Birleşmiş Milletler Mülteci Ajansı (UNHCR), Malezya'nın Myanmar'a sığınmacıları geri gönderme planına ilişkin ciddi endişelerini dile getirdi. Kuala Lumpur yönetimi, Myanmar ile yürüttüğü "gönüllü geri dönüş programı" kapsamında 3.500 kişiyi daha sınır dışı etmeyi planladığını doğruladı. UNHCR, bu kişilerin Myanmar'da güvenlik riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.
Gelişmenin Arka Planı
Malezya, Myanmar'dan gelen sığınmacılar için uzun yıllardır önemli bir geçiş ve hedef ülke konumunda. Ülkede kayıtlı yaklaşık 100 binin üzerinde Myanmar vatandaşı mülteci ve sığınmacı bulunuyor; bunların büyük çoğunluğu Rohingya Müslümanları ile etnik Çinli ve diğer azınlık gruplarından oluşuyor. 2021'deki askeri darbenin ardından Myanmar'dan kaçışlar artmış, ancak Malezya tarafından imzalanan 1951 Mülteci Sözleşmesi'ne taraf olmadığı için mültecilere yasal statü tanınmıyor.
Malezya hükümeti, son yıllarda Myanmar ile yürüttüğü "gönüllü geri dönüş programı" çerçevesinde sığınmacıları geri göndermeye başladı. Bu program kapsamında şu ana kadar binlerce kişinin Myanmar'a iade edildiği belirtiliyor. Son açıklama, Kuala Lumpur'un 3.500 kişiyi daha sınır dışı etme planını doğrulamasıyla geldi. UNHCR, geri dönüşlerin gönüllülük ilkesine uygun olmadığını ve Myanmar'da istikrarsız koşulların devam ettiğini vurguluyor.
Myanmar'da ordu ile silahlı direniş grupları arasındaki çatışmalar sürüyor; ülke genelinde güvenlik durumu son derece kırılgan. UNHCR, geri gönderilen kişilerin keyfi gözaltı, işkence ve zorla çalıştırma gibi ciddi insan hakları ihlallerine maruz kalabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle Rohingya azınlığı, Myanmar'da vatandaşlık haklarından yoksun ve sistematik ayrımcılığa maruz kalıyor. 2017'deki askeri operasyonlar sırasında yüz binlerce Rohingya Bangladeş'e kaçmış, Malezya'ya da büyük bir Rohingya nüfusu yerleşmişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Malezya'nın sınır dışı etme kararı, Güneydoğu Asya'da mülteci korumasına yönelik endişeleri artırıyor. ASEAN üyesi ülkeler, genellikle mülteci akınlarını geçici olarak tolere etse de yasal koruma sağlamaktan kaçınıyor. Malezya, Tayland ve Endonezya gibi ülkeler, Myanmar'dan gelenlere "yasadışı göçmen" muamelesi yapıyor. Bu durum, bölgede kırılgan grupların güvenliğini tehdit ediyor.
Uluslararası insan hakları örgütleri, Malezya'yı geri göndermeleri durdurmaya çağırıyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve Uluslararası Af Örgütü, Myanmar'da koşulların güvenli dönüş için uygun olmadığını belirtiyor. UNHCR, Malezya hükümetiyle görüşmelerini sürdürdüğünü ve sığınmacıların korunması için alternatif yollar aradığını açıkladı. Ancak Malezya, egemenlik ve ulusal güvenlik gerekçesiyle geri gönderme politikasında ısrarcı.
Küresel düzeyde bu olay, mülteci koruması rejiminin zayıflığını gözler önüne seriyor. 1951 Sözleşmesi'ne taraf olmayan ülkeler, mültecilere yasal statü verme yükümlülüğü altında değil; bu da keyfi geri göndermelerin önünü açıyor. Myanmar'ın iç savaşı nedeniyle yerinden edilen milyonlarca insan için komşu ülkelerdeki muamele hayati önem taşıyor. Uluslararası toplum, ASEAN'a ve bölge ülkelerine daha fazla sorumluluk alma çağrısı yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olarak, mülteci koruması ve geri gönderme konularında küresel tartışmaların merkezinde yer alıyor. Malezya'nın Myanmar'a sığınmacıları geri gönderme kararı, Türkiye'nin Suriyeli mültecilerin gönüllü geri dönüşü konusundaki hassasiyetini ve uluslararası hukuka uygunluk çağrılarını hatırlatıyor. Türkiye, Suriye'de güvenli bölgeler oluşturarak geri dönüşleri teşvik ederken, uluslararası kuruluşlarla işbirliği yapıyor. Bu olay, Türkiye'nin mülteci politikasında insan hakları ve güvenlik dengesini nasıl kurduğuna dair küresel bir örnek teşkil ediyor. Ayrıca, ASEAN ülkeleriyle ilişkilerinde insani diplomasi alanında işbirliği fırsatları doğabilir.