Geçtiğimiz Mayıs ayında Hindistan ve Pakistan arasında yaşanan kısa süreli ama şiddetli çatışmaların ardından iki nükleer güç ateşkes konusunda anlaşmıştı. Ancak bu anlaşma, dünyanın en yüksek savaş alanı olarak bilinen Siachen Buzulu'ndaki ölümleri sona erdirmedi. Bölge, Hindistan ve Pakistan'ın 1984'ten bu yana askeri varlık gösterdiği, deniz seviyesinden yaklaşık 6.000 metre yükseklikte, sıcaklığın -60°C'ye düştüğü bir savaş alanı. Çatışmalardan çok, aşırı soğuk, çığ ve yüksek irtifa hastalıkları nedeniyle her iki taraf da yüzlerce askerini kaybetti. Ateşkese rağmen, buzulda konuşlanan askerler arasında her yıl ortalama 30-40 ölüm yaşanıyor. Bu ölümlerin büyük kısmı çatışmadan değil, doğa koşullarından kaynaklanıyor.
Siachen: Dünyanın en pahalı ve anlamsız savaşı
Siachen Buzulu, Hindistan ve Pakistan arasındaki Keşmir ihtilafının kilit noktalarından biri. 1972 Simla Anlaşması'yla belirlenen ateşkes hattı, buzulun kontrolünü net olarak tanımlamadığı için 1984'te Hindistan'ın 'Meghdoot Operasyonu'yla bölgeye asker çıkarmasıyla çatışmalar başladı. O tarihten bu yana iki ülke de buzulun stratejik önemini vurgulayarak binlerce asker konuşlandırdı. Ancak uzmanlar, Siachen'deki askeri varlığın stratejik bir değer taşımadığını, sadece milli onur meselesi haline geldiğini belirtiyor. Buzulda bir askerin konuşlanma maliyeti günlük 200-300 doları buluyor; bu, dünyanın en pahalı askeri operasyonlarından biri. Pakistan, bu harcamaların bütçesine ciddi yük getirdiğini kabul ederken, Hindistan da bölgeden çekilmenin zayıflık göstergesi olacağı endişesiyle geri adım atmıyor.
İklim değişikliği ve bölgesel istikrarsızlık
Siachen Buzulu, aynı zamanda küresel iklim değişikliğinin en hassas göstergelerinden biri. Buzul, son 30 yılda önemli ölçüde eridi; bu da bölgedeki su kaynaklarını ve ekosistemi tehdit ediyor. Askeri faaliyetler, çevre kirliliğini artırarak buzulun erimesini hızlandırıyor. Öte yandan, Hindistan ve Pakistan arasındaki gerilimin yüksek olduğu dönemlerde Siachen'de de çatışma riski artıyor. Mayıs 2022'deki çatışmalar, ateşkes ihlallerinin yanı sıra iki tarafın da karşılıklı suçlamalarıyla sona ermişti. Bölgedeki istikrarsızlık, Keşmir sorununun çözümünü daha da karmaşık hale getiriyor. Son olarak, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi arasında doğrudan bir diyalog kurulamazken, Siachen meselesi de çözümsüz kalmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan-Pakistan arasındaki Siachen çatışması, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de bölgesel güvenlik açısından önem taşıyor. Keşmir sorunu, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) gibi platformlarda Türkiye'nin de gündeminde olan bir konu. Pakistan ile tarihsel ve kültürel bağları bulunan Türkiye, Keşmir'de taraflar arasında diyalog ve barış çağrısı yapıyor. Siachen'deki askeri harcamaların her iki ülke ekonomisine getirdiği yük, bölgedeki kaynakların kalkınma amaçlı kullanılmasının önünde engel oluşturuyor. Türkiye, bu tür çatışmaların sona erdirilmesi için uluslararası toplumda arabuluculuk rolü üstlenebilir. Ayrıca, iklim değişikliğinin buzullar üzerindeki etkisi, Türkiye'nin de su güvenliği politikalarında dikkate alması gereken bir boyut.