Kolombiya'da 2026 seçimlerini kazanan aşırı sağcı aday Hernando De la Espriella, seçim kampanyasının ardından yaptığı ilk açıklamada, ülkesinin İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkilerini yeniden canlandıracağını duyurdu. Görevdeki sol eğilimli Cumhurbaşkanı Gustavo Petro döneminde ciddi şekilde gerilen ikili ilişkiler, De la Espriella'nın vaatleriyle birlikte yeni bir sayfaya açılıyor. Yeni lider, özellikle İsrail ile ticari ve diplomatik bağların güçlendirilmesi gerektiğini vurgularken, ABD ile olan stratejik ortaklığın da eski canlılığına kavuşturulacağını ifade etti.
Gelişmenin Arka Planı: Petro Döneminin Bıraktığı Miras
Gustavo Petro'nun 2022 yılında cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte Kolombiya, geleneksel Batı yanlısı dış politikasından belirgin bir şekilde uzaklaşmıştı. Petro, İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri operasyonlarını sert bir dille eleştirmiş, hatta İsrail'in Kolombiya büyükelçisini sınır dışı ederek diplomatik krizi tırmandırmıştı. Bunun yanı sıra, NATO'ya üyelik sürecini durdurma sinyalleri vermiş ve Çin ile daha yakın ticari bağlar kurma arayışına girmişti. De la Espriella ise bu politikaların tam tersini savunarak, "Kolombiya'nın doğal müttefikleri Batı'dır" söylemiyle seçim kampanyasını yürüttü. Yeni yönetimin ilk icraatları arasında, İsrail'le tüm büyükelçilik ve konsolosluk seviyesindeki diplomatik temasların yeniden başlatılması ve ABD ile serbest ticaret anlaşmasının genişletilmesi için müzakerelere başlanması yer alıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Latin Amerika'da Denge Arayışı
De la Espriella'nın zaferi, Latin Amerika'da son yıllarda yükselen sol dalgaya karşı bir geri dönüş olarak yorumlanıyor. Brezilya, Arjantin ve Meksika gibi bölgenin büyük ekonomilerinde sol eğilimli liderler görev yaparken, Kolombiya'nın aşırı sağa kayması bölgesel güç dengelerini değiştirebilir. Özellikle İsrail ve ABD ile yakınlaşma, Venezuela ve Küba gibi ABD karşıtı ülkelerle ilişkilerin daha da gerginleşmesine yol açabilir. Öte yandan, İsrail hükümeti De la Espriella'nın zaferini memnuniyetle karşılarken, ABD'den de Kolombiya'ya yönelik yeni yatırım ve yardım paketleri sinyali geldi. Analistler, bu dönüşümün Kolombiya'nın küresel tedarik zincirindeki rolünü ve enerji politikalarını nasıl etkileyeceğini yakından takip ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya'nın İsrail ve ABD ile yeniden yakınlaşması, Türkiye'nin Latin Amerika'da son yıllarda inşa ettiği ticari ve diplomatik köprüleri doğrudan etkilemese de bölgesel denklemde önemli bir değişime işaret ediyor. Ankara, Petro döneminde Kolombiya ile savunma sanayii ve tarım alanlarında yeni işbirlikleri geliştirmişti. De la Espriella yönetiminin, Batı yanlısı duruşu nedeniyle Türkiye ile ilişkileri ikinci plana atması olasılığı bulunuyor. Bununla birlikte, Türkiye'nin NATO üyesi olarak ABD ile olan ittifakı, Kolombiya ile ortak zemin bulmasını kolaylaştırabilir. Ancak genel olarak, Kolombiya'nın dış politikasındaki bu keskin dönüş, Türkiye'nin Latin Amerika stratejisinde yeniden değerlendirme yapmasını gerektirebilir.