İngiltere'de kiralık evlerde esrar yetiştiriciliği endişe verici boyutlara ulaştı. Polis kayıtlarına göre, bazı emlakçılar ve ev sahipleri, kira bedelini nakit olarak ödeyen ve referans sorgulamasına izin vermeyen kiracıları tercih ederek uyuşturucu suçlarına dolaylı yoldan destek oluyor. Bu durumun en çarpıcı örneklerinden biri, babaları hastanede tedavi görürken evleri esrar çiftliğine dönüştürülen bir ailenin yaşadığı trajedi oldu.
Gelişmenin arka planı
İngiltere'de son yıllarda kiralık konutlarda esrar yetiştiriciliği patladı. Polis yetkilileri, emlakçı ve ev sahiplerinin, yüksek kira getirisi vaadiyle suç örgütlerine göz yumduğunu belirtiyor. Kira bedelini nakit ödeyen ve kimlik bildirmeyen kiracılar, ev sahipleri için cazip hale geliyor. Bir polis sözcüsü, ''Emlakçılar ve ev sahipleri, kısa vadeli kazanç için uzun vadeli riskleri görmezden geliyor. Bu evlerde yaşanan elektrik kaçakları ve yangın tehlikeleri tüm mahalle için tehdit oluşturuyor. Suç örgütleri, kira kontratlarını araç olarak kullanarak yasal görünüm altında faaliyet gösteriyor. Emlak sektörü, farkında olmadan uyuşturucu ticaretinin lojistik ayağını oluşturuyor'' dedi.
Mağdur aile, evlerinin başlarına gelen felaketi şöyle anlattı: ''Babam hastanede yoğun bakımdaydı. Biz de sürekli hastanede olduğumuz için eve pek uğrayamıyorduk. Bir gün komşular tuhaf bir koku olduğunu söyledi. Polisi aradık. Eve girdiklerinde tüm odaların esrar yetiştirme istasyonuna dönüştürüldüğünü gördük. Duvarlar delinmiş, elektrik tesisatı tamamen değiştirilmişti. Polis, suç örgütünün biz hastanedeyken evi boş bulup içeri girdiğini söyledi. Evimiz artık oturulamaz halde. Sigorta da ödeme yapmayacağını söylüyor. Babam hastaneden çıktığında evsiz kaldık.''
Bölgesel veya küresel boyut
Benzer vakalar yalnızca İngiltere ile sınırlı değil. Avrupa genelinde kiralık konutların uyuşturucu üretiminde kullanılması giderek yaygınlaşıyor. Hollanda'da yasal esrar satışına rağmen yasadışı yetiştiricilik devam ederken, Almanya'da da benzer olaylar artıyor. Polis teşkilatları, uyuşturucu çetelerinin kiralık evleri kullanma modelini küresel bir trend olarak değerlendiriyor. Emlak sektörünün bu suçlara karşı daha sıkı denetlenmesi gerektiği vurgulanıyor. Avrupa Birliği, üye ülkelerde kira sözleşmelerinde kimlik doğrulama ve referans sisteminin zorunlu hale getirilmesi için yeni düzenlemeler üzerinde çalışıyor.
Uzmanlar, bu tür olayların önlenmesi için ev sahiplerine ve emlakçılara düzenli elektrik tüketimi kontrolleri yapma zorunluluğu getirilmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, kira ödemelerinin banka havalesiyle yapılmasının zorunlu kılınması ve nakit ödemelerin sınırlandırılması da çözüm önerileri arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer bir risk bulunuyor. Özellikle büyükşehirlerde yüksek kira fiyatları ve konut sıkıntısı, suç örgütlerinin kiralık evleri esrar yetiştiriciliği için kullanmasına zemin hazırlayabilir. Türkiye'deki emlak sektörü ve kolluk kuvvetleri, İngiltere'deki bu örnekten ders çıkararak kira sözleşmelerinde daha sıkı denetim mekanizmaları kurmalı. Ayrıca, elektrik tüketimi anormalliklerinin takibi ve nakit kira ödemelerinin kayıt altına alınması gibi önlemler, olası uyuşturucu çiftliklerinin tespitini kolaylaştırabilir. Küresel bir trend haline gelen bu suç modeli, Türkiye'de de henüz yaygınlaşmadan gerekli tedbirlerin alınmasını zorunlu kılıyor.