İngiltere’de Ulusal Sağlık Sistemi’nin (NHS) doğum bakımı hizmetlerinin yetersizliği, sağlık çalışanları tarafından kaleme alınan bir uyarı mektubuyla bir kez daha gündeme taşındı. BBC sağlık muhabiri Michael Buchanan’ın kaleme aldığı habere göre, hastanelerde görevli doktorlar, ebeler ve diğer sağlık personeli, mevcut koşulların köklü bir reform yapılmadığı takdirde ailelerin mağduriyetinin süreceği uyarısında bulundu. Mektupta, artan iş yükü, yetersiz personel sayısı ve bütçe kısıtlamalarının anne ile bebek ölümlerini artırdığına dikkat çekiliyor.
Sağlık çalışanlarının endişeleri ve sistemin çıkmazı
NHS bünyesinde faaliyet gösteren doğum ünitelerinde çalışan yüzlerce sağlık çalışanı, imzaladıkları ortak bir mektupla yetkililere seslendi. Mektupta, ünite başına düşen ebe sayısının güvenli bir doğum için gereken minimum seviyenin altında olduğu, bu durumun özellikle riskli gebeliklerde ciddi sonuçlara yol açabileceği belirtildi. 2022-2023 yılları arasında İngiltere’de doğum sırasında anne ölümlerinin yüzde 20 arttığını hatırlatan sağlıkçılar, reform vaatlerine rağmen sahada hiçbir iyileşme olmadığını vurguladı. Buchanan’ın haberinde ayrıca, pandeminin ardından biriken randevu talepleri ve personel tükenmişliğinin hizmet kalitesini daha da düşürdüğüne işaret edildi. Uzmanlar, sistemin ancak acil durumlara cevap verebildiğini, önleyici ve takip edici bakımın ise ihmal edildiğini söylüyor. Mektupta, her yıl binlerce ailenin yaşadığı doğum travmalarının büyük ölçüde önlenebilir olduğu ancak yapısal değişiklikler yapılmadıkça ölümlerin ve sakatlıkların kaçınılmaz olduğu ifade ediliyor.
Küresel boyutta doğum bakımı krizi
İngiltere’deki bu mektup, aslında gelişmiş ülkelerde doğum bakımı hizmetlerinin yaşadığı derin krizin bir yansıması olarak görülüyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, yüksek gelirli ülkelerde bile her gün yaklaşık 800 kadın gebelik ve doğumla ilgili komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybediyor. Bunun önemli bir kısmı, sağlık sistemlerindeki personel kıtlığı ve yetersiz yatırım ile doğrudan bağlantılı. İngiltere NHS’nin durumu, diğer Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri’nde de benzer endişelerin yaşandığı bir tabloyu gözler önüne seriyor. İtalya, Fransa ve İspanya gibi ülkelerde de ebe ve kadın doğum uzmanı sayısındaki azalma, kırsal bölgelerde doğum hizmetlerine erişimi neredeyse imkânsız hale getiriyor. ABD’de ise maternal mortalite oranı, diğer gelişmiş ülkelere kıyasla iki kat daha yüksek seyrediyor. Uzmanlar, bu krizin çözülmemesi durumunda küresel ölçekte doğum güvenliğinin tehlikeye gireceği uyarısında bulunuyor. İngiltere’de atılacak adımlar, diğer ülkeler için de model teşkil edebilir; ancak mevcut uyarı mektubu, mevcut politikalara duyulan güvensizliğin boyutunu göstermesi açısından dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, doğum bakımı hizmetlerinde son yıllarda önemli altyapı yatırımları yapmış olsa da, kadın doğum uzmanı ve ebe sayısındaki bölgesel eşitsizlikler ile özel hastanelerdeki maliyet artışları benzer sorunlara işaret ediyor. İngiltere’de sağlık çalışanlarının dile getirdiği personel yetersizliği ve tükenmişlik sendromu, Türkiye’de de özellikle kamu hastanelerinde sıkça karşılaşılan şikâyetler arasında. DSÖ verilerine göre Türkiye’de anne ölüm hızı, 2000’li yıllardan bu yana düşüş gösterse de 2022’de yüzbinde 14,6 ile OECD ortalamasının üzerinde bulunuyor. Bu durum, doğum bakımında kalite standartlarının artırılması ve mevcut insan kaynağının daha verimli kullanılması gerektiğini ortaya koyuyor. İngiltere’deki bu uyarı, Türkiye’de de politikaların gözden geçirilmesi için önemli bir hatırlatıcı niteliği taşıyor.