri, seçim sonucuna bağlı olarak yeniden şekillenebilir. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası, Kolombiya'nın mali disiplinini korumasını ve yapısal reformları hızlandırmasını tavsiye ediyor. Seçim, bölgedeki diğer ülkeler için de bir referans niteliği taşıyor; zira sol ve sağ popülizm arasındaki rekabet, kıta genelinde yankı buluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya seçimleri, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da, bölgesel istikrar ve küresel piyasalar açısından önem taşıyor. Kolombiya, Türkiye'nin Latin Amerika'daki önemli ticaret ortaklarından biri; ikili ticaret hacmi 2 milyar dolar seviyesinde. Seçim sonucunda olası bir ekonomik istikrarsızlık, bu ticareti olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Kolombiya'daki siyasi ve ekonomik gelişmeler, Güney Amerika'da yükselen sol dalganın bir parçası olarak değerlendirilebilir. Türkiye, bölgedeki nüfuzunu artırmak için istikrarlı ülkelerle ilişkilerini geliştirmeye çalışırken, Kolombiya'daki olası değişimler, Ankara'nın Latin Amerika politikasında yeniden değerlendirmeyi gerektirebilir. Küresel bağlamda, emtia fiyatları ve gelişmekte olan piyasalardaki risk iştahı, Türkiye gibi kırılgan ekonomileri de etkileyebilir.