Kolombiya, son yerel ve bölgesel seçimlerde beklenmedik bir sağa kayış yaşadı. Latin Amerika muhabiri Claire McQue'nin Bogotá'dan aktardığına göre, seçmenler geleneksel siyasi partilere ve solcu hükümetin vaatlerine sırt çevirerek, sert mizaçlı, kurumlara meydan okuyan siyasi yabancılara yöneldi. Bu eğilimin ardında, ülkedeki güvenlik krizi, ekonomik belirsizlik ve siyasi hayal kırıklığı yatıyor.
Değişim rüzgarı: Neden şimdi?
Colombia'da 2022'de seçilen solcu Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, tarihi bir değişimin mimarı olarak görülmüştü. Ancak yoksulluğun ve eşitsizliğin giderek arttığı bir dönemde, petrol fiyatlarındaki dalgalanma ve enflasyon, halkın alım gücünü ciddi şekilde etkiledi. Öte yandan, kırsal bölgelerde devam eden silahlı çatışmalar ve uyuşturucu kartellerinin şiddeti, güvenlik endişelerini artırdı. Bu koşullar altında, “düzen ve güvenlik” vaat eden, geleneksel kodlardan sıyrılmış adaylar öne çıktı.
McQue'nin haberinde vurguladığı gibi, Bogotá belediye başkanlığı seçimlerinde bağımsız aday Carlos Fernando Galán'ın zaferi, bu eğilimin somut örneği. Galán, yolsuzlukla mücadele ve kentsel dönüşüm söylemleriyle merkez sağ seçmeni birleştirmeyi başardı. Aynı şekilde, Antioquia ve Valle del Cauca gibi stratejik bölgelerde de sağ partilerin adayları öne çıktı.
Bölgesel bağlam: Latin Amerika’da sağ yükseliyor mu?
Kolombiya’daki bu sağa kayış, bölgesel bir trendin parçası mı? Brezilya’da Bolsonaro destekçilerinin halen güçlü olması, Arjantin'de Javier Milei'nin yükselişi ve El Salvador'da Nayib Bukele'nin “güvenlik sertliği” yaklaşımının popülerliği, Latin Amerika’da merkez solun dalgalı bir seyir izlediğini gösteriyor. Ancak her ülkenin dinamikleri farklı. Kolombiya’da özellikle barış sürecinin getirdiği hayal kırıklığı, seçmeni daha radikal çözümlere iterken; uyuşturucu kaçakçılığı ve organize suçla mücadelede ordunun yetkilerinin artırılması talebi de bu eğilimi besliyor.
Uzmanlar, Kolombiya’daki sağın, klasik muhafazakar partilerden ziyade popülist ve otoriter eğilimli figürler etrafında şekillendiğine dikkat çekiyor. Bu, Bukele’nin modeline benzer bir “güçlü lider” talebinin göstergesi. Ancak böyle bir dönüşümün, ülkenin zayıf kurumları ve kırılgan demokrasisi üzerinde yaratacağı baskı, endişe kaynağı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya’daki siyasi dönüşüm, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da, Latin Amerika’da artan popülist ve otoriter eğilimlerin küresel demokrasi tartışmalarına etkisi önemli. Türkiye’nin, Venezuela ve Küba ile yakın ilişkileri göz önüne alındığında, bölgede dengeler değişebilir. Özellikle ekonomik işbirlikleri ve enerji alanında yeni açılımlar gündeme gelebilir. Ayrıca, Türk yapımı askeri araçların Kolombiya gibi ülkelerde tercih edilmesi, savunma sanayi ihracatı için fırsat sunabilir. Ancak siyasi istikrarsızlık, yatırım ortamını olumsuz etkileyebilir.