Kolombiya Devlet Başkanı Abelardo de la Espriella, 2021 yılında Haiti Devlet Başkanı Jovenel Moïse'nin öldürülmesiyle ilgili olarak gözaltına alınan ve ABD'ye iade edilen Kolombiyalı asker emeklilerine hukuki yardım sağlama sözü verdi. De la Espriella, yaptığı açıklamada, söz konusu askerlerin adil yargılanma hakkının savunulacağını ve Kolombiya devletinin onların yanında olacağını belirtti. Bu açıklama, olayın üzerinden iki yıldan fazla süre geçmesine rağmen dosyanın hâlâ uluslararası kamuoyunda tartışılmaya devam ettiğini gösteriyor.
Olayın Arka Planı
Haiti Devlet Başkanı Jovenel Moïse, 7 Temmuz 2021 gecesi başkent Port-au-Prince'teki özel konutuna düzenlenen silahlı baskında hayatını kaybetmişti. Saldırıda eşi Martine Moïse de yaralanmıştı. Olayın ardından Haiti polisi ve uluslararası güçler geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında, çoğu Kolombiya ordusundan emekli askerlerden oluşan bir grup tutuklandı. Bu kişilerin, suikastı gerçekleştiren tetikçiler olduğu iddia edildi. Ancak süreç içinde birçok şüpheli delil ve tanık ifadesi çelişkili bilgiler içerdiği için dosya karmaşık bir hal aldı.
ABD Adalet Bakanlığı, 2023 yılı başlarında bazı Kolombiyalı emekli askerlerin ABD'ye iade edilmesini talep etti. Bunun üzerine bir grup asker, yargılanmak üzere ABD'ye gönderildi. Kolombiya kamuoyunda bu iadeler, egemenlik ihlali ve askerlerin günah keçisi ilan edilmesi olarak yorumlandı. De la Espriella, seçim kampanyası sırasında da bu konuyu gündeme getirmiş ve askerlerin haklarını savunacağını taahhüt etmişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Haiti'deki siyasi istikrarsızlık, suikastın ardından daha da derinleşti. Ülkede artan çete şiddeti, ekonomik çöküş ve insani kriz, bölgesel güvenliği tehdit ediyor. Kolombiya'nın bu dosyaya müdahil olması, Latin Amerika'da ABD'nin yargı yetkisini sorgulatan bir başka örnek olarak öne çıkıyor. Öte yandan, Kolombiya ile ABD arasındaki ilişkiler, uyuşturucuyla mücadele ve güvenlik iş birliği açısından kritik önemde. De la Espriella'nın hamlesi, iç kamuoyuna dönük bir mesaj olarak da okunabilir: askerlerin savunulması, milliyetçi kesimlerde yankı buluyor.
Uluslararası hukuk açısından ise, devlet başkanlarının yabancı ülkelerde yargılanan vatandaşlarına destek vermesi alışılmadık bir durum değil. Ancak bu desteğin somut adımlara dönüşüp dönüşmeyeceği belirsiz. ABD mahkemelerinde süren davalar, Kolombiyalı askerlerin suçlu bulunması halinde uzun hapis cezalarıyla sonuçlanabilir. De la Espriella'nın hukuki yardım girişimi, bu davaların seyrini doğrudan etkilemeyebilir; zira yargı süreci ABD'nin yetkisinde.
Haiti hükümeti ise suikastın faillerinin cezalandırılması konusunda kararlı olduğunu yineliyor. Ancak ülkedeki yargı sisteminin çöküşü ve güvenlik sorunları nedeniyle yerel davalar ilerleyemiyor. Bu nedenle dosya büyük ölçüde ABD'de görülüyor. Kolombiya'nın devreye girmesi, belki de Haiti'nin iç işlerine müdahale tartışmalarını yeniden alevlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, Latin Amerika'daki siyasi kutuplaşma ve ABD'nin bölgedeki yargısal müdahaleleri, küresel güç dengeleri açısından dersler içeriyor. Türkiye, benzer şekilde kendi vatandaşlarının yurt dışında yargılanması durumunda egemenlik vurgusu yapıyor. Kolombiya örneği, uluslararası hukukta devletlerin vatandaşlarını koruma refleksinin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Ayrıca Haiti'deki istikrarsızlık, Karayipler'de göç dalgalarını tetikleyerek dolaylı yollardan Avrupa ve Türkiye'yi de etkileyebilir. Türkiye'nin bölgesel istikrar çağrıları, bu tür krizlerde daha fazla yankı bulabilir.