Kolombiya'nın Lahey Grubu'ndan çekilme kararı, İsrail'e karşı uluslararası hukuk zemininde yürütülen koordinasyon çabalarına ağır bir darbe vurdu. Grup, 2023 yılında Güney Afrika, Bangladeş, Bolivya, Kolombiya, Honduras, Malezya ve Namibya gibi ülkeler tarafından, İsrail'in Gazze'deki eylemlerine karşı ortak hukuki adımlar atmak amacıyla kurulmuştu. Kolombiya'nın ayrılığı, grubun etkinliğini ve meşruiyetini sorgulatırken, Filistin yanlısı ülkelerin İsrail'e karşı uluslararası alanda yürüttüğü hukuk mücadelesinde önemli bir boşluk yaratabilir.
Lahey Grubu nedir ve neden kuruldu?
Lahey Grubu, adını Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) bulunduğu Lahey'den alıyor. Grup, İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki eylemlerini uluslararası hukuk çerçevesinde sorgulamak ve bu konuda ortak bir strateji geliştirmek üzere bir araya gelen ülkelerden oluşuyordu. Amacı, UAD'de görülen davalara müdahil olmak, ortak bildiriler yayınlamak ve İsrail'e yönelik yaptırım çağrılarını koordine etmekti. Güney Afrika'nın 2023 sonunda UAD'de İsrail'e karşı açtığı soykırım davası, grubun en somut girişimi olarak öne çıkmıştı. Grup üyeleri, bu davaya müdahil olarak veya beyanlarla destek vererek İsrail üzerinde hukuki baskı oluşturmayı hedefliyordu.
Kolombiya, grubun kurucu üyelerinden biriydi ve özellikle sol görüşlü Devlet Başkanı Gustavo Petro döneminde İsrail karşıtı söylemleriyle dikkat çekiyordu. Petro, Gazze'deki saldırıları soykırım olarak nitelendirmiş ve İsrail ile diplomatik ilişkileri askıya almıştı. Ancak Kolombiya'nın son kararı, bu politik çizgide bir değişim sinyali olarak yorumlanıyor. Kolombiya hükümetinden yapılan açıklamada, çekilme gerekçesi olarak grubun "etkisizliği" ve "tek taraflı yaklaşımı" gösterildi. Bu açıklama, grubun içindeki görüş ayrılıklarını ve stratejik farklılıkları da gözler önüne seriyor.
Grubun geleceği ve bölgesel etkileri
Kolombiya'nın çekilmesiyle Lahey Grubu'nda şu an itibarıyla Güney Afrika, Bangladeş, Bolivya, Honduras, Malezya ve Namibya gibi ülkeler kaldı. Ancak bu ülkelerin çoğu, ekonomik ve siyasi ağırlık açısından sınırlı kapasiteye sahip. Grubun en güçlü aktörü olarak görülen Güney Afrika ise, kendi iç sorunları ve ekonomik zorluklarla boğuşuyor. Dolayısıyla Kolombiya'nın ayrılığı, grubun zaten kırılgan olan yapısını daha da zayıflatabilir.
Öte yandan, uluslararası arenada İsrail'e karşı hukuki mücadele sadece Lahey Grubu ile sınırlı değil. Birçok ülke, UAD'deki davalara bireysel müdahil olma yolunu seçiyor. Örneğin, Türkiye, Mısır, Şili, Meksika gibi ülkeler Güney Afrika'nın davasına müdahil olma başvurusunda bulundu. Lahey Grubu, bu tür girişimleri koordine etme iddiasındaydı; ancak Kolombiya'nın çekilmesi, grubun bu işlevini yerine getiremediğini gösteriyor. Ayrıca, grubun İsrail'e yönelik yaptırım çağrıları da somut bir sonuç üretmiş değil. İsrail, ABD'nin desteğiyle uluslararası baskılara direnmeye devam ediyor.
Kolombiya'nın kararı, Latin Amerika'da İsrail karşıtı cephenin zayıfladığına işaret ediyor. Bolivya ve Honduras gibi ülkeler hâlâ grupta yer alsa da, bölgesel liderlik açısından Kolombiya'nın ağırlığı yadsınamazdı. Petro yönetiminin bu adımı, iç politikada da tartışma yaratabilir. Muhalefet, hükümetin Filistin davasına olan bağlılığını sorgulayabilir. Ancak hükümet, çekilme kararının Filistin davasına zarar vermeyeceğini, aksine daha etkili bir mücadele için yeni yollar aradıklarını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya'nın Lahey Grubu'ndan çekilmesi, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek açısından doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, uluslararası hukuk zeminindeki çok taraflı girişimlerin zayıflaması Ankara'nın diplomatik çabalarını olumsuz etkileyebilir. Türkiye, İsrail'e karşı hukuki mücadelede aktif rol alıyor ve UAD'deki davaya müdahil olmuş durumda. Lahey Grubu'nun etkisizleşmesi, Türkiye'nin öncülüğünde yeni bir koordinasyon mekanizması ihtiyacını doğurabilir. Ayrıca, Kolombiya gibi önemli bir Latin Amerika ülkesinin geri çekilmesi, İslam İşbirliği Teşkilatı ve diğer platformlarda yürütülen lobi faaliyetlerinde motivasyon kaybına yol açabilir. Türkiye'nin, benzer girişimlerin sürdürülebilirliği için daha kapsayıcı ve esnek bir yapı oluşturması gerekebilir.